İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 15.12.2020 tarih ve 2149 sayılı yazısına konu FUL TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 10.12.2020 tarihinde saat 09:25’te yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 10.12.2020 tarihinde saat 09:25’te yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “...Yine inşallah metafiziksel sıkıntılarınızı konuşacağız, istişare edeceğiz. Şu ahir zan içerisinde manevi sıkıntılarımızdan, dünyevi sıkıntılarımızdan kurtulmak için bir arayış içerisindeyiz. Bu ahir zaman da zamanların en beteri. Ahir zaman sıkıntıların en büyük olduğu zaman. Bak sihrin, büyünün, musallatın, nazarın en fazla etki ettiği zaman. İnsanların dünyevi, sadece metafiziksel açıdan değil dünyevi manada da çok büyük imtihanlara düçar olduğu bir zaman ahir zaman. Sancılı bir dönem ama sancının sonrasında ne var, tabii doğum var...", program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “On altı sene evvel akrabalık olan bir kadın seninle alakalı kısmette bir bağlılık olması niyeti ile düğüm büyüsü yoluna müracaat etmiş. Yani düğüm sihri yaptırılmış. İsminde 'y' olan bir kadın seninle akrabalığı var bu kadının, on altı sene evvel böyle bir yola müracaat etmiş. Allah bu kadının yapmış olduğu şer gayretin tesirini üzerinden def eylesin. Bu düğümleri tez zamanda çözsün. Hayırlı bir yuva kurabilmeni nasip eylesin. kolay değil. Allah'ın Felak Suresinde ikaz buyurduğu düğüm atanların şerrinden bana sığının dediği en tehlikeli büyülerdendir. Kısmeti de bağlar, rızkı da bağlar, basireti de bağlar, nefsi de bağlar. Kişiyi kendine de bağlar. Yani her şeyi yaparlar bu düğüm büyüsüyle Allah korusun. Ama sen de haseten kısmet bağlılığı niyetiyle atılmış bir düğüm büyüsü tesiri var. On altı sene evvel akraba isminde 'y' olan bir kadın. Allah yardımcın olsun. Rabbim bu sihrin tesirini izale etsin diyelim.”, "İşlerim bozuk, iş hayatım nasıl düzelir?", "Üzerimde musallat var mı, nasıl anlarım?", "Kısmetim kapalı diyenler, kısmet bağlılığı nasıl anlaşılır?", "Ücretsiz Hat: 0212 981 15 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Kasım 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


