İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 04.01.2021 tarih ve 6 sayılı yazısına konu FUL TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 28.12.2020 tarihinde saat 10:08’de yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 28.12.2020 tarihinde saat 10:08’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “...Sohbet-i İhvan programında biliyorsunuz metafiziksel sıkıntılarımızı konuşuyoruz. Yani üzerimizde sihir var mı, musallat var mı, nazar var mı bunları konuşuyoruz. Bu problemler niye olsun benim üzerimde? Olabilir diyecek, şüphelenecek kardeşlerimiz var. Benim üzerimde sihir olabilir sorusu daima aklında olan kardeşlerimiz var, neden? Büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Dünyevi olarak sebebi tespit edilemeyen büyük sıkıntılar. Bir şeyin dünyevi sebebi varsa zaten bu sihir, musallat, nazar diye düşünmene gerek yok. Dünyevi bir sebep var o yüzden oluyor. Adam öldürdün hapse girdin. Ya bana sihir mi yaptılar? Niye hapse girdim, diyebilir misin? Mazlum olduğun halde hapse girersen korkarsın. Tamam, ne var üzerimde dersin. Parayı elinde tutmayı bilmiyorsun. Kumara girdin, oraya girdin, buraya girdin üç yüz dört yüz bin para batırdın. Acaba bende musallat mı var diyorsun. Niye musallat olsun ki yani sana birinin musallat olmasına gerek yok ki. Sen kendine yaptın zaten. Şimdi dünyevi böyle sebepler varsa acaba üzerimde bi şey mi var diye aramaya lüzum yoktur. Bazı kardeşlerimiz dünyevi sebeplerini bulamadıkları sıkıntılar içerisindeler. Yani bunu en mantıklı anlayabileceğimiz şekilde gerekirse mesela hastalıkları olan, ağrıları olan, sızıları olan, vücudunda hatta başkalarının dahi şahit olduğu marazlar, kızarıklıklar, yanmalar. Efendim böyle benek benek lekeler filan. Şimdi burada doktor doktor geziyor hiçbir şey bulamıyorlar mesela. Şimdi bu demesin mi acaba bende nazar mı var diye. Hiçbir şeyin yok diyor doktorlar, tertemizsin. Niye ben bu sıkıntıları yaşıyorum? Niye ben ağrılardan ölüyorum? Acaba sihir mi yaptılar diye niye demesin?...", program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Tülay oğlu Aziz ve Tülay kızı Büşra. Doğru mu? Allah onlara hayırlı bir kısmet nasip eylesin...Televizyondan takip edebilirsiniz ablacım biz bakıyoruz inşallah...Kıymetli ablam...Şunu söyleyeyim kalbin ferah olsun Azizi abimizde metafiziksel bir problem yok. Yani evlenememesi niyetiyle yapılmış olan bir sihirden, üzerinde var olan bir kısmet bağlılığından bahsedemeyiz. Kendisi kısmet manasında temiz. Peki niye evlenemedi 40 yaşına geldi. Takdiri ilahi dediğimiz bir şey var değil mi?...Burada bize düşen sabırdır...Bizim alanımızda metafiziksel bir membadan gelen bir şeyden dolayı evlenemiyor demek doğru olmaz...Büşra kardeşimize gelecek olursak. Büşra kardeşimiz için de yapılmış olan bir sihirden bahsedemeyiz. Kendisinin üzerinde yoğun bir nazar var. Ağır bir şekilde nazar var üzerinde. Bu nazar da onu etkiler. Bu nazardan dolayı da problemler yaşanır. Ama bu nazar, Allah korusun onun da evlenmemesine sebep olacak kadar ağır bir nazar da değil ama yani yine de var nazar tesiri. Azizi abi de Büşra abla da Taha Suresini bol bol okusalar iyi olur. Kalem suresi 51, 52.ayetleri Büşra abla günde 100 defa okusa yine çok iyi olur. Büyük bir metafiziksel problem, sihir gibi vesaire bir hal yok. Onu söyleyelim. Kalbiniz ferah olsun.", "Kısmet, Bereket ve Rızkınızda Azalma mı Var?, Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır? İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir? Üzerimde Musallat Var mı? Nasıl Anlarım ", "Ücretsiz Hat: 0212 981 15 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Kasım 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


