İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 04.01.2021 tarih ve 7 sayılı yazısına konu FUL TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 29.12.2020 tarihinde saat 09:02’de yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 29.12.2020 tarihinde saat 09:02’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “...Şimdi biraz sizi dinleyeceğiz. 0212 ile başlayan telefon numaramızı ekranda görüyorsunuz. Bu numaradan ücretsiz olarak bizlere ulaşabilirsiniz. Yani metafiziksel bir problem olabilir mi üzerimizde? Sihir olabilir mi? Musallat olabilir mi? Nazar Olabilir mi? Acaba birileri bir şeyler yapmış mıdır?...Acaba birileri sihir yapmış olabilir mi diye şüpheleniyoruz. Veya bir musallat mı var üzerimizde? Bir sufli varlık geldi bize mi dadandı? Veya nazar mı edildi? Bu manada aklımızdaki şüpheleri ortadan kaldırmak...Üzerimizde metafiziksel bir şey olabilir mi? Bu soruların cevabını beraberce arayacağız inşallah.", program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Fatma ablamızın üzerinde, evet yani psikolojik bir hal. Onun üzerinde bir sihirden falan değil yani. Nazardan, musallattan kaynaklı bir şey de değil. Şimdi hayatında sıkıntılar var. Yaşamış oldukları kolay şeyler değil. Yani bir belki musallat mı var diye siz biraz çekindiniz filan ama yok öyle bir şey yok yani. Üzerinde psikolojik bir hal. Sıkılmış, daralmış, bunalmış. Bir anne için kolay mı evladının hapiste olması. Onu kaldırabilmesi kolay mı bir ananın yani. Dolayısıyla buradan, onu kaldıramıyor. Psikolojisi de onu kaldıramıyor. Psikolojisi bozulmuş. Psikolojisi bozulduysa biz hep söylüyoruz...Bu ayetin enerjisi bizim manevi bedensel, ruhsal bütün marazlarımızı böyle döksün. Bütün sıkıntılarımızı üzerimizden def etsin...Çok zikir etmek lazım...Sarılmak lazım bu ayetlere, zikirlere. Kurtuluş istiyorsak yani. Yoksa berbat oluruz.”, "Kısmet, Bereket ve Rızkınızda Azalma mı Var?, Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır? İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir? Üzerimde Musallat Var mı? Nasıl Anlarım ", "Ücretsiz Hat: 0212 981 15 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Kasım 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


