İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 07.01.2021 tarih ve 44 sayılı yazısına konu FUL TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 06.01.2021 tarihinde saat 07:21’de yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 06.01.2021 tarihinde saat 07:21’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “Sohbet-i İhvan programında biliyorsunuz metafiziksel sıkıntılarımızı konuşuyoruz. Yani üzerimizde sihir var mı, musallat var mı, nazar var mı bunları konuşuyoruz. Bu problemler niye olsun benim üzerimde? Olabilir diyecek, şüphelenecek kardeşlerimiz var. Benim üzerimde sihir olabilir sorusu daima aklında olan kardeşlerimiz var. Neden? Büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Dünyevi olarak sebebi tespit edilemeyen büyük sıkıntılar. Bir şeyin dünyevi sebebi varsa zaten bu sihir, musallat, nazar diye düşünmene gerek yok. Dünyevi bir sebep var o yüzden oluyor... Mazlum olduğun halde hapse girersen korkarsın. Ne var üzerimde dersin... Mesela hastalıkları olan, ağrıları olan, sızıları olan, vücudunda hatta başkalarının dahi şahit olduğu marazlar, kızarıklıklar, yanmalar, efendim böyle benek benek lekeler filan. Şimdi burada doktor doktor geziyor hiçbir şey bulamıyorlar mesela. Demesin mi acaba bende nazar mı var diye. Hiçbir şeyin yok diyor doktorlar tertemizsin. Niye ben bu sıkıntıları yaşıyorum? Niye ben ağrılardan ölüyorum? Acaba sihir mi yaptılar diye niye demesin?... Bizle istişare etmek istiyorsanız, bu hususta sorularınızı bize iletmek istiyorsanız 0212 ile başlayan telefon numaramız ücretsiz...", program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Evladında iki farklı metafiziksel problem var. Evvela nazarla başlamış bir ağırlık hali. Çok nazar almış. Bu nazardan dolayı evet negatif enerji yüklenmiş. Yani nazar dediğimiz hadise kişinin karakterinde de oynamalar yapabilir. Nazar dediğimiz hadise kişinin ibadetinden soğumasına da sebep olabilir. Nazarla beraber çok efendi olan doğru düzgün ailesine karşı sevgi muhabbeti olan bir yavrumuzun bir kardeşimizin ailesine karşı birden sevgisiz, muhabbetsiz olması. Bunlar ne demek karakterde değişiklikler. Nazar bunları meydana getirebilecek şer bir enerjiye sahiptir. Eğer karakterine nazar deydiyse. Yani birisi baktı, nazar hangi konuda nazar aldıysak o konuda etki meydana getiriyor. Baktı şimdi bu çocuk efendi. Namazında niyazında, ibadetinde. Yani güzel bir kul. Eğer buna nazar ettiyse. Belki bizim de böyle bir evladımız olsaydı. Bizim çocuk böyle değil hırçın. Şöyle böyle. Bir haset geçtiyse kalbinden. Bu hasetten ötürü nazar geldiyse bu konuda problem yaşatır... İsminde (s) olan bir kadından çok nazar alınmış. Adında (s) olan bir kadından gelen bir haset enerjisi var. Allah bu kadına da inşallah bu kötü hasletten kurtulabilmeyi nasip eylesin...İmrenmek tamam ama haset etmek şeytani bir haslettir. Haset ediyorsan, kendinde böyle bir haslet görüyorsan bir baktın kıskançlık filan var, aklından bu tarz böyle düşünceler geçiyor hemen Allah'a tövbe et...Şimdi ismine (s) olan bir kadından çok nazar alınmış. Bu nazardan meydana gelen manevi zayıflık neticesinde o ikinci metafiziksel problem bir tebelleş hali meydana gelmiş. Musallat kadar ağır olmasa da sufli varlıkların yani bu üç harfliler derler ya toplumumuzda. Pis varlıklar, sufli varlıklar. Bunların bir tebelleşi söz konusu. O manevi zayıflıktan gelmişler hepten ibadetten uzaklaştırıyorlar. Hepten asabi yapıyorlar. Hepten isteksiz yapıyorlar. Evlenmeyi istemez, çalışmayı istemez. Yani bazen gezmeyi, tozmayı istemez. Yemek yemeyi istemez. Hiçbir şey istemez. Hep bir isteksizlik yani. Bitkin, bıkkın yalnızlık sevdalısı bir hale geliverir kişi. Allah korusun. Bu iki metafiziksel problemin. Zaten sen tertip aldım diyorsun mübarek. Hemen, bekleme ne bekliyorsun başla, yani. Hemen uygulamaya başlayın inşallah. Çünkü o evde durmakla öyle fayda olmaz. Uygulanırsa fayda olacak. O durursa ne fayda...”, "Kısmet, Bereket ve Rızkınızda Azalma mı Var?, Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır? İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir? Üzerimde Musallat Var mı? Nasıl Anlarım ", "Ücretsiz Hat: 0212 935 38 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


