İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 02.02.2021 tarih ve 195 sayılı yazısına konu FUL TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 29.01.2021 tarihinde saat 05:36’da yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 29.01.2021 tarihinde saat 05:36’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; "...Böyle bir acayip haldeyiz yani. Bu dünya acayip. Acaba birileri bize bir şey mi yaptı diye şüpheleniyoruz. Bize sihir yapılmış olabilir mi? Bize musallat olmuş olabilir mi? Bir sufli varlık veya bize nazar değmiş olabilir mi? Bu kadar büyük problemleri yaşıyoruz. Aklımıza bu tarz sualler geliyor. Bunun çözümünü arıyoruz diyorsanız biz burada sohbet-i ihvan demişiz. İnanan din kardeşleri var ya o müslüman ihvan, kardeş ne demek inanan kardeşler yani. Allah'a inanan peygamberine inanan kardeşler olarak burada dertleşeceğiz inşallah. Sıkıntılarımızı konuşacağız. Hatlarımız ücretsiz. Ekranda görüyorsunuz zaten. 0212 ile başlayan numaramız tamamen ücretsiz. Ücretsiz olarak bize ulaşabilirsiniz inşallah. Canlı yayına bağlanabilirsiniz. Sıkıntılarınızı bizlere sorabilirsiniz. Biz elimizden geldiği kadarıyla yani bir şeyler anlatmaya yardımcı olmaya gayret ederiz diyelim. Sonra inşallah telefonumuzu alarak başlayalım inşallah. Sizleri dinleyelim bakalım.", program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Hocam iki sorum olacak. Bir tanıdığım size bağlanmış. Üzerinde sülp büyüsü olduğunu söylemişsiniz. Bu sülp büyüsünden bahsediyorsunuz da bundan nasıl kurtuluruz? Ne yapılması gerekiyor? İkincisi de ailemizde huzursuzluk var. Tüm şeyler bende mevcut. Bir de kendime baktırmak istiyorum...İyi giden bir şey yok yani o zaman. Bunun metafiziksel sebebi olabilir mi? Birinci sorumuz bu. Bir de bir arkadaşınız bağlandı ona sülp sihri yani soy, nesilden nesle devam etmesi niyetiyle yapılan bir sihir. Söylendi üzerinde böyle bir hal oldu. Bu veya bunun benzeri sihirlerden nasıl kurtulabiliriz? Bir diğer soru da bu. Peki Denizli'ye selam olsun Gülperi ablam. Allah'a emanet olun inşallah…Yani tabi bu işlerinizin tersine gitmesi, her manada olumsuzluklar görülmesi biz hep söylüyoruz bunlar kendiliğinden olan haller denilemez yani. Bir defa iki defa hayatın bir alanında iki alanında sıkıntılar olur, bunlar herkesin başına gelebilecek şeyler. Bir kimsenin hayatının her alanında büyük sıkıntıların olması. Her alanında belaların, musibetlerin başından eksik olmaması. Bunlara normal diyebilir miyiz? Olağan diyebilir miyiz? Hem rızkımız dar, hem huzurumuz yok. Eşimizle aramızda sevgi yok. Evlatlarımızla ayrı ayrı sıkıntılar var. Bu kadar olur mu ya? Bu kadar bela, musibet üst üste gelebilir mi yani? Gelirse buna normal denebilir mi? Buradan anlıyoruz ki anormal bir hal. Normal kabul edilemeyecek bir hal. Rabbim muhafaza buyursun. Zaten bu hallerin, bu sıkıntıların hayatın her alanında belaların, musibetlerin yaşanması niyetiyle yapılmış olan var olan bir sihrin üzerinizde olduğundan bahsedebiliriz. Tabi bunda temizlenme böyle bir yüzde otuz oranında temizlenmeden bahsedilebilir ama sihir tam manasıyla bozulmuş değil. Üzerinizde hala tesiri devam ediyor. Belki bununla alakalı bazı okumalar yapılsa daha iyi olabilir. Temizlenme biraz daha hızlanabilir. Çünkü bir arkadaşınızla alakalı sordunuz. Biz tabi bir kişinin kendi gayretiyle kurtulabileceği haller var ise biz zaten burada söylüyoruz değil mi? Sen şu zikri yap, şu ayeti bu kadar oku diyoruz. Bazen de insanlara tavsiye vermiyoruz, niye? Çünkü o kişinin zaten kendi gayretiyle kurtulabileceği bir hal yok üzerinde. Ağır bir problem var...Tavsiye verdiklerimize veriyoruz ama vermediklerimiz bilsinler ki sıkıntı büyük. Sıkıntı büyük olduğu için bu hususta ne yapılması lazım bu işin ehli bir kimseden destek alınması lazım. Çeşitli metotlar vardır. Okuma yöntemleri. Rukye ayetler okunur, sihri bozan ayetler. Musallatı kaldıran, nazarı iptal eden ayetler. Veya yazılır. Kişi üzerinde taşır. Bir havas tertipleri olarak çeşitli uygulamalar yapar. Neticesinde kurtulur...Benim etrafımda kimse yok. Televizyonda bir Mücahid kardeşim var. Arayım ona sorayım bari diyenlere de kapımız açık her zaman.”, "Kısmet, Bereket ve Rızkınızda Azalma mı Var?, Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır? İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir? Üzerimde Musallat Var mı? Nasıl Anlarım", "Ücretsiz Hat: 0212 935 38 .." şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


