İnceleme ve Değerlendirme :İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 18.11.2013 tarihli ve 3412 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Park Tv logosu ile yayın yapan kuruluşta, 13.11.2013 tarihinde saat 07.23.15'de yayınlanan reklam kuşağı içerisinde, Dr. Ömer Coşkun'un bitkisel olduğu ifade edilen ürünlerinden "Yumurta Kalite Arttırıcı Set" adlı ürünün tanıtımının, sesli ve görüntülü hiç bir reklam ibaresine yer verilmeksizin 4dk.08sn süreyle ekrana getirildiği tespit edilmiştir.
Buna göre, "Yumurta Kalite Arttırıcı Set" adlı ürünün tanıtım ve satışına yönelik ticari iletişim yayınında yer alan ifadelerden bazıları şu şekildedir:
"Dr. Ömer Coşkun : ... anlattığımız bitkiler gıdadır, kesinlikle ilaç değildir. Bu gıdalar ne yapar kadınlarda özellikle fitho östrojen içeren bitkiler, örnek verecek olursak aslan pençesi, kadınlarda yumurta kalitesini arttıran bitkilerden biridir. Aslan pençesi düzenli alındığında folikülün çapı artar ... Düzenli bir şekilde östrojenler verildiğinde... bitkiler kullanıldığında, yumurta Allah'ın izniyle gelişebilir döllenebilir hale gelebilir. Bunun da yolu en az 1 ay devam edilmeli. Yani adetin birinci gününden itibaren başlanan bitkilerle aslan pençesiyle, civan perçemiyle, çoban çantasıyla, kırkkilit otuyla, ruşeym ile devam edildiğinde, yumurta yumurtalıkta yavaş yavaş büyür çatlar ve atılır. Tuba uterina tarafından tüpler tarafından bu alınır, tüpün içinde en geniş kısım olan ampullada vajinadan gelen spermle birleşir ve Allah'ın izniyle döllenme gerçekleşebilir..."
Söz konusu yayın esnasında, " Bayan özel bitkisel karışım hediye- Yumurta Kalite Arttırıcı Set. Danışma Hattı. 0212.470.20.20 K.D.V dahil 130 TL Ücretsiz kargo." ibarelerinin ekranda yer aldığı görülmektedir.
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun 13.02.2013 tarih ve 18816847 sayılı yazısında; bazı TV ve radyo kanallarının reklam veya programlarında gıda takviyelerinin, muhtelif hastalıklara iyi geldiği şeklindeki sağlık beyanlarıyla tanıtımı ve satışının yapıldığı, yayınlarda sürekli olarak hastaların bitkisel tedavileri kullanmaya teşvik edildiği, hastaların tıbbi tedaviden uzaklaştırıldığı ve yüksek maliyetli ürünleri kullanmak zorunda bırakıldığı belirtilmiştir. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ilgi yazısında; tanıtımlarda ürünleri kullandığını ve faydalı olduğunu beyan eden kişilerin seçilmekte olduğunu, güya toplumu bilgilendirmek amacıyla uzmanlıkları akademik olarak kanıtlanmamış olan şahısların görüşlerine yer verildiğini ve bu programlarda Doktor unvanlı Mustafa Eraslan ve Ömer Coşkun gibi sağlık meslek mensuplarının da doğrudan veya dolaylı olarak rol aldığının yakından müşahede edildiğini ifade etmiştir. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ilgi yazısında ayrıca, endikasyon belirtilen ürünler için Sağlık Bakanlığınca ruhsat düzenlenmesi gerektiği ve mevzuat gereğince televizyon ve radyo aracılığı ile sağlık beyanı belirtilerek ürün satış ve pazarlanmasının uygun olmadığı ifade edilmiştir.
Yukarıda belirtilen ifadeler değerlendirildiğinde, Yumurta Kalite Arttırıcı Set'in yumurta kalitesini arttırarak döllenmeyi sağladığı iddia edilmektedir. Bu bağlamda, bitkisel gıda takviyesi olduğunun belirtilmesine rağmen, söz konusu ürünün sağlık beyanıyla tanıtım ve satışının yapıldığı, hastaların bitkisel tedavileri kullanmaya teşvik edildiği anlaşılmaktadır. Sağlık Bakanlığı'nın ilgi yazıları incelendiğinde, bitkisel gıda takviyelerinin bu şekilde tanıtım ve satışının yapılmasının toplumu yanıltıcı ve tüketicilerin çıkarlarına zarar verici nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Söz konusu yayın ile 6112 sayılı Kanunun 9. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi ve 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının edildiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe: Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve ilgili video görüntülerinin tetkikinde; yayın kuruluşunun rapora konu ürün tanıtımlarının izleyiciyi yanıltıcı, istismar edici ve izleyicilerin sağlığına ve çıkarlarına zarar verici nitelikte olduğu, bunun yanı sıra söz konusu ürünün tanıtım ve satışına yönelik ticari iletişim yayınlarının sesli veya görüntülü hiçbir reklam ibaresine yer verilmeksizin yapıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle yayında, 6112 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi ve 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının ihlal ettiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla söz konusu kuruluşa 01.04.2013 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 17.04.2013 tarih ve 2013/24 sayılı toplantısında alınan 74 nolu kararıyla 6112 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi ve 02.05.2013 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 06.06.2013 tarih ve 2013/35 sayılı toplantısında alınan 30 nolu kararıyla 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşılmış olması ve bu şekilde aynı fıkranın tekraren ihlali nedeniyle de, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan Yayın Kuruluşu hakkında “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği,
Ancak; anılan yayıncı kuruluşun bahse konu yayınıyla; hem 6112 Sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendini hem de 10 uncu maddesinin birinci fıkrasını tekraren ihlal etmesi ve her iki ihlal için de kanunda idari para cezası öngörülmüş olması nedeniyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasındaki; “Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idari para cezası öngörülmüşse, en ağır idari para cezası verilir.” hükmü gereğince, tek idari para cezası yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; aynı yayınla birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlal de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en (tek) ağır ceza öngörüldüğü için, 6112 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendindeki; “Yanıltıcı olmamak ve tüketicinin çıkarlarına zarar vermemek.” ve 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında geçen “Televizyon ve radyo yayın hizmetlerinde reklamlar ile tele-alışveriş, sesli ve/veya görüntülü bir uyarıyla açıkça fark edilebilecek ve program hizmetinin diğer unsurlarından kolaylıkla ayırt edilebilecek biçimde düzenlenir.” hükümlerinin ihlali nedeniyle PARK TV logosuyla yayın yapan ZİRVEPARK RADYO TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca;
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2013 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 5.500,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) ( 2013 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 11.886 -onbirbinsekizyüzseksenaltı - ) Türk Lirasından az olamayacağından 11.886 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Bilkent Şubesi, Ankara TR 84000 100 1762 00 999999-5001 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, kanun yoluna başvurmadan önce peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, belirtilen süre içerisinde ödenmeyen ve kesinleşen idari para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.