İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 10.02.2021 tarih ve 280 sayılı yazısına konu FUL TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 09.02.2021 tarihinde saat 07:45’te yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 09.02.2021 tarihinde saat 07:45’te yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “...Efendim şimdi sizleri dinlemeye başlayacağız. Sıkıntılarımızla alakalı konuşacağız. Dertlerimizi konuşacağız. Üzerimizde sihir olabilir mi, musallat olabilir mi, nazar olabilir mi? Ne yapacağız? Bu mevzuda fikir alışverişinde bulunacağız. Evlenemiyoruz, maddi manevi sıkıntılar yaşıyoruz, dert tasa bitmiyor, bela musibet bitmiyor... Üzerimizdeki bu hallerin sebebi ne olabilir. Bu konuda istişare etmek isteyen kardeşlerimiz ekranlarında görmüş oldukları 0212 ile başlayan telefon numaramızdan ücretsiz olarak bizlere ulaşabilirler. 0212 ile başlayan numaramız tamamen ücretsizdir. Bu numaramızdan ücretsiz olarak bizleri arayabilirsiniz. Efendim yani dünyevi sebebini tespit edemediğimiz bütün sıkıntılarımızla alakalı, doktor doktor gezip şifa bulamadığımız, sebebini bile bilemediğimiz ağrılar sızılardan tutun maddi sıkıntılara kadar, aile huzursuzluğuna kadar acaba bunların sebebi sihir, musallat, nazar olabilir mi sorabilirsiniz inşallah. Hadi bakalım sizleri dinlemeye başlayalım. Sizler de bizleri aramaya devam edebilirsiniz kıymetli kardeşlerim.", program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Sen şimdi bana sıkıntı neyse onu söyle. Şimdi canlı yayında ilk defa konuşuyoruz. Dolayısıyla seni izleyenler de ilk defa izliyorlar. Sen ailende genel olarak ne problemler var, yani niye bizim üzerimizde metafiziksel bir şey olabilir mi diye düşünüyorsun ondan bahset bana inşallah…İşimiz gücümüz rast gitmiyor hocam. Evin içinde sürekli bir en basit bir tartışma... Oğlan olsun, kız olsun, eşim olsun... Üstümüzde sanki bir şeyler dolaşıyor gibi. Kızım evli kocası vefat etti. Yeni daha 1 ay oldu. Oğlan bir türlü evlenemiyor. 25 yaşında. Bir de onu bak bir nolur. ...Bizim üstümüzde daha önce de oğlana bir şey yaptım da büyü var. Tertiplerimiz evde biz uyguladık…Şimdi bazı kardeşlerimiz ısrarla sorarlar. Yani bu sihir kimin tarafından yapılmış? Ben bu manada şunu söylüyorum kardeşler. Normalde kimin yaptığına dair aşırı bir merak şeytandandır. Ben bileyim tedbirimi alayım. Bilmekle tedbir olmaz. Adam fizanda olsa, uzaktan da olsa yapar. Sihir yapabilmek için yakında olmasına gerek yok. Kim yaptı, kim yaptı? Bu konuda aşırı merak şeytandan geliyor bak bu konuda hiç şüpheniz olmasın. Bu kesinlikle rahmani bir merak değil. Şeytani bir merak bu. Yani şeytan o yapana karşı senin kinini artıracak, belki sen ona bir zarar vereceksin. Ya ben vermem. Kardeşim evliya değilsin, peygamber değilsin, günahsız değilsin yapma etme. 'Sadece bileyim istiyorum.' demekle bu iş olmaz. Kendini de kandırma, bizi de kandırma. Nefsini kandırmaya çalışma. Ama yani bu her zaman malum olacak bir şey de değil. Bu konularda çok merak etmemek lazım. İsim olarak belli olabilir mi normalde kimin yaptığı? Belli olabilir. Nasıl belli olur? Eğer sufli varlıklardan haber alırsan belli olur. Bilirsin tam ismi. Ama Allah bak ne diyor Bakara suresinde. Cinler yalancıdır, kendileri gibi yalancılara haber getirirler. Dolayısıyla şimdi anladın mı onlardan bir isim aldın diyelim. Onları kullandın. Ama bildiğin söylenen ismin doğruluğu muallak. Onlar yalancıdır diyor Allah azze ve celle. Onlara güven olmaz diyor. Demek yüzde 50 50 ihtimal var burada kardeşim doğru söyleyip söylememesi anladın mı? Belki de yanlış isim verecek sana. Boş insana düşman olacaksın boş yere. Yani tam olarak ancak ruzi mahşerde belli olur. Kesin şudur demek ancak ruzi mahşerde. Ama şunu deriz. Allah müstehakını versin her kim ise. Allah yaptıklarını başına döndürsün. 7 seneden bu zamana 3 defa muska yapılmış senin ailene Ümmü abla. Aile niyeti ile, sülp niyeti ile yani. Aile bireylerinen üzerinden bela musibet eksik olmasın. Bir bela bitse başka bela başlasın. Birinin maddi sıkıntısı olsun. Birinin manevi sıkıntısı olsun. Birinin parasını... Yani anladın mı hep böyle silsile gibi sıkıntılar devam etsin niyeti ile 7 sene içerisinde 3 defa muska yapılmış. İsminde 'Z' olan bir kadın. Akrabalık var lakin senin tarafından değil.”, "Kısmet, Bereket ve Rızkınızda Azalma mı Var?, Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır? İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir? Üzerimde Musallat Var mı? Nasıl Anlarım ", "Ücretsiz Hat: 0212 935 38 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


