İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 16.03.2021 tarih ve 596 sayılı yazısına konu TV 19 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 11.03.2021 tarihinde saat 18:05’te yayınladığı "Feridun Özdal Hoca Efendi ile İnfak Vakti" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 11.03.2021 tarihinde saat 18:05’te yayınladığı "Feridun Özdal Hoca Efendi ile İnfak Vakti" adlı programda,
“Bizler bugün nereye gidiyoruz biliyor musunuz? İşte bak, dünyanın ağlayan coğrafyasına gidiyoruz. Evlerinde olanlar, bugün fedakarlık edenler rica ediyorum Afrikam için.…ümmetin ağlayan çocuklarına ekrandaki numaraya bir çağrı atarak bugün yardım bekliyorum sizlerden... Bir yardım kampanyasını kendime çok görürsem büyük bir vebal işlemiş olurum. Niye biliyor musunuz biz bu işin içine girdik? Bir kere girdik biz bu işin içine bu kardeşlerime yardım gitmek zorunda, yardım etmek zorundayız. Bu kardeşlerime yardım etmek zorundayız. Aştaki, işteki kardeşlerimiz için ya bir koli gıda paketi istiyorum…Bizim bu yardımları götürmemiz lazım, bu paraları oraya götürmemiz lazım. Sizler ekrandaki numaraya çağrı attığınızda çağrı merkezindeki kardeşlerim sizlerin bilgilerini alacaklar kitapla beraber bir de yardım ettiğinize dair makbuzu sizlere gönderecekler...Ben onu bunu bilmem, onu bunu bilmem toplarım yardımımı, ederim duamı. Tasadduk vaktidir, haydi güzel Türkiyem. Hakkari'den Edirne'ye, Artvin'den Mersin'e haydi güzel Türkiyem sen de uzat elini bu bereketli hizmete...”, "Feridun Özdal Hoca Efendi İle İnfak Vakti", "Hayırlarınız İçin Arayın 0212 975 25 …", "009021298110…", "Bir Koli Gıda Paketi 150 TL", "Sadakam Afrika'ya", "Tüm Sevdiklerinin Adına Bir Kumanyada Sen Gönder", "Afrika'daki Mazlumlara Gıda Gönderiyoruz...", "Şimdi Hayır Zamanı", "Ümmetin Gariplerine Bir Kumanyada Sen Gönder" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun “Yardım toplayabilecek olanlar” başlıklı 3’üncü Maddesinde “Kamu yararına uygun olarak, amaçlarını gerçekleştirmek, muhtaç kişilere yardım sağlamak ve kamu hizmetlerinden bir veya birkaçını gerçekleştirmek veya destek olmak üzere gerçek kişiler, dernekler, kurumlar, vakıflar, spor kulüpleri, gazete ve dergiler yardım toplayabilirler.”, 6’ncı maddesinde izin alma zorunluğuna ilişkin “Kişiler ve kuruluşlar, yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamazlar. Ancak, kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım toplayabilecekleri, Cumhurbaşkanınca belirlenip ilan edilir. İzin alınmadan girişilen yardım toplama faaliyetleri güvenlik kuvvetlerince derhal menedilir ve sorumlular hakkında kovuşturma yapılır.”, 7’nci maddesinde ise izin vermeye yetkili makamlara ilişkin “Yardım toplama faaliyeti bir ilin birden fazla ilçesini kapsıyorsa o ilin valisinden, bir ilçenin sınırları içinde ise o ilçenin kaymakamından izin alınır. Yardım toplama faaliyeti birden fazla ili kapsıyorsa yardım toplama faaliyetine girişecek gerçek veya tüzel kişilerin yerleşim yerinin bulunduğu ilin valisinden izin alınır ve izni veren valilik tarafından ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verilir. Yardım toplama faaliyetleriyle ilgili işlemler dernekler birimlerince yürütülür.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu programda, program sunucusu tarafından; Afrika’da bulunan ihtiyaç sahibi çocuklar için 150 TL değerinde gıda paketi gönderilmesi için izleyicilerden yardım talep edildiği, sunucu tarafından toplanan paraların Afrika için toplandığı belirtilmiş ise de hangi dernek, vakıf, gerçek veya tüzel kişi adına toplandığına ilişkin bir ifadenin kullanılmadığı, izleyicilerin iyi niyetleri ve samimi duygularına hitap edilerek izin almadan yardım toplama hakkına sahip kamu yararına çalışan kuruluşlardan birinin adı zikredilmediği gibi resmi makamlardan yardım toplama izni aldığına ilişkin de herhangi bir bilgi/belgenin de paylaşılmamasının istismar ve sömürüye açık bir durum oluşturduğu, şeffaf ve yeterli denetim mekanizmaları oluşturulmadan toplanan yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması noktasında ise suistimallerin ortaya çıkacağı kanaatiyle, mezkur yayında, haksız çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde yer alan; "Haksız çıkarlara hizmet eden ve haksız rekabete yol açan unsurlar içeremez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


