İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 25.03.2021 tarih ve 679 sayılı yazısına konu TV 19 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 17.03.2021 tarihinde saat 12:50’de yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 17.03.2021 tarihinde saat 12:50’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; "Efendim inşaallah yine sıkıntılarımızı, dertlerimizi, metafiziksel problemlerimizi konuşacağız. Canlı yayında sizlerden gelen telefonları alacağız. Mesajlarınızı cevaplandıracağız. Beraberce dertlerimize derman arayacağız. Allah derman ikram eylesin amin. Şimdi bizim konuşmuş olduğumuz mevzular yani yaşayan bilir çeken bilir. Biz burada anlatıyoruz, kardeşlerimiz bağlanıp sıkıntılarından bahsediyorlar. Bu hallerden bihaber olan, bu tarz sıkıntıları hiç yaşamamış insanlar da oturdukları yerden, ekranlarından izleme suretiyle yorumlar yapıyorlar. Öyle diyorlar, böyle diyorlar, şöyle diyorlar. Başlarına gelmemiş ya başlarına gelmediği için bilmiyorlar. ... Ortada hiçbir sebep yok iken evlenemeyen kimsenin, kırkına kırk beşine gelmiş evlendirilemeyen hanım kızın, evlendirilemeyen bir beyefendinin derdini sen anlayamazsın. Efendim, doktor doktor gezdiği halde tıbbi bir şey bulunamadığı halde, şifa bulamayan bir beyefendinin derdini, bir hanımefendinin, bir teyzenin, bir ablanın derdini sen anlayamazsın. ... Biz Allah Azze ve Celle'den ve Resulunden aldığımız haberlere baktığımız zaman büyü var, musallat var, nazar var, büyü yoluna müracaat eden şeytanlaşmış kimseler var. Allah şerlerinden korusun. Nazar eden kalbi fesat, haset kullar var. Allah haram kıldığı halde nasıl insanların kafiri varsa cinlerin de kafiri var. Bedenen musallat olan kafir cinler var bunlar inkar edilemez bir hakikat. İşte biz bu alemden sıkıntı gören kardeşlerimizin derdini konuşuyoruz bu programımızda. Bu kardeşlerimizin sıkıntılarını konuşuyoruz... Ekranda numaramızı görüyorsunuz. Bu mevzuda bizle istişare etmek istiyorsanız arayabilirsiniz. Arayın, bizlere bu manada sorularınızı iletebilirsiniz...”, program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Serdar Abi, üzerinizde tesiri devam eden iki farklı sihirin enerjisi var. 13 sene evvel ilki yapılmış. 9 sene evvel tekrar edilmiş. Aynı kişi tarafından yani takriben ilk yapılandan 3-4 sene sonra bir daha bir büyü yoluna daha müracaat etmiş. Rabbim Teala Hazretleri şerrini izale buyursun bu zalim kimsenin... Bu iki sihrin tesiri hâlâ devam ediyor. Bazı kardeşlerimiz zaman geçtikçe büyünün kendiliğinden bozulabileceğini düşünüyorlar. Yok bu büyünün enerjisi kendiliğinden gitmez. Bozulmazsa ölene kadar hafazanallah üzerimizde tesiri devam edebilir. Efendim 13 sene evvel bir muska yazarak, 9 sene evvel ise bir düğüm büyüsü yoluna müracaat ederek isminde "m" olan bir erkek tarafından iki defa büyü yapılmış... Bugün hâlâ üzerinizde bu iki büyünün tesiri var. Rızkınızı, kısmetinizi, nasibinizi bağlayan, ne yaparsanız yapın muvaffak olmamanızı sağlayan, 3 adım ileri gitseniz 5 adım geri atmak zorunda kalmanıza sebep olan, hep böyle bir efendim terslikleri, olacak işlerin dahi bozulmasını sağlayan maalesef bu iki sihrin tesiri...", “Şimdi Mahsun kardeşim senin üzerinde bir negatif enerji var. Bir sihir enerjisi, bir büyü enerjisi var ama bu büyü bu sihir sana yapılmış olan bir büyü değil. Senin ailende var bir büyü enerjisi. 6 sene evvel ailene yapılan bir büyünün tesiri var. Adında "h" olan bir kadından geliyor... Bu büyünün enerjisi aile bireylerinin üzerinde zaten çeşit çeşit sıkıntılar meydana getirir. Bir büyü sülb niyetiyle, aile niyetiyle yapıldığı zaman aile bireylerinin tamamını etkiler ve aile bireylerinin her birinde farklı farklı sorunlar hasıl eder... Bu ismen sana yapılmış bir şey değil ama sen de bu ailenin bir bireyi olduğun için bu negatif enerjiyle dolmuşsun, bu sihrin enerjisiyle dolmuşsun. Aşırı sinirin, tahammülsüzlüğün bu negatif enerjinin efendim vücudunda ağır bir şekilde etkili olmasından kaynaklı bir şey. Nasıl dolu bir bardağa bir damla koysan taşar sen de artık güzel şeyler söylense dahi o konuda tahammülsüz olursun, çabuk sinirlenirsin. Asabiyet bundan kaynaklı bir şey, negatif yüklüsün çünkü. Ailende ağır bir sihir var yani. Allah tesirini iptal eylesin diyelim tekrardan...”, "Mücahid Han İle Sohbet-İ İhvan", "0212 700 18 …", "Üzerimde Musallat Var Mı? Nasıl Anlarım? ", "Eşler Arasında Geçimsizlik Mi Var?", "Negatif Enerjiden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir? ", "Ailemde Geçimsizlik, İşlerimde Bereketsizlik Var Diyenler!", "Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır?", "Geceleri Uyuyamıyorum, Kabuslar Görüyorum Diyenler!", "Elimi Neye Atsam Kuruyor Diyenler! Bizi Dikkatlice İzleyin" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


