İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 12.04.2021 tarih ve 571 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda "HALK TV" logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 05.03.2021 tarihinde saat 18:00’de yayınlanan “İrfan Değirmenci İle Ana Haber” isimli programda yer alan;
"Banka Kredileri Birikti, Kirasını Ödeyemiyor" başlığıyla yer verilen haberde, “(...) 48 yaşındaki Güliz Meyveci'yi takdim edeceğim size. Hayata hep pozitif bakmaya çalışıyor. Ve gördüğü tedavi yüzünden dökülen saçları yeniden çıkınca saçlarını da rengârenk boyatmış. Bir parça desteğe ihtiyacı var. Kanser tedavisi sürüyor. Bu süreçte banka kredileri çekilmiş, kirasını ödeyememiş, kredileri ödeyememiş. Bin küsur lira para geçiyor eline bir tek yardım çağrısı var. Onu ekrana getirelim. - Çok çaresiz kaldım. Hâlâ daha çok çaresizim. ....- 48 yaşındaki Güliz Meyveci kansere yakalanmasının ardından işinden ayrılmak zorunda kaldı. 2019'da işinden ayrıldı ama o tarihten itibaren hem borçları birikti hem de yaşadığı evin kirası.....- Yardım için çalmadığı kapı kalmadı.- Aç yattığım zamanları biliyorum ben, aç, yani karnım guruldaya guruldaya uyuduğumu biliyorum ben.- Yardım istediği bir diğer yer de AKP'li Eyüpsultan Belediyesi'ydi. Ancak onun için de parti üyeliği istendi. - Üye olun dediler. O zaman yanınızda oluruz dediler. ....- Şimdi yardım yapmak için üyelik şartı koşanlar, umarım hayatınızda yardıma ihtiyaç duymazsınız onu söyleyeyim. Başka ne denir ki, bilmem ki, bilmem, bilmem.”
06.03.2021 tarihinde "Özlem Gürses ile Hafta Sonu Ana Haber" isimli ana haber bülteninde Güliz Meyveci ile ilgili "Yardım İstedim, Partiye Üye Ol Dediler" ve "İBB Devrede" başlıklarıyla yeni bir haber yapıldığı, söz konusu haberde Güliz Meyveci'nin iddiaları üzerine Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken'in yaptığı açıklamalarda, dış seste “Meyveci'nin o iddialarına yanıt Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken'den geldi. Halk TV'nin ulaştığı Belediye Başkanı Köken, iddiayı yalanladı. "Bir tas çorba için üyelik pazarlığı yapan hiçbir belediye yoktur." yanıtını verdi. Meyveci'nin kendilerine iki yıl önce başvurduğunu ve o tarihten sonra da kendisine yardım yapıldığını belirtti. Belediye Başkanı, iki yıldır iki öğün yemek yardımı yapıldığını ve birtakım ev eşyaları alındığını da söyledi. Meyveci ise Belediye Başkanı Köken'in sözlerini kabul etmedi. Yapılan yardımların yetersiz olduğunu söyledi. Haberimizin ardından da büyükşehir belediyesi yetkilileri Meyveci'yle irtibata geçti. Başvurusunun yeniden incelemeye alınacağı belirtildi.” şeklindeki ifadeler nedeniyle, 6112 sayılı Yasanın 8. Maddesinin birinci paragrafı (ı) bendinde yer alan "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz;…” hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle idari yaptırım uygulanmasına “oy çokluğuyla” karar verildi.
Söz konusu haber eleştiri sınırları içinde olup her hangi bir hakaret, tehdit, aşağılama içermemektedir. Yapılan haber ifade özgürlüğü kapsamında gazetecilik mesleğinin gerektirdiği şekilde ve ölçüde yapılmıştır. Öyle ki suçlamaların hedefindeki Belediye Başkanının konuyla ilgili açıklamalarına da haberde yer verilerek objektif bir haber yapılmıştır.
İfade özgürlüğü; çoğulcu ve anayasal demokrasilerin temel taşlarındandır. Farklı tanımlara yer verilmekle birlikte genel kabule göre, ifade özgürlüğü; insanın serbestçe haber, bilgi ve başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği fikir ve kanaatlerden dolayı kınanmaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte meşru yöntemlerle dışa vurabilme imkan ve serbestisidir. İfade özgürlüğü, sadece “düşünce ve kanaat sahibi olmayı” değil, “düşünce ve kanaatlere ulaşma” ve “düşünce ve kanaatleri açıklama, yayma” özgürlüklerini de kapsamaktadır. Ayrıca ifade tarzları, biçimleri ve araçları da bu özgürlük kapsamındadır.
İfade özgürlüğü; insan hakları hukuku belgelerinde ve anayasalarda, temel haklar ve ödevler kategorisinde, birinci kuşak haklar arasında yer almaktadır. Bu nedenle çoğulcu demokrasilerde ifade özgürlüğü; herkes için geçerli, özüne dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez bir hak ve yaşamsal önemde bir özgürlük niteliğindedir.
İfade özgürlüğü demokratik toplumların vazgeçilmez ana unsurlarından en önemlisidir. İfade özgürlüğü, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası hukuk, Anayasamız, çeşitli yasalar, Yargıtay içtihatları ve AİHM kararları ile güvence altına alınmıştır.
AİHS'nin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir”.
AİHM’ye göre ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun en önemli temellerinden olup, toplumsal ilerlemenin ve her kişinin gelişiminin başlıca koşullarından birini teşkil etmektedir. AİHS'nin 10. maddesinin 2. fıkrası saklı kalmak koşuluyla, ifade özgürlüğü, yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran “bilgiler” ya da “düşünceler” için de geçerlidir. Çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik bunu gerektirir ve bunlar olmaksızın “demokratik bir toplum” olamaz. (Handyside/Birleşik Krallık, 5493/72, 07.12.1976).
Bir başka AİHM kararına göre; ifade özgürlüğünün, toplumsal ve bireysel işlevini yerine getirebilmesi için AİHM’nin de ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında sıkça belirttiği gibi yalnızca toplumun ve devletin olumlu, doğru ya da zararsız gördüğü haber ve düşüncelerin değil, devletin veya halkın bir bölümünün olumsuz ya da yanlış bulduğu, onları rahatsız eden haber ve düşüncelerin de serbestçe ifade edilebilmesi ve bireylerin bu ifadeler nedeniyle herhangi bir yaptırıma tabi tutulmayacağından emin olmaları gerekir. İfade özgürlüğü, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin temeli olup bu özgürlük olmaksızın demokratik toplumdan bahsedilemez (AİHM Handyside/Birleşik Krallık, Başvuru No: 5493/72, Para. 49).
Demokratik toplumların olmazsa olmazı düşünce ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma özgürlüğünün, gerek uluslararası hukukta gerekse iç hukukta güvence altına alınması göz önüne alındığında HALK TV logolu yayın kuruluşunda yer alan ve ifade özgürlüğünün sınırlandığı hakaret, aşağılama, tehdit ve küfrün yer almadığı programa yaptırım uygulanmasının hukuki olmadığı, muhalif basının susturulması gibi demokratik toplumlarda kabul edilemez bir karar olduğu görüşünde olduğum için katılmadım.


