İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının, 08.02.2021 tarih ve 64 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 05.01.2021 tarihinde saat 20:59’da yayınlanan “Baraj” adlı dizi film yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda; 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının, “Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez” şeklinde düzenlenen (s) bendinin ihlal edildiği gerekçesiyle, yaptırım uygulanması yönünde alınan “oy çokluğu” kararına ilişkin:
1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 10’uncu maddesinde, “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir,” denilmektedir. Maddenin devamında da bu eşitlik durumunun kamu otoritesine yüklediği sorumluluk “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” ifadesiyle tanımlanmıştır.
2) Maddenin bütünü, ‘Şekli Hukukî Eşitlik’ ile ‘Maddi Hukukî Eşitlik’ kavramlarının çerçevesi içinde değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, “Şekli Hukukî Eşitlik” ilkesi, kanunların kapsadığı herkese eşit olarak uygulanması anlamına gelir. “Maddi Hukukî Eşitlik” ilkesi” ise; şekli eşitliğin de ötesinde aynı durumda bulunanlar için haklarda, yükümlülüklerde, sorumluluklarda, fırsatlarda ve hizmetlerde eşit davranma zorunluluğudur. Anayasa Mahkemesi içtihatlarında da Şekli ve Maddi Hukukî Eşitlik ilkelerinin eksiksiz uygulanmasının farklılıkların korunmasını sağlayacağı, imtiyaz oluşumuna da engel olacağı atfı sıkça yapılır.
3) Şekli ve Maddi Hukukî Eşitlik ilkeleri çerçevesinde ele alındığında, bir devlet organı olan Türkiye Cumhuriyeti Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun da bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etme zorunluluğu olduğu görülecektir. Oysa başvurucu kuruluş, RTÜK’ün zorunluluğunun aksine, Anayasa’nın 10’uncu maddesinde sınırları çizilen şartların aksine ayrımcılığın öznesi olmuştur.
4) İdarenin takdir yetkisini kullanırken, benzer ya da aynı durumlarda iradesini farklı yönde ortaya koyup farklı hukukî sonuçları doğuracak işlemler tesis etmesi durumunda da, söz konusu işlem eşitlik ilkesi bakımından hukuka aykırı olur. (Cemil Kaya, İdarenin Takdir Yetkisi ve Yargısal Denetimi, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2011, s. 136-137.
5) Oysa hukukî güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön koşullarındandır. Kişilerin hukukî güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukukî güvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de bütün işlem ve eylemlerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (bkz. AYM, E.2018/1, K.2018/83, 11/7/2018, § 13).
Bu bağlamda; 6112 sayılı Kanun’un, 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde belirtilen ifadelere katılmakla birlikte, benzer ihlallere diğer bazı kanallarda da rastlanılmasına rağmen, Üst Kurul gündemine dahi getirilmiyor oluşu ile
- Bu yaklaşımı, Anayasa’nın 10’uncu maddesinde belirlenen; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” hükmü ile yine ek fıkrasında yer alan (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.); “…Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” hükmüne,
- İdarenin Düzenleyici İşlemlerinde Eşitlik İlkesine ve
- 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un, 34’üncü maddesinin birinci fıkrasında, Üst Kurulun kuruluş amacını belirleyen; “Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörünü düzenlemek ve denetlemek amacıyla, idarî ve malî özerkliğe sahip, tarafsız bir kamu tüzel kişiliği niteliğinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kurulmuştur.” hükmüne, aykırı bulduğum için söz konusu yaptırım kararına katılmadım.


