İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 09.08.2021 tarih ve 1023 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 18.06.2021 tarihinde saat 20:00’da yayınlanan “Aşk Mantık İntikam” adlı dizi film yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, 18.06.2021 tarihinde saat 20:00’da yayınladığı, “Aşk Mantık İntikam” adlı dizi filmde, dizi film karakterleri arasında geçen diyaloglarda; “- Adama bak yine gündemde bir numara ya.- Kim?- Afiyet olsun buyurun hesabınız. - Ozan Korfalı. Ya bulamadık şu adam gibi yaratıcı bir uygulama fikri, yırtamadık gitti. - Hadi o uygulamayı buldu da zengin oldu, karısı ne yaptı da zengin oldu abi?- Karısı ne alaka ya?- Bizim şirkette anlattılar, berbat bir karısı varmış, giderken bir dünya tazminat almış.- Buyurun şifreniz.- Karısından kurtulmak için de hisselerin yarısını vermek zorunda kalmış.- Karıya bak be, hem tazminat almış hem de hisselerin yarısını öyle mi? Kahpedeki şansa bak be!- Sen kime kahpe diyorsun lan şerefsiz! Sen kime kahpe diyorsun lan! Ben senin kahpeliğini..., ...- Bakın hanımefendi, yaralama maksatlı saldırı ile suçlanıyorsunuz, bu beyefendi şikayetini geri almazsa bu iş uzar. Özür dileyin bitsin.- Ben mi özür dileyeceğim? Bakın memur bey iftiraya uğrayan benim. Benim gururumla oynandı ama. - Ya ne iftirası memur bey, Ben bu kadını tanımam etmem, hiçbir şey demedim ki ben buna.- Demedin mi, nasıl demedin? Afedersin ama bana kahpe dedi bu terbiyesiz. - Ya ben onu sana mı dedim? Ben onu adamın eski karısı için söyledim be. - Tamam işte, adamın eski karısı benim. (Gülüşmeye başlarlar)- Ne gülüyorsunuz ya?- O adamın seninle evlenmesi mümkün mü, Allah aşkına. Önce bir kendine bak ya. - O ne demek ya terbiyesiz! Neyim varmış benim?- Tipine bak tipine - Sen kendi tipine bak.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da kadına yönelik şiddet, “kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan ve bu Kanun'da şiddet olarak tanımlanan her türlü tutum ve davranış” olarak tanımlanmıştır.
Birleşmiş Milletler'in ilgili birimlerinin konuyla ilgili hazırladıkları ve Türkiye'nin de taraf olduğu ve gereklerini yerine getirmeyi taahhüt ettiği sözleşmeler ve deklarasyonlar bulunmaktadır. Bunlardan en bilineni Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1979 yılında kabul edilmiş olup, Türkiye'nin 1985 yılında imzaladığı ve 19 Ocak 1986'da yürürlüğe giren CEDAW Sözleşmesi'dir (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi). Bu Sözleşme ile Türkiye, kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi ve bütün diğer kişi, örgüt ya da kuruluşların kadına karşı ayrımcılık yapmasını önlemekle yükümlü kılınır. İkincisi, 4-15 Eylül 1995 tarihleri arasında Pekin'de gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler 4. Dünya Kadın Konferansı'nın sonucunda kabul edilmiş olan Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı isimli iki belgedir. Konferansa katılan Türkiye, her iki belgeyi de hiçbir çekince koymadan kabul etmiştir. Farklı alanlarda kadınlara yönelik uygulamaların iyileştirilmesini öngören ve Türkiye'nin bunları hayata geçirmeyi kabul ettiği Eylem Platformu'nun "Stratejik Hedefler ve Eylemler" başlıklı 4. bölümünde yer alan "Kadın ve Medya" başlıklı kısmı kadınlar aleyhine olan medyadaki mevcut durumun düzeltilmesi ile ilgili durum tespitleri ve yapılması gereken eylemlere ayrılmıştır. Hükümetler, 243. maddenin altında yer alan, (d) fıkrasında belirtilen, "Medyanın, kadınları aşağı dereceden insanlar olarak sunmaktan ve seks objesi ya da eşyası olarak göstererek istismar etmekten kaçınmasını, bunun yerine kadınları yaratıcı, kalkınma sürecine katkıda bulunan ve ondan yararlanan önemli insanlar olarak sunmasını teşvik etmek"le yükümlü tutulmuşlardır.
Ayrıca, İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulan daimi ihtisas komisyonlarından "Toplumsal Cinsiyet ve İnsan Hakları Komisyonu"nun Aralık ayında sunduğu raporun "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yayın İlkeleri" başlıklı 5. bölümünde "Her türlü medya içeriğinde cinsiyetçi dil kullanımı ve söylemden kaçınılmalıdır." ifadesinin ardından dil ve söylem ile ilgili tespitler sıralanmıştır. Raporda, "Bireyi ya da eylemleri tanımlarken adam gibi, adamakıllı, adam olmak gibi erkeklikle özdeşleştirilmiş ifade, tutum, davranış ve niteliklerin kullanılması kadını yok saymaktadır" denmektedir. İlaveten, günlük yaşamda yaygın olarak cinsiyetçi kalıp yargılar içeren ifadelerin televizyonlarda sıkça kullanıldığı vurgulanmakta, toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına dayanan aşağılayıcı derecede argo, küfürlü ve çatışmacı dil kullanımından kaçınılması gerekliliği belirtilmiştir.
Medyadaki temsilin toplumsal yaşamdaki olumsuz davranış ve uygulamaların devam etmesine aracılık ettiği ve onları yeniden ürettiği bilinmektedir. Medya temsili ve kadınlarla ilgili kullanılan ifadeler, insanların cinsiyet, etnik, ulus, dini vb. kimlik ve farklılıklarından ötürü fiziksel ve psikolojik olarak zarar görmelerine doğrudan yol açmasa da, buna aracılık edebilmekte veya zemin hazırlayabilmektedir. Medya içeriğinin hızlı ve yaygın bir biçimde kitlelere ulaşıyor olmasının da katkısıyla medya, basmakalıp tutum ve davranış temsillerini normalleştirerek toplumun bunlara karşı duyarsızlaşmasında küçümsenmeyecek bir etkiye sahiptir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, İhlale konu dizi filmde; "Karısı ne yaptı da zengin oldu abi" ve "Karıya bak be, hem tazminat almış hem de hisselerin yarısını öyle mi? Kahpedeki şansa bak be!" şeklinde ifadelerle, boşanmanın neticesinde kanunun taraflara verdiği nafaka, tazminat, mal paylaşımı gibi hakları kadınların hak etmediği ya da hak etmemesi gerektiği algısının yaratıldığı, kadının elde ettiği bu hak neticesinde "kahpe" sıfatıyla anıldığı, öte yandan, "kadın" yerine kullanılan "karı" ifadesi olumsuz çağrışım yapmakla birlikte kadınların aşağılamakta ve küçük düşürüldüğü, "Karıya bak" cümlesinin, içinde bulunulan durumu ayıp bir durummuş gibi küçümseyici, ayrıştırıcı ve hor gören bir şekilde ifade edildiği, "O adamın seninle evlenmesi mümkün mü, Allah aşkına. Önce bir kendine bak ya" gibi cinsiyetçi ve kaba ifadelere dramatik bir yapımda yer verilmesinin toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düştüğü ve kadını istismar eder nitelikteki bu sahnelerin kadınlar için onur kırıcı olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle söz konusu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında;
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %2 oranında idari para cezası uygulanmasına ve idari tedbir olarak program yayınının takdiren iki (2) kez durdurulmasına, karar verilmiştir.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde yer alan; "Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez." ilkesinin ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası ve program yayını durdurma idari tedbirinin uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mayıs 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 74.665.757,46 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki (%2) 1.493.315,00 Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) İdarî tedbir olarak, ihlale konu PROGRAM YAYINININ TAKDİREN 2 (İKİ) KEZ DURDURULMASINA, bu idari tedbirin uygulanma zamanın kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,
c) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “… Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.” hükmü uyarınca, işlem yapılması hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
d) İdari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programın yerine, Üst Kurulca gönderilen programların, programın başında; “Bu program, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 11.08.2021 tarih ve 2021/31 sayılı toplantısında alınan 41 No’lu kararı uyarınca, kuruluşumuzun 18.06.2021 tarihinde saat 20:00’da yayınladığı "Aşk Mantık İntikam" adlı dizi film yayınında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde yer alan, yayın hizmetleri ‘Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez.’ ilkesinin ihlali nedeniyle idari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan program yerine yayınlanmaktadır.” metninin anlaşılır şekilde okunarak DVD/CD’de yer aldığı şekliyle ticari iletişim yayını içermeksizin yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilmesine,
e) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir... Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.


