İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 09.08.2021 tarih ve 1096 sayılı yazısına konu TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 03.08.2021 tarihinde saat 07:00’da yayınladığı "Gün Başlıyor" isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta, 03.08.2021 tarihinde saat 07:00’da canlı olarak yayınlanan sunuculuğunu Murat Taylan'ın yaptığı, Can Ataklı’nın konuk olarak katıldığı, "Gün Başlıyor" isimli haber programında, program konuğu tarafından;
“Hiç bu kadar aciz duruma gelmemişti ... Propaganda başkanı var ya her şeyi bilen beş tane helikopter fotoğrafı vermiş. Ya kardeşim kendimizi kandırmayalım. Bu millete salak muamelesi yapmayalım. O fotoğrafı çekmek için beş helikopterin kalktığı çok belli. O ancak tüm helikopterler kalksın şu açıdan fotoğraf çekilecek diye uçurursan olur.- Bak Diyanet İşleri Başkanı gidiyor dua ediyor. Lan duayla söndürün o zaman! Bak Cübbeli Ahmet ne dedi? "İki Allahuekber dersen söner" mi öyle bir şey dedi. Bütün Türkiye Allahuekber diyor, sönmüyor... Birçok mütedeyyin insan da diyecek ki "Ulan bu kadar dua ediyoruz, namazımızı kıldık, orucumuzu tuttuk, yine sönmüyor..." ... Şimdi bak hedefi devamlı şaşırtıyorlar. Yangınla mücadele edilmemiş. Büyük bir beceriksizlik var, büyük bir yeteneksizlik var, çapsızlık var. İnsanları mahvetmişsin, ülkeyi mahvetmişsin, yakmışsın. Diyorsun ki teröristler. Yakalayın ulan o zaman birini!”, “Bir şey söyleyeceğim. Yalan söylüyorlar!.. Bu çağda böyle elini kolunu sallayarak ormanı yakman mümkün değil. Çok küçük bir bölgede yaparsın, biter. Aynı anda hem orası, hem orası. Sen neredeydin? Gerizekalılık yapıyorlar diyorum. Durmadan olayı teröristler yaptı, PKK yaptı, CHP yaptı...,- Bu halka dış güçler bizi kıskanıyorlar, Türkiye'yi hazmedemiyorlar, bütün dertleri Erdoğan diye yutturuyorlar. Buna inanan zavallı insanlar var... Mehmet Ali Erbil'e bile tweet attırmışlar ya devletim güçlüdür diye. Çünkü adama diyorlar ki, "arkadaş at, yoksa canın yanar.", “Burada adam ilk iş TOKİ ev gösterdi ya. O zaman ben derim ki kardeşim sen mi yaktın burayı? Ne zaman yaptınız lan bu yangın evlerini hemen projelendirmişler size güzel evler yapacağız diye.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Demokrasinin en temel önceliklerinden biri halkın haber alma özgürlüğü olduğundan demokratik rejimlerde medya, kamuoyu oluşumunda hayati öneme sahip bir aktördür. Öyle ki; medyanın yasama, yürütme ve yargıdan sonra gelen dördüncü güç olduğu çoğu otorite tarafından kabul edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında medyanın gücü ne kadar fazlaysa medya mensuplarının sorumluluğunun da o ölçüde arttığını söylemek mümkündür. Muhakkak ki medya mensuplarının halka karşı sorumlulukları bulunan siyasi kişi veya kuruluşları eleştirme ve onların gerçekleştirdikleri eylemler hakkında kamuoyunu bilgilendirme hakkı bulunmaktadır. Ancak bu hak kullanılırken tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinden ödün verilerek kamuoyunu yanlış yönlendirebilecek yayınlardan sakınılması; kişi, kurum ve kuruluşların haklarının da gözetilmesi gerekmektedir.
Yayıncılığın aynı zamanda bir kamusal sorumluluk görevi olduğu da düşünüldüğünde yayınların Basın Meslek İlkeleri çerçevesinde yürütülmesi bir zorunluluktur. Bu ilkelere göre tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinden ödün vererek kamuoyunu yanlış yönlendirebilecek yayınlardan sakınılması gerekmekte, soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanmamalıdır. Yayıncıların tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas alması ve soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberleri, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlamaması toplumda özgürce kanaat oluşumunun sağlanması için önem arz etmektedir.
Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların sorumlu yayıncılık ilkesiyle ve azami ölçüde dikkatle hareket etmesi etik haberciliğin birincil gereklerindendir. Bir yayıncı kuruluş, doğruluk ve gerçeklikten ödün vermesi durumunda ilk amacı olması gereken “doğru bilgi aktarma” ilkesine aykırı bir tutum ortaya koyduğunu ve beraberinde kaçınılmaz olarak etik sorunların doğacağını dikkate almalıdır. Gazeteciler seçtikleri haberleri topluma ileterek, bireylerin hem yakın çevrelerinde, hem de ulusal ve uluslararası düzeyde yaşanılan olaylar hakkında toplumun bilgi edinmesini sağlar. Toplumun bağımsız temsilcileri olarak isimlendirilen gazeteciler, toplum içindeki grupların kanaatlerini birbirlerine ileterek toplumsal iletişimin gerçekleşmesine yardımcı olurlar. Gerçeklerin değiştirilerek aktarılması, kişinin yanlış bilgilendirilmesine ve toplum içinde yanlış anlaşılmalara neden olabilir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu programda,; "Gerizekalılık yapıyorlar diyorum.", "yeteneksizlik var, çapsızlık var. İnsanları mahvetmişsin, ülkeyi mahvetmişsin, yakmışsın.", "O fotoğrafı çekmek için beş helikopterin kalktığı çok belli. O ancak tüm helikopterler kalksın şu açıdan fotoğraf çekilecek diye uçurursan olur." şeklinde ifadelerle, söz konusu yangınlara İHA'lar, yangın söndürme araçları, helikopterleri ve uçakları, yangın söndürme görevlileri ve gönüllüler tarafından büyük bir özveri ile müdahale edilmesine rağmen, program konuğu tarafından; yangınlara müdahale sırasında uçan helikopterlerin görüntülerini, hükümetin halkı kandırmaya yönelik olarak kullandığı iddiası ve yangınlara müdahale çabası üzerinden sarf edilen ifadelerin tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkeleriyle bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez; görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %2 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Temmuz 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 1.088.124,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.


