İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 06.08.2021 tarih ve 1089 sayılı yazısına konu TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 03, 05.08.2021 tarihinde saat 18:00’da yayınladığı "Ana Haber Bülteni" yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta, 03, 05.08.2021 tarihinde saat 18:00’da canlı olarak yayınlanan sunuculuğunu Evren Özalkuş'un yaptığı, "Ana Haber Bülteni"nin 03.08.2021 tarihinde yayınlanan bölümde, “CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban yine alev alev yanan bir alanda. Muğla'da, Ören'de şu anda. Ve karşımızda alevlere bakarken onu görüyoruz. Orası alev alev yanıyor. Sayın Alban, çok zor durumdasınız galiba ve alevler artık...”, “Nefes alamaz durumdayız. Şu anda yangının ortasındayız. Küller yağıyor bakın, küller üzerimizde. ... Bu yangına müdahale edilmezse bu yangın hemen 1 km öbür taraftaki Gökova Termik Santrali'ni yakacak, Ören'i yakacak, Gökova Termik Santrali'ni yakacak. (Yanındaki sivil giyimli iki vatandaşı göstererek) Sabahtan beri burada bakın gönüllü geldik diyorlar. (...) Senin yaptığını, senin yaptığını devleti yöneten bakanlar yapamaz. Siz el ele verdiniz buraya geldiniz, bu yangınları söndürelim, yaraları saralım dediniz ama devletin Orman Bakanı bir tane helikopter gönderemedi. Gün boyunca bir helikopter altı kere gelmiş değişik zamanlarda. Şu an maske ağzımda, nefes alamıyorum, bunlar da zorlanıyor. Ama gördüğünüz gibi yangın birazdan Ören'i saracak, Termik Santral'i saracak. (...) Yangınla baş başayız şu anda. Baş başayız. 'İmdat!' diye sesleniyorum 'İmdat!' 'İmdaat' diye sesleniyorum. Şu yangına bakın ya. Bu yangın nasıl durdurulacak merak ediyorum. Kızıl kıyamet kopmuş durumda. Kızıl kıyamet.”,
05.08.2021 tarihinde yayınlanan bölümde ise; “Önce yangınlarla başlıyoruz ana habere. 28 Temmuz'dan bu yana Türkiye orman yangınlarıyla boğuşuyor. Mücadele ediyor diyemiyoruz. Karadan evet mücadele hem itfaiye ekiplerinin hem yangın ekiplerinin, tarım-orman müdürlüklerinin hem de sivil inisiyatiflerin desteğiyle devam ediyor ama dağların tepelerin en üst noktalarında başlayan yangınlar için uçak gerekiyor elbette. İşte o nedenle belki de bu zamana kadar süren yangınlarımız var. Dün, günlerce yapılan uyarılar hiç dikkate alınmadığı için termik santrale kadar vardı alevler.”, “Muğla’nın Milas ilçesinde çıkan yangın Kemerköy Termik Santrali’ne sıçradı. Yetkililerin günlerdir yaptığı uyarılara iktidar kulağını tıkadı. Yangın su havuzlarının ve sık ağaçların bulunduğu bölgeden santrale doğru hızla ilerledi. Gecenin ilerleyen saatlerinde alevlerin sardığı termik santralin bulunduğu alandan zaman zaman patlamalar ve ardından parlamalar meydana geldi. Santraldeki yangın 10 saatten fazla süren mücadelenin ardından sabah saatlerinde kontrol altına alınabildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez santralin ana ünitelerinde ciddi bir sorun olmadığını söyledi.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Demokrasinin en temel önceliklerinden biri halkın haber alma özgürlüğü olduğundan demokratik rejimlerde medya, kamuoyu oluşumunda hayati öneme sahip bir aktördür. Öyle ki; medyanın yasama, yürütme ve yargıdan sonra gelen dördüncü güç olduğu çoğu otorite tarafından kabul edilmektedir.
Bu açıdan bakıldığında medyanın gücü ne kadar fazlaysa medya mensuplarının sorumluluğunun da o ölçüde arttığını söylemek mümkündür. Muhakkak ki medya mensuplarının halka karşı sorumlulukları bulunan siyasi kişi veya kuruluşları eleştirme ve onların gerçekleştirdikleri eylemler hakkında kamuoyunu bilgilendirme hakkı bulunmaktadır. Ancak bu hak kullanılırken tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinden ödün verilmeden kamuoyunu yanlış yönlendirebilecek yayınlardan sakınılması; halkı paniğe, kaosa sevk edebilecek abartılı sunumdan kaçınılması gerekmektedir.
Yayıncının haber programlarıyla kamuoyunu bilgilendirme görevini icra ederken, kriz haberciliğinin hassas dengelerini akılda tutması beklenmektedir. 2014 yılında hazırlanan Yayın İlkeleri Rehberi'nde "Kriz zamanı yayınlarında izleyicilerde korku, panik, endişe yaratacak ifadeler kullanılmamalı gerilimi artıracak nitelikteki yorumlardan kaçınılmalıdır." ifadesine yer verildiği, yayıncı kuruluşların, yangın gibi kriz anlarında ülkede yaşananlara ilişkin haberlerin veriliş tarzı ve dilinde otokontrol yapmalarının gerekliliği vurgulanmaktadır.
İhlale konu yayında, Bu yangına müdahale edilmezse bu yangın hemen 1 km öbür taraftaki Gökova Termik Santrali'ni yakacak, Ören'i yakacak, Gökova Termik Santrali'ni yakacak." ve "Ama gördüğünüz gibi yangın birazdan Ören'i saracak, Termik Santral'i saracak." şeklindeki ifadelerin ve haberde kullanılan kaygı verici görüntülerin halkı panik ve korkuya sevk edeceği, aynı ana haber bülteni programının 05.08.2021 tarihli yayınında Termik Santral'de patlama meydana geldiğine yönelik servis edilen ve toplumda infial yaratabilecek abartılı seslendirme tarzı, alev ve duman görüntüleriyle eş zamanlı aktarılan haberde geçen "... alevlerin sardığı termik santralin bulunduğu alandan zaman zaman patlamalar ve ardından parlamalar meydana geldi." ve "Santralin içine girdi. Santrallerin içine girdi" "İmdat!' diye sesleniyorum 'İmdat!' 'İmdaat' diye sesleniyorum. Şu yangına bakın ya. Bu yangın nasıl durdurulacak merak ediyorum. Kızıl kıyamet kopmuş durumda. Kızıl kıyamet." şeklinde görüntü ve ifadelerle, yangın sırasında ve sonrasında oluşan kriz zamanında ekranda olması gereken doğru bilgi akışı, sağ duyulu ve yatıştırıcı açıklamaların aksine, yanıltıcı, endişe verici, infial oluşturabilecek nitelikte olduğu, özellikle de bir Milletvekilin panik haldeki infial oluşturacak ifadelerinin ekrana getirilmesiyle, kriz zamanı habercilerden beklenen kamusal sorumluluk ve yayıncılık anlayışla bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez; görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %2 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Temmuz 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 1.088.124,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.


