İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 12.08.2021 tarih ve 1112 sayılı yazısına konu BAHARTÜRK logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 10.08.2021 tarihinde saat 10:03’te yayınladığı ticari iletişim yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 10.08.2021 tarihinde saat 10:03’te yayınladığı "Akik Taşı Üzerinde - Hilye-i Şerif" isimli ürünün tanıtım ve satışına ilişkin ticari iletişim yayınında; “(...) Hilye-i Şerif'i evinde bulunduran, üzerinde taşıyan her kimse o kişiye bela, büyü, nazar, cin, musallat uğramaz, uğramaz diyor... Akik taşı üzerine işlenmiş Hilye-i Şerif'i yanında taşıyan, evinde bulunduran tamamen, hayatı boyunca arınıyor. Cin bulaşmıyor, büyüler bozuluyor, evine bereket, huzur geliyor. Uyurken sıçrayanlar, gece korkanlar, gece beni uyutmayanlar var diyenler... İşte bu kolyeyle huzura, rahata kavuşuyorsunuz. ... Akik taşını yastığının içine koydum. Çocuğum altına kaçırmayı bıraktı. Çocuğum artık geceleri rahat uyuyor. Sıçramıyor, korkmuyor hocam dediler. Hilye-i Şerif korkuyu defeder. Hilye-i Şerif, bereketi kapınızdan içeri sokar. Evinizden bereket, huzur, hoşgörü eksik olmaz. Hilye-i Şerif, borçlarınızdan sizleri huzura kavuşturur....Alın ve bu güzel akik taşını, bu güzel doğal taşı, bu güzel Hilye-i Şerif'i yanınızdan ayırmayın. Cin musallatlarından kurtuldum diyenler, cinler benim yakamı bırakmıyor, gece beni uyutmuyor, korkudan tek başıma yatamıyorum, ışığı söndürüp uyuyamıyorum diyenler! İşte Hilye-i Şerif. Alın, alın kullanın. Huzura ereceksiniz, maneviyatınız güçlenecek, kendinize güveniniz artacak. Sizler Hilye-i Şerif'le huzur, bereket bulacaksınız. Nazardan, kötü gözlerden, kem gözlerden kurtulacaksınız inşallah diyoruz efendim. ... Yakaza cinleri, çocuk yaptırmıyor, kadına yapılan çocuğu düşürttürüyor, kadına engel oluyor. Ama Hilye-i Şerif'in bereketi, Hilye-i Şerif'in mağfireti bu cine de engel oluyor. Çocuk sahibi olmak isteyenler, borçlarından, tefecilerden, pislikten, lanetten kurtulmak isteyenler evinizde, üzerinizde Hilye-i Şerif'i bulundurun. Peygamber Efendimizin anlatıldığı o güzel yüzünün, o güzel bedeninin tarif edildiği Hilye-i Şerif size bereket, huzur, güven getirecek. Başınızdaki sıkıntıları bir bir defedecek. Hilye-i Şerif berekettir.”, "Akik Taşı Üzerinde - Hilye-i Şerif, 0 212 945 04 .., 99 TL", "Cinlerden ve Büyülerden Korunmanın Sırrı: Hilye-i Şerif, Artık Cinlerden ve Büyülerden Korunabilirsiniz!, Yapılan Büyüleri Bozmak ve Büyüden Korunmak İstermisiniz, Hilye-i Şerif ile Kafir Cinlerden Korunabilirsiniz!, Üzerinizde Büyü Varsa Hilye-i Şerif ile Büyülerden Korunabilirsiniz!, Türkiye'nin %99'u Musallat Altında!, Yemen Zırhı ile Hayatınızdaki Sıkıntıları Yok Edebilirsiniz!, Kim Hilye-i Şerif-i Takarsa Peygamber Efendimizi Görmüş Gibi Olur!, Cin Musallatından Kurtulmak ve Korunmak İçin Takabilirsiniz!, Hilye-i Şerif ile Aile İçi Sıkıntılara Son Verebilirsiniz!, Hilye-i Şerif'in Büyük Gücü ile Korunabilirsiniz!" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelerle, söz konusu ürünün tanıtımı ve satışının yapıldığı görülmüştür.
Bilindiği üzere, Anayasa'nın 24’üncü maddesinde “Kimse, ... kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.” denmek suretiyle din ve vicdan hürriyeti anayasal garanti altına alınmış ve din istismarı anayasal olarak yasaklanmıştır.
İhlale konu yayında, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği, ve bu yönde "Akik Taşı Üzerinde - Hilye-i Şerif" isimli ürün alındığında birçok maddi ve manevi sıkıntılarından kurtulacağının iddia edilerek izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Temmuz 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


