İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 03.09.2021 tarih ve 1248 sayılı yazısına konu 363 TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 28.08.2021 tarihinde saat 11:12’de yayınladığı ticari iletişim yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 28.08.2021 tarihinde saat 11:12’de yayınladığı "Şeyh-i Şifa" isimli ürünün ticari iletişim yayınında, “Şeyh-i Şifa'yı herkese tavsiye ediyorum…Tamamen bitkisel hiçbir yan etkisi yok bildiğim kadarıyla…Kesinlikle yok. Kudretnarıyla yapılmış, yakaotlu. Gerçekten benim de bakın evimde var kullanıyorum. Sabah akşam bir çay kaşığı ... bundan sabah akşam içecekler kısa bir süre içerisinde bana çok dua edecekler. ... Zaten rahatlık kendini de gösterir. Görecekler ki çok rahatlayacaklar. Ne ameliyat ne yan etkisi olan ilaçlar falan hiçbir şey yok…tek seferde prostatınızı bitirelim diye size 6 kavanoz prostat macunu gönderiyoruz. Üstelik fiyatta hiçbir oynama yapmadan 4 kavanoz fiyatına 6 kavanoz gönderiyoruz...Hiçbir yan etkisi olmayan, tıpta da bunu farklı şekillerde kullanırlar zaten. Kudretnarı çok önemli. Birçok yerde, hararetle tavsiye edilen bir şeydir. Bunu bu mamul haline getirmişler...Bu duruma göre değişiyor. Hastalığın süreleri herkeste çok aynı olmayabiliyor. ...biraz da psikoloji meselesi bu, inanmasıyla alakalıdır. Malum maalesef bu işi ayağa kadar düşüren bir sürü insanlar var. O sebepten diyorum ki böyle bilinçli olan güvenilir insanlardan alışveriş yapsınlar. Ve huzuru bulsunlar…kesin sonuç veren, cinsellikle ilgili işte iktidarsızlığa kadar, efendim prostattan kaynaklanan … bozuklukları vesaire vesairelere çok yararlı bir şey. Ben de böyle gördüm mü dayanamıyorum, sabah akşam kullanıyorum...Beyfendilerde oluşan prostat hastalığına şifa niyetine ürettiğimiz bu mamul, sizde veya bir dostunuzda oluşan prostat rahatsızlığını Allah'ın izni, keremiyle bitirecektir…Ve sonunda da kesin çözüme kavuştuğuna dair kanaat getirildi...Rahatsızlık vardı değil mi, yola çıkamıyorduk değil mi, namaz kılamıyorduk öyle değil mi? Bunun gibi daha birçok dertleriniz için Şeyh-i Şifa kudretnarlı, yakaotlu özel bir karışım. Bunlar yapılırken kolay yapılmadı. Yirmi yılın tecrübesi var burada. Elbette ki bunlardan kurtulmak isterseniz ki istersiniz, bunu alacaksınız. Bununla birlikte ücretsiz olarak yanında hediyemiz olarak, yan olarak tesiri olan bu hastalığın özel rahatsızlıklarınız var. İşte bu hastalıklar için de tamamlayıcı olarak bu ürünümüzü hediye ediyoruz...Ben kendimden biliyorum, ben kendimi biliyorum, bende de bu rahatsızlık vardı ve ben de kullandım. Dolayısıyla bu bir kere garanti. ...Bununla birlikte biz şu Şeyh-i Şifa markasını çok önemsiyoruz. Bunun dışında hiçbir markaya ben ne güvenirim ne de garanti veririm. Buna çok dikkat etsinler sevgili seyircilerimiz, değerli kardeşlerimiz. Kapılarına kadar gelecek. Amma yanında işte şu cinsel sorunlarına da çare arayanlar bunu da kullanacaklar. Tarif etmiştik sabah akşam birer kaşık. Kapılarına kadar her şey dahil teslim edilecektir...”, "0212 700 18 …", "4 Kavanoz Fiyatına 6 Kavanoz 99 TL + Kargo", "Prostat Hastaları", "Prostat'tan Aile Saadeti Bozulanlar", "6 Kavanoz Şeyh-i Şifa Macunu 3 Kavanoz Prostat 3 Kavanoz Cinsel Macun", "3 Alana 3 Bedava 6 Kavanoz" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelerle, ürünün prostat sorunu yaşayanlara ve prostat kaynaklı cinsel problemleri olanlara iyi geldiği vurgulanarak, sağlık beyanıyla tanıtım ve satışına yönelik yayın yapıldığı görülmüştür.
Bilindiği üzere, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında; "...Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan, 03 Temmuz 2015 tarih ve 29405 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmeliğin Tanıtım Faaliyetlerinin Kapsamı ve Esaslarının anlatıldığı 5’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında “Ürünlerin internet dahil halka açık yayın yapılan her türlü medya ve iletişim ortamında program, film, dizi film, haber ve benzeri yollarla doğrudan veya dolaylı olarak topluma tanıtımı yapılamaz…” hükmü,
Gıda kapsamında değerlendirilerek izin verilen ürünlerin de 5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği'nin 7’inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen "...bir hastalığı önleme, tedavi etme veya iyileştirme özelliğine sahip olduğuna dair bilgilendirme yapılamaz, bu tür özelliklere atıfta bulunulamaz." hükmü yer almaktadır.
Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun 13.02.2013 tarih ve 18816847 sayılı yazısında; “insan sağlığına doğrudan veya dolaylı olarak faydalı olduğunu yahut hastalıklara veya belirtilerine karşı etkili olduğunu, koruduğunu, tedavi ettiğini belirten ileri süren veya ima eden tüm ifadeler sağlık beyanı olarak kabul edildiği, bununla birlikte, TV ve radyo kanallarının reklamlarında veya programlarında gıda takviyeleri ve bazı kozmetik ürünlerin "zeka seviyesinde artış, iştahsızlık, erken boşalma, iktidarsızlık, sperm sayılarını arttırma, cinsel sorunları giderme, tansiyon ve ritim bozuklukları, mide bağırsak problemleri, hepatit C, hepatit B, diyare, hemoroid, gastrit/reflü, kolesterol seviyesini azaltma, astım şikayetlerinin giderilmesi, kemik erimesi, trombosit düşüklüğü, kanser (tümör), karaciğer büyümesi, kansızlık, idrar yolları problemleri, migren, baş ağrısı, uçuk tedavisi, metabolizmayı hızlandırması, sindirimi kolaylaştırması, hazımsızlığa iyi gelmesi" gibi bir çok sağlık beyanıyla tanıtımı ve satışının yapıldığı, bunun yanı sıra bazı kozmetik ürünlerinde "bel ve boyun fıtığı, kireçlenme, romatizma, diz ve kas ağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrıları, saç çıkarma, kellik" gibi semptomlarda tedavi edici özelliği belirtilerek yani sağlık beyanında bulunularak tanıtım ve satışının yapıldığı” belirtilmektedir.
Bahse konu ürünün tanıtım ve satışına yönelik ihlale konu yayında, söz konusu ürünün prostat sorunu yaşayanlara ve prostat kaynaklı cinsel problemleri olanlara iyi geldiği vurgulanarak, çok sayıda rahatsızlığa çözüm olarak sunulduğu ve ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla tanıtım ve satışının yapıldığı sabit olup, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan ürünlerin sağlık beyanı ile tanıtılması ve bu tanıtımda yer alan ifadelerin, insanların hastanelere, tıp doktorlarına ve tıbbi tedavi yöntemlerine duydukları güvenin sarsılmasına neden olabileceği, toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında; ihlale konu yayında, söz konusu ürünün sağlık beyanı ile tanıtım ve satışının yapılmasının, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasına ve ilgili mevzuatına aykırılık taşıdığı, dolayısıyla mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez..." hükmünün ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında;
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %5 oranında idari para cezası uygulanmasına ve idari tedbir olarak program yayınının takdiren beş (5) kez durdurulmasına, karar verilmiştir.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde ... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına ... yer verilemez ..." hükmünün ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası ve idari tedbir uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %5 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Temmuz 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu PROGRAM YAYINININ TAKDİREN 5 (BEŞ) KEZ DURDURULMASINA, bu idari tedbirin uygulanma zamanın kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,
c) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “… Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.” hükmü uyarınca, işlem yapılması hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
d) İdari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programın yerine, Üst Kurulca gönderilen programların, programın başında; “Bu program, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 07.09.2021 tarih ve 2021/35 sayılı toplantısında alınan 46 No’lu kararı uyarınca, kuruluşumuzun 28.08.2021 tarihinde saat 11:12’de yayınladığı ticari iletişim yayınında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; ‘Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde,... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez...’ hükümlerinin ihlali nedeniyle idari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan program yerine yayınlanmaktadır.” metninin anlaşılır şekilde okunarak DVD/CD’de yer aldığı şekliyle ticari iletişim yayını içermeksizin yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilmesine,
e) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir. Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği,
Hususlarının kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Ayrıca, Reklam Kurulu Yönetmeliğinin 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları, (a) bendinde belirlenen ilkeler çerçevesinde incelemek ve gerektiğinde denetim yapmak” hükmünün uygulanması ve uygun görülmesi halinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Ceza Hükümleri” başlıklı 77’nci maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılmasını teminen dosyanın Reklam Kurulu’na gönderilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


