İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.10.2021 tarih ve 1453 sayılı yazısına konu 365 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 12.10.2021 tarihinde saat 21:06’da yayınladığı "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 12.10.2021 tarihinde saat 21:06’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı" adlı programda, sunucu tarafından; “(…) efendim misal söylüyorum. Evlenemiyorsun, evlenememenin sebebini bilmek imtahan mı? Yoksa birileri sihirler mi yaptı? Kısmetini öyle mi kapattılar? Ne oldu? Bu manada istişare ediyoruz. Bizim programımızın ana konusu bu. Metafiziksel sıkıntılarımızla alakalı fikir alışverişinde bulunuyoruz. Üzerimizde sihir, musallat, nazar olabilir mi? Masaya yatırıyoruz... Bir türlü evlenemedik, evladımızı evlendiremedik, maddi manevi sıkıntılardan kurtulamadık, yüzümüz gülmedi, musibet eksik olmuyor, başımızda bela bitmiyor, ne yaparsak yapalım, ne kadar gayret edersek edelim efendim, iki adım üç adım ileri gidemiyoruz. Hep bi böyle bir terslikler, aile içinde huzursuzluk, yuva yıkılma aşamasına gelmiş, karı koca birbirinden nefret eder hale gelmiş. Efendim evlatlar anaya babaya asi olmuş, anada babada evlada muhabbet kalmamış. Öyle bir hale gelmiş ki aile bireylerinin her birinde ayrı bir bela, her birinde ayrı bir musibet var. Nedir bu ya? Bir şeyler mi yapıldı? Yani yapılmıyor mu? Kur'an-ı Azimü'i-şan yapılıyor diyor. Allah kaç tane ayeti kerimede söylüyor Rabbimiz yani. Düğümler atarlar, üfürürler, sihirle yuvaları yıkarlar, üç harfliler gelirler insana musallat olurlar... Medyum değiliz, falcı değiliz, büyücü değiliz Allah'a sığınırız... Metafizik hususunda ehil miyiz? Ehiliz Elhamdülillah. Allah'ın ikramını gizleyecek halimiz yok...”, “... bu sihir öyle bir şey ki bazen aile niyetiyle yapılıyor. Sulp niyetiyle. Yani ne demek? Diyelim yapılan habis tertipler, şer tertipler bir kişinin bütün ailesinin üzerinde etki göstermesi niyetiyle yapılabiliyor. Bu nasıl bir düşmanlık ya? Bir kimsenin çoluğuna çocuğunu ailesinin nasıl hayatını karartırsın yani? Yani diyelim işte senin dedene sorun, dedene yapmışlardı bugün seni bile, torunu olarak seni bile etkileyebiliyor. Nesilden nesile devam edebiliyor. Bunu yaşayan bazı kardeşlerimiz şu anda hemen benim bunu dememle beraber a derler. Niye hakkikaten bir düşünecek şimdi adam, bir düşün yani bu tarz hali olanlar için söylüyorum...”, “... Rabbimiz biz cinleri neden yarattık diyor? Narı semum. Ne zaman? İnsanlardan daha evvel yarattık diyor. Bu üç harfliler biz yokken dünyadalardı. Biz yokken varlardı onlar yani. Ben bir defa bir rukye yapıyordum. Rukyede lisana geldi kişinin bedenindeki üç harfli dedi ki: "Lan" dedi "siz" dedi "daha dün geldiniz be" dedi "siz yokken biz buradaydık" dedi biliyor musun? Yani, insanlar hakikaten doğru söylüyor, insanlar gelmeden önce dünyaya, üç harfliler vardı, yaşıyorlardı zaten...”, "Canlı, Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı, Sorularınızı WhatsApp'tan ücretsiz olarak sorabilirsiniz, …., 0546 786 52 …" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Dinimizin esaslarını bildiren kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de yer alan ayet ve surelerin okunmasının, dua edilmesinin, maddi-manevi sıkıntıların ve belaların giderilmesindeki önemi hiç kuşkusuz ki yadsınamaz. Ancak ihlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


