İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 25.10.2021 tarih ve 1488 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 23.10.2021 tarihinde saat 20:00’da yayınlanan "ElKızı" adlı dizi film yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı tarafından, annesinin ölümü ile çocuk yaşta öksüz kalmış ve babası tarafından sürekli aşağılanıp şiddet uygulanan, babaannesi tarafından da göz ardı edilmiş Ezo adlı karakterin başından geçen olayların anlatıldığı “Elkızı” dizi filmin 23.10.2021 tarihinde saat 20:00’da yayınlanan ilk bölümünde; Ezo’nun ölen annesinin hatıralarından kurtulmak isteyen üvey anne Ayfer’in, Ezo’nun gözleri önünde annesinin elbiselerini yaktığı, bunu gören Ezo’nun Ayfer’e hesap sorarken, Ayfer’in Ezo’ya tokat attığı ve Ezo’nun, Ayfer’e saldırdığı, yere düşen Ayfer’in, kardeşi Bekir’den yardım istediği, ablasının yerde olduğunu gören Bekir’in, Ezo’ya tokat atınca Ezo’nun yere düşüp kafasını taşa vurduğu, bu sırada Ezo’nun köpeği Cesur’un, Bekir’in bacağını ısırdığı, sinirlenen Bekir’in, belinden silahını çıkararak köpeğe ateş edip öldürdüğü ve ilgili sahnenin devamında eve gelen Resul’un, kızı Ezo’nun “kendisine kimsenin saygı duymadığını, korkudan el pençe durduklarını” söylemesi üzerine sinirlenip Ezo’ya herkesin önünde tokat attığı görülmüştür.
Bilindiği üzere, Televizyonun izleyiciler üzerinde yaptığı etkiler konusunda yapılan araştırmalarda; medyada yayınlanan, özellikle de televizyonda yer alan şiddet olaylarının, toplum genelindeki saldırganlık oranları üzerindeki istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir artışı tetiklediği, medyanın değerlerimiz, tutum ve davranışlarımızı şekillendirmede de etkileyici bir güç olduğunu, televizyonun tüm kitle araçları içerisinde belki de en kolay erişilen ve en yaygın kullanılan araç olması nedeniyle en etkili öğrenme kanalı olarak dikkat çektiği, yapılan bilimsel araştırmaların televizyon ve medyada izlenen şiddetin gerek kısa, gerekse uzun vadede izleyicilerin duygu, düşünce, değer, tutum ve davranışları üzerinde tetikleyici, hızlandırıcı ve özendirici bir etkisi olduğu yönündeki tespitler; ekranlardan verilen şiddet mesajlarının tüm izleyicileri olumsuz yönde etkilediğini, izlenen şiddet sahnelerinin tutum ve davranışlara yansıyarak toplumda gittikçe yaygınlaşan ve bireylerin sorunlarını şiddet uygulayarak çözmeye yönelik davranış değişiklikleri oluşturduğunu kanıtlar niteliktedir.
Bununla birlikte, Televizyonun düzenli ve tutarlı örüntülerle sunduğu kurgusal şiddet ilk bakışta masum şiddet olarak görülebilir. Çünkü kurgusal programlar gerçek dünya değildir. Kurgusal şiddet, mizah, komedi, drama gibi belirli bir programın mesajını iletmek için başvurulan ögelerden biri olarak savunulabilir. Yani, şiddet eğlence sektörüne hizmet eden televizyonun birçok eğlence ayağından biridir. Ancak bu durumun normalleştirilmiş ve haliyle içselleştirilmiş şiddetin gerçek dünyada yansımasında da bir rol oynadığı düşünülmektedir.
Dizi-Film gibi endüstriyel ürünlerde yer alan kurgusal şiddetin en dikkat çekici türü ise kadına yönelik şiddettir. Kadına yönelik şiddet; Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından 1993 yılında düzenlenen Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması Bildirgesi’nde “ister kamusal isterse özel yaşamında meydana gelsin kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik zarar ve ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayalı bir eylem, uygulama ya da bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma” şeklinde tanımlanmaktadır.
Ayrıca, Devletimiz tarafından; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak amacıyla 24/06/2004 tarihinde 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kabul edilmiş olup ilgili kanunun 20. maddesi’nde “Hayvanların korunması ve refahı amacıyla; yaygın ve örgün eğitime yönelik programların yapılması, radyo ve televizyon programlarında bu konuya yer verilmesi esastır. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile özel televizyon kanallarına ait televizyon programlarında ayda en az iki saat, özel radyo kanallarının programlarında ise ayda en az yarım saat eğitici yayınların yapılması zorunludur. Bu yayınların %20'sinin izlenme ve dinlenme oranı en yüksek saatlerde yapılması esastır.” şeklindeki ifade ile radyo ve televizyon programlarında bu hususa dikkat edilmesi gerektiği belirtildiğinden, yayıncıların izleyici ile buluşturacakları görsel-işitsel içeriklerde konu ile ilgili gereken hassasiyetleri göstermeleri beklenmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu dizi filmde; hem kadına hem de hayvana uygulanan fiziksel şiddet görüntüleri aynı sahnede ekrana getirilmiş ve bir başka sahnede de tekrarlanan söz konusu dizide; çeşitli karakterler tarafından "o benim oğlumdu, annen elkızı", "sen de annen gibi anarşistsin, o da senin gibi hiç saygı duymadı bana ama bana saygı duymayı öğreteceğim ben sana" şeklinde dile getirilen ifadelerle kadının şiddet aracılığı ile kontrol altına alınabilir bir varlık gibi sunulduğu, ilgili karaktere karşı sürekli bir psikolojik şiddetin uygulandığı ve erkekliği öne çıkaran olay örgüsü ile kadına yönelik psikolojik/fiziksel şiddetin zihinlerde meşru bir olguymuş gibi algılanmasına sebep olunduğu, dolayısıyla “kadına şiddet” ve “hayvana şiddet” ile ilgili sahnelerin izleyicilerin söz konusu durumları normalleştirmelerine, içselleştirmelerine ve şiddetin gerçek dünyada yer bulmasına yol açacak bir etkiye sebep olabileceği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle söz konusu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında;
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %3 oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan; "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 64.948.992,90 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde üç oranı (%3) 1.948.470,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir...” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP ile İlhan TAŞÇI’nın karşı oyları ve oyçokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 27.10.2021 tarih, 2021/42 sayılı toplantısında alınan 16 No’lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


