İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 26.10.2021 tarih ve 1493 sayılı yazısına konu H HALK logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 19.10.2021 tarihinde saat 21:00’da yayınladığı "Kayda Geçsin" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere; H HALK logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 19.10.2021 tarihinde saat 21:00’da yayınlanan, sunuculuğunu Özlem Gürses'in yaptığı, Timur Soykan, Murat Ağırel ve Ozan Gündoğdu'nun konuk olarak katıldığı, "Kayda Geçsin" adlı programda, program sunucusu tarafından; "Bir anda Türkiye'de özellikle İstanbul merkez olmak üzere kağıt toplayıcıların depolarına gece yarısı baskınlar yapılmaya başlandı. Sebepleri sorulduğunda itibarsızlaştırma, kara propaganda, uyuşturucu kuryesi olmalarından tut işte terörist olmalarına kadar. Ama haklarında açılmış bir soruşturma süreci yok. Verilmiş bir mahkeme kararı yok. Buna rağmen bu ifadelerle kağıt toplayıcılarına yönelik bir deyim yerindeyse bir iletişim kampanyası başladı. Sonrasında anladık ki meselenin arka planında kağıt toplama işiyle ilgili bir şey var. Gene bizim bir yayınımızda gece yarısı bir Resmi Gazete kararnamesiyle ülke genelinde kağıt atık toplama süreçleri yeni bir regülasyona bağlandı. Peki diyeceksin ki olabilir. İşte yeşil mutabakat. Pandemi sonrası yeni dünya inşası. Olabilir bir regülasyon. Fakat meseleyi biraz daha derinleştirdiğimizde anlıyoruz ki yeni oyuncular kağıt toplama işine girmek üzere bir hazırlık içerisindeler. Hatta bunun için bir bakanlığın çatısı altında bir kamu yapısı bile kurulmuş. Şu meseleyi bize bir anlatır mısın?", program sunucusu ve konuğu arasında geçen diyaloglarda ise; "Peki Ozan şöyle şeyler duyumlar var. Kulisler var. Teyide muhtaç ama. ERDOĞAN ailesinin bu işe gireceği söyleniyor. Sayın Emine ERDOĞAN'ın bu israf projesini bu nedenle... -Bu hikaye tabi bir bütün olarak değerlendirmek lazım. Bu hikayede bu sektöre ilişkin konuşan herkesin söylediği şey bu. Bir Emine ERDOĞAN'ın sıfır atık projesi, sıfır atık sloganı. Emine Hanım böyle bir şeyden haberdar mıdır değil midir? Yoksa onu bilemem. Ama bir sıfır atık. İki naylonların naylon poşetlerin paralı hale getirilmesi. Üç bu şeye yapılan baskınlar. Atık depolarına yapılan baskınlar. Dört atık ithalatının yeniden serbest bırakılması gibi adımlar aslında bütün sektörü o demin anlattığım şekilde düzenlemenin adımları." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, Kitle haberleşmesinin önemi kamusal faaliyetteki gücünden ileri gelmektedir. Bu nedenle medyanın gücünün artması ile medya mensuplarının sorumluluklarının da aynı ölçüde arttığını söylemek mümkündür. Medya mensuplarının söz ve eylemleri ile kamuoyunu bilgilendirmesi tabii bir durumdur. Ancak bu hakları kullanırken tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinden ödün verilerek kamuoyunu yanlış yönlendirebilecek yayınlardan sakınılması; kişi, kurum, kuruluş ve milletin haklarının da gözetilmesi gerekmektedir. Yayıncılığın kamusal bir sorumluluk olduğu gerçeğinden yola çıkarak gazetecilik olanakları içerisinde üretilen haberlerin tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas alması beklenmektedir. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin gazetecilik mesleğiyle ilgili işaret ettiği ahlaki sorumluluk, toplum bilincinin gelişmesini sağlama, haber ve yorumların kişisel yargılar içermemesi ya da gerçekleri çarpıtmaması ve gizlememesi gibi gazeteciliğin topluma borçlu olduğu etik ilkelere uygun davranılmalıdır.
Gazeteciler ve yayıncılar genellikle haberin gerektirdiği bilgi ve sorumluluğu haberin veya yorumlanacak iletinin yapılış aşamalarında araştırma ve yayınlama süreçlerinde nesnel verilere, dengeli habercilik ilkesine değil, hedef kitlenin beklentisine göre şekillendirebilmektedirler. Haberde veya yorumlanan iletide tarafsızlık kavramını uygulayabilmek için tartışılan konuyla ilgili tüm bilgiler aktarılmalı, tartışmalı konularda tarafların görüşleri bildirilmeli, konuyla ilgili güncellenen bir durum varsa ortaya konmalı, haber kaynağının sözleri veya görüntüleri özünü kaybetmeden maddi gerçekliğe dayalı olarak aktarılmalıdır.
Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların sorumlu yayıncılık ilkesiyle ve azami ölçüde dikkatle hareket etmesi etik haberciliğin birincil gereklerindendir. Bir yayıncı kuruluş, doğruluk ve gerçeklikten ödün vermesi durumunda ilk amacı olması gereken “doğru bilgi aktarma” ilkesine aykırı bir tutum ortaya koyduğunu ve beraberinde kaçınılmaz olarak etik sorunların doğacağını dikkate almalıdır. Gazeteciler seçtikleri haberleri topluma ileterek, bireylerin hem yakın çevrelerinde, hem de ulusal ve uluslararası düzeyde yaşanılan olaylar hakkında toplumun bilgi edinmesini sağlar. Toplumun bağımsız temsilcileri olarak isimlendirilen gazeteciler, toplum içindeki grupların kanaatlerini birbirlerine ileterek toplumsal iletişimin gerçekleşmesine yardımcı olurlar. Gerçeklerin değiştirilerek aktarılması, kişinin yanlış bilgilendirilmesine ve toplum içinde yanlış anlaşılmalara neden olabilir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu programda, program sunucusu tarafından; son dönemde kağıt toplayıcılarının depolarına polis ve zabıta tarafından baskınlar yapıldığının, söz konusu şahıslar hakkında kara propaganda yapılarak halk üzerinde olumsuz imaj yaratılmaya çalışıldığının ifade edildiği, konuşmaların devamında sektörde büyük bir kazanç olduğu, son dönemde yapılan düzenlemelerin sektöre yeni oyuncuların girmesi için hazırlık amacı taşıdığının belirtildiği, yine "Peki Ozan şöyle şeyler duyumlar var. Kulisler var. Teyide muhtaç ama. ERDOĞAN ailesinin bu işe gireceği söyleniyor. Sayın Emine ERDOĞAN'ın bu israf projesini bu nedenle ..." şeklinde ifadelerle, sayın Emine ERDOĞAN'ın kağıt toplama sektörüne gireceği ve yapılan tüm bu işlerin bağlantılı olduğunun ifade edildiği, söz konusu açıklama yapılırken ifadelerin bir kulis olduğu, teyide muhtaç olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu açıklamalarla ilgili herhangi bilgi, belge ve kanıt gösterilmemiş, maddi bir gerçekliğe dayanmadan tamamen şahsi kanaatle bir değerlendirmede bulunulmuştur. Soruşturulması mümkün olan bir haberle ilgili gerekli özen gösterilmeden, yeterli araştırma yapılmadan ve kanıt sunulmadan yapılan bu açıklamaların kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; ..." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 2.651.932,15 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde üç oranı (%3) 79.558,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP ile İlhan TAŞÇI’nın karşı oyları ve oyçokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 27.10.2021 tarih, 2021/42 sayılı toplantısında alınan 20 No’lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


