İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 22.10.2021 tarih ve 1485 sayılı yazısına konu 365 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 16.10.2021 tarihinde saat 21:04’te yayınladığı "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 16.10.2021 tarihinde saat 21:04’te yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı" adlı programda, sunucu tarafından; “(…) efendim, evet bazen Allah'tan korkmayan şerli insanlar bizim sıkıntı yaşamamız, hatta bu sıkıntıların daim olması için sihir yoluna müracaat edebiliyorlar Mehmet Abi. Büyü yapabiliyorlar. Bu sıkıntıların daim olması ne demek? Mesela bir sihir tertibi vardır ki, ….. Allah'a sığınırız, yapandan efendim yaptırandan ve yapılan olmaktan Allah'a sığınırız. Allah bizleri muhafaza eylesin. Bir insana bu sihir yapıldığı zaman. İşte bir muska halinde bu yazılıyor, muskaya yazıldıktan sonra işte katlanıyor, götürüyorlar bunu mezara gömüyorlar. Bu bir sihir tertibidir. Aslında buna kabir büyüsü de derler. Yani mezara gömme suretiyle yapılan bir sihir. Kabre gömme suretiyle yapılan bir sihir. Bu sihri yaptıkları kimse ölsün diye mi mezara gömüyorlar? Yok, mezara girene kadar sıkıntılar bitmesin. Mezara girene kadar dert, tasa, eksik olmasın. Hayatın her alanında büyük problemler hasıl olsun ve efendim kişi öyle bir hale gelsin ki, yani belki ölsem daha iyiydi yani. O kadar ağır sıkıntılar yaşıyor ki bu kadar ağır sıkıntılar yaşamaktansa...Böyle kabre gömmek suretiyle yapılan sihir neticesinde hayatımızın her alanında bu sefer çok büyük problemler meydana gelebiliyor Mehmet Abi. Efendim, bilmem anlatabildim mi? Rabbim Tala Hazretleri inşallah yardımcın olsun. Allah'ım bu şer tesiri üzerinden def eylesin. Tez zamanda seni muvaffak eylesin...”, “... Rabbim Teala Hazretleri bizleri ehli hasetin şerrinden emin eylesin; çünkü bir insanın metafiziksel manada mesela bir insandan bana nasıl bir zarar gelebilir? İki şekilde zarar gelir. Görmediğim şekilde, gözle göremediğim şekilde bir insan bana nasıl sıkıntı yaşatabilir? Ya büyü yapar, ya da nazar eder. Bu ikisi ile efendim işte benim kısmetimi de kapayabilir, rızkımı da bağlayabilir, benim büyük sıkıntılar, hastalıklar yaşamama sebep olabilir. Şerri ile hasedi ile ölümüme kadar sebep olabilir... Allah'tan bir haber, Allah'tan haberi yok, niye? Allah'ı bilen bir adam, Allah'ı tanıyan bir adam sihir yapabilir mi? Büyü yoluna müracaat edebilir mi? Kur'an-ı ….'da Rabbimiz biz bunları yapanları ebediyen cehenneme göndereceğiz dediği halde. Biz bu yola müracaat edenleri ebediyen cehenneme göndereceğiz dediği halde...”, "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı, Sıkıntılarımıza Ayet ve Dualardan Tavsiyeler, ..., 0546 786 52 …" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Dinimizin esaslarını bildiren kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de yer alan ayet ve surelerin okunmasının, dua edilmesinin, maddi-manevi sıkıntıların ve belaların giderilmesindeki önemi hiç kuşkusuz ki yadsınamaz. Ancak ihlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


