İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 22.10.2021 tarih ve 1486 sayılı yazısına konu 365 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 17.10.2021 tarihinde saat 21:30’da yayınladığı "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 17.10.2021 tarihinde saat 21:30’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı" adlı programda, sunucu tarafından; “(…) sevgili kardeşim, Rabbim Teala hazretleri yuvana huzur saadet versin, Allah … bundan sonra uzun ömürler, hanendeki huzuru daim eylesin ve Rabbim bundan sonra inşallah yüzünü güldürsün. Neslinizden salih, saliha evlatlar dünyaya getirebilmeyi nasip buyursun. Tabi bazen, bazı yuvalarda evlilik yeni gerçekleşmiş olmasına rağmen, misal üç ay evli, beş ay evli hatta bazen geçenlerde duyuyoruz ki böyle altı aylık evliymiş, ondan sonra boşanmış. Yani altı ayda ne yaşadın? Altı ayda ne oldu? daha yeni tanışıyorsun ya, ha belki bundan önce on sene flört ettiysen bilemem; ama yani altı aylık bir evlilikte ne yaşanabilir de bir sihir olabilir? Bir efendim, bir boşanma hadisesi olabilir. Daha yani yeni evlenmişsin; ama bakıyorsun nişan zamanında bir şeyler yapıyorlar, ta düğünden evveline giden bir şeyler yapıyorlar. Efendim bunlar yani daha görüşürken evlilik olmasın diye haset etmişler. Mesela belki kendilerine düşünüyorlardı. Öyle böyle düşünceler de oluyor yani. İşte bir kızı biz isteyecektik, geldi başkaları istedi vesaire. Daha bunların üzerlerinde böyle bir evlilik hali olmadan evlenemesinler diye sihir yapıyorlar; ama efendim işte Allah …. nasip ediyor bir şekilde kadere yazılmış, o sihrin enerjisi onların arasında bir soğukluk meydana getirse dahi yine de yani bir evlilik yoluna giriyorlar, evleniyorlar; ama bundan sonra bir bakıyorsun evliliklerinde mutlu olamıyorlar. Beş ay geçiyor, altı ay geçiyor diyorlar ki biz artık boşanmayı düşünüyoruz...Yani belki anlatabiliyor muyum? Bilmiyorum benim sevgili kardeşim. Ta bundan evlilik evveline giden bir problemin var olduğundan bahsedebiliriz. Yani böyle bir söz, nişan döneminden beri gelen bir sıkıntı halinden. Efendim bu yuvayı istemeyen, bazılarının bu yuvanın kurulmaması adına gayret ettiğinden, neticede bu gün de bu yuvanın yuvanın huzurunu, saadetini aranızdaki muhabbeti bu yapılanların etkilediğinden bahsedebiliriz. Rabbim şerlerinden korusun, bunlar ancak şeytanlaşmış kimselerin işidir... Bak zaten şimdi evet hocam diyo daha ilk evlendiğimizde diyo evden iki muska çıktı diyo bak yazmış kardeşimiz...”, “... şimdi işte tabi normalde emin olmadığın insanların, elinden verdiği şeyleri yememek lazım. Belki zor ama ne yapayım? Mustafa Abim. İşte bazen birilerinin ikramlarını alıyoruz, kabul ediyoruz, yiyoruz, içiyoruz bize zehir oluyor zehir. Şifa olmuyor. Yediğimizden, içtiğimizden de vücudumuza efendim sihir enerjisi bulaşabiliyor. Nasıl yani? Sihirin çeşitleri vardır, büyünün çeşitleri vardır. Bazen uzaktan yaparlar... Sana yakın olmayan kimseler, çok uzaktan bu habis yollara müracat edebilirler; ama bazen de sana çok yakın, senin evine girip çıktığın veya onların senin evine girdiği çıktığı insanlar. Sana habis sihirlere, büyülere müracaat etmek suretiyle sıkıntılar yaşatabilirler...”, "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı, Sıkıntılarımıza Ayet ve Dualardan Tavsiyeler, ..., 0546 786 52 …" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Dinimizin esaslarını bildiren kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de yer alan ayet ve surelerin okunmasının, dua edilmesinin, maddi-manevi sıkıntıların ve belaların giderilmesindeki önemi hiç kuşkusuz ki yadsınamaz. Ancak ihlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


