İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.10.2021 tarih ve 1500 sayılı yazısına konu 365 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 21.10.2021 tarihinde saat 21:00’da yayınladığı "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 21.10.2021 tarihinde saat 21:00’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı" adlı programda, sunucu tarafından; “büyük sıkıntılarımız oluyor malumuz yani….Bazen sebebini anlayamayacağımız derecede, işin içerisinden çıkamayacağımız derecede büyük problemler yaşayabiliyoruz. Yani başımızda büyük belalar, musibetler olabiliyor. Belli bir yaşa gelen evladımız evlenemeyebiliyor. Ne kadar mücadele edersek edelim, ne kadar gayret edersek edelim, sürekli efendim maddi manevi problemler üst üste geliyor olabiliyor. Efendim tabi dolayısıyla bir bakıyoruz karı koca sebepsiz yere boşanma aşamasına gelmiş. Bir bakıyoruz efendim, kardeş kardeşe düşman olmuş, ana evlada düşman olmuş, ailede huzur kalmamış, muhabbet kalmamış, saadet kalmamış. Öyle bir hale gelmişiz ki…Yani birbirimize düşman olmuşuz, birbirimizi görmeye, duymaya dahi tahammülümüz kalmamış. E şimdi üzerimizde böyle bir hal var ise bu halden nasıl kurtuluruz? Bu hali üzerimizden nasıl defederiz? Bu hallerin sebebi ne olabilir? Bunları canlı yayında konuşuyoruz, istişare ediyoruz….E Allah'ımız ikaz buyurduğuna göre demek ki malesef bugün bu sihirleri yapanlar var. İşte Allah'ımız düğüm atıyorlar diyor. Ne diye düğüm atıyorlar bunlar? İnsanların akıllarını bağlıyorlar, rızıklarını bağlıyorlar, nasiplerini kısmetlerini bağlıyorlar. Sonra bir bakıyorsun elli oldum, elli beş oldum, öyle oldum yuva kuramadım diyor hala. Bir defa evlendim boşandım, e bir daha yok yani evlenemedim. Talipler de var, istemeye gelenler de oluyor felan ama yani muvaffak olunamıyor. Sürekli problemler, sıkıntılar. Evladımızı, kızımızı böyle evlendiremedik, yani belli bir yaşa kadar gelmiş olmasına rağmen, nedir bu üzerimizde ya üzerimizdeki? yani merak ediyoruz…Bursa'dan bir tane ablamız vardı Allah selamet versin, bana bir gün dedi ki: "Ya hocam" dedi. "Siz şöyle bunları anlatınca ben bir farkettim ki" dedi. "Biz en az yirmi yıldır hiçbir pazar kahvaltısını kavgasız yapmamışız." Allah Allah "oturuyoruz değil mi şimdi? sohbet edeceğiz, kahvaltı yapacağız mutlaka bir yerden kavga çıkıyor ama öyle bir normal gelmiş ki, normalleşmiş ki artık bu birbirimize bağırmalarımız siz bunları şu televizyonda anlatırken ben farkettim bunun anormal olduğunu" dedi. "Biz kavgasız bir pazar kahvaltısı dahi yapamıyormuşuz." Allah Allah ya Rab, ya Rab. Dolayısıyla işte bazen bir bakıyorsun geziyorlar eve bir şeyler bırakıyorlar. E nazar var inkar edemezsin, hasetcileri inkar edemezsin, nazar ediyorlar, haset ediyorlar vesaire... İşte biz de programımızda konuşuyoruz, böyle bir şeyler olabilir mi diye? Birileri bir şeyler yapmış olabilir mi? Sihirdir, nazardır vesaire veya efendim bir habis varlık, üç harflilerden böyle bir varlık acaba bize musallat olmuş olabilir mi?... Bunları canlı yayınımızda konuşuyoruz, elimizden geldiği kadarıyla istişare ediyoruz...”, "canlı Rusya, Mücahid Hoca ile Saadet Asrının Dua Harmanı, Sorularınızı WhatsApp'tan ücretsiz olarak sorabilirsiniz, …, 0546 786 52 …" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Dinimizin esaslarını bildiren kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de yer alan ayet ve surelerin okunmasının, dua edilmesinin, maddi-manevi sıkıntıların ve belaların giderilmesindeki önemi hiç kuşkusuz ki yadsınamaz. Ancak ihlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


