İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 19.11.2021 tarih ve 1584 sayılı yazısına konu 365 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 13.11.2021 tarihinde saat 20:04’te yayınladığı "Feyz-i Muhabbet" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 13.11.2021 tarihinde saat 20:04’te yayınladığı "Feyz-i Muhabbet" adlı programda, sunucu tarafından; “Oğlum İslam nazara geldi. Onunla alakalı hemen bir dua verelim...Her gün çekecek arkadaşlar. Her gün. Yani esmanız her gün. Eğer huzur istiyorsanız, eğer huzur, mutluluk, muhabbet istiyorsanız her gün çekeceksiniz. Ama yok bana nazar değsin, benim kısmetim kapalı olsun, benim rızkım kapalı olsun, bana rızık gelmesin, her gün kavga olsun istiyorsan çekme. Dert çek, esma çekme. Dert çek, esma çekme. Sen bilirsin. Yani ben dert çekme esmanı çek diyorum...Nezahat Hanım, bu esmayı çeker misin? Her gün, çek. Zaman geçiyor ama insan değişiyor. Sen değişmeyeceksin. Zaman da değişmeyecek, sen de değişmeyeceksin…Evinde huzurun, mutluluğun, muhabbetin gelmesi için bir dua göndereceğiz. Fadime kardeşimiz bu duayı yapın. Hadi bakalım...Yani evlenmek isteyip de evlenemeyenler ne yapacak? Evlenmek istiyorum ama bir türlü evlenemiyorum. Bakın bu duayı verdik 10 kişiye daha geçen hafta verdim bu hafta hepsinin ilk 3 kişinin pardon 4 kişinin düğünü var. Bu duayı yaptıktan sonra. Hadi bakalım. Kim bu duayı kim samimi halde yapar ve evlenir diyoruz…Dua üzerine bize ne yazarsanız yazın. Duanın üzerine. 1248 sahifelik dua kitabımız var. Yani kesinlikle bu dua üzerine, istediğinizi sorabilirsiniz. Yani hangi dua neye iyi gelir?...Korku, vesvese ve acayip takıntı, vesvese hali var. Tabii sende var. Çok acayip var zaten. Evet sana da o duayı gönderelim...İşsizim. Hayırlı iş kapılarının açılması için hangi duaları okuyacağız? Bakın işsizlere, şimdi işsizler için ya da işsiz kalmamak için ne yapacağız arkadaşlar? Allah’ın esması var. Bakın ben size bir dua, esma. Yani şimdi bilinçli bir şekilde yazdığım dua kitabından yazdığım bir dua bu. Denenmiş, tecrübe edilmiş. Yapılmış Ayşe Hanım. Yani yapın bunu yapın göreceksiniz. Bakın 21 gün, bakın mutlaka 21 gün devam edin Allah’ın izni keremiyle işlerinizin açıldığını göreceksiniz...Hocam ben ayrılma noktasına geldik sizden dua aldım. Ve eşimle aramda şu an da huzur tekrar geldi. Allah sizden razı olsun. Çok teşekkür ediyorum. Hocam eşimle hiç huzurum yoktu. Kavga ediyordum. Siz verdiğiniz duadan sonra şu anda evde huzur var. Demiş…Nilüfer hanımda çok negatif bir enerji, nazar hali, kırgınlık, efendim bir negatif bir enerji görüyorum hanımefendide…Eşinizin sizi sevmesini istiyor musun? 21 gün yap. 21 gün sonra evden kovsan kaçmaz eşin. 21 gün hangi dua? Hangi dua hangi tesbihatı yapman lazım ki? Bakın sevdiğiniz size böyle deli divane olsun, yansın aşkınızdan kavrulsun istiyor musunuz?”, “canlı, isimleriniz esmalarınızı bize yazarak öğrenebilirsiniz, 0549 699 50 …" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Dinimizin bir sorunla karşılaştığımızda ya da bir konuya yönelik isteklerimizin gerçekleşmesini arzuladığımızda, öncelikle, çalışmamız ve mücadele etmemiz gerektiğini emretmesiyle birlikte dua etmenin yeri, önemi yadsınamaz bir gerçektir. Ancak ihlale konu programda, sunucunun adeta fal bakar gibi izleyicilerin adından yola çıkarak, karakterlerini ve onların yaşadıkları olayları, tahlil etmesi, öğrettiği duanın yapılması halinde, dua edenin talebinin kesin olarak kabul olacağını garanti etmesi karşılaşılan zorluk ve sorunların sadece dua ile çözülebileceği yönünde bir intiba uyandırmaktadır. Bahsi edilen durumun toplum nezdinde pasif kalma, gerekli adımları atmada geç kalma, yeterince çabalamama vb. gibi sonuçlar doğurabileceği, bu tarz meselelerin toplumda en çok istismar edilen konulardan olması nedeniyle, bu tür istismarların yaygınlaşmasına ve sıradanlaşmasına yol açacağı ve insanları yanlış yönlendireceği değerlendirilerek mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


