İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 25.11.2021 tarih ve 1605 sayılı yazısına konu 365 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 14.11.2021 tarihinde saat 19:59’da yayınladığı "Feyz-i Muhabbet" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 14.11.2021 tarihinde saat 19:59’da yayınladığı "Feyz-i Muhabbet" adlı programda, sunucu tarafından; “Evet Sedat nazar var sende sevgili Sedat, isminin Esma'sını çekersen üzerindeki o negatif enerji yani nazar hali kalkar. Sevgili Sedat, nazar var. O dediğinden yok üzerinde nazar, hasetlik var, hasetlik. Çekemeyenlerin hali var...Evet Döne'de acayip bir kuvvetli nazar hali var. Döne, evet Döne Hanım'da nazar var. Döne ablam, Döne ablacığım sen de yazsaydın, ben sana cevap verirdim. Evet, Döne ablam evet nazar var, evet efendim...Evet Yeliz Hanım'da maalesef, ciddi bir şekilde bir sıkıntı var. Sıkıntı var Yeliz Hanım, sıkıntı var. Geceleri uyuyamıyor, böyle bir sıkıntı halinde olanlara. Tabi şimdi arkadaşlar bazı şeyleri televizyonda söyleyemiyoruz. Sıkıntıları görebiliyoruz ama şu anda sıkıntıları sadece whatsapp hatlarından, olanlara ben söylüyorum zaten. Bazen böyle, evet Yeliz Hanım dikkatli olsun ve Yeliz Hanım'ın inşallah şu duayı yapmasında fayda var...Şefika Ana neden çok üzgün. Kader kardeşim dinliyor musun? Bir soru soruyorum neden üzgün, neden kafaya taktı, neyi var? Çok üzgün görüyorum. Şefika Ana çok üzgün. Evet Şefika Ana dinliyorum. He evet, şimdi doğru, Allah'ım Şafi ismiyle şifa versin. Ben onu istiyordum işte. Ona da dua edelim işte. Onu demeni bekliyordum, çok üzgün, çok yıkık Şefika Hanım. Babası rahatsızmış ondan dolayı üzgün. Yani hemen gördüm, ismini verdiği andan itibaren, isimden enerji geliyor. İsim enerjisi geldiğinde, ismini verdiğinizde bir insanın enerjisini anlayabiliyoruz. İsim, sadece isim ver. Acaba istihbarat bizi kullansa mı? İstihbarat söylese mi acaba isim bu yaptı mı? Bu yaptı mı? Bu buna karıştı mı? Bu bunu yaptı mı? Dermişim aman aman yok öyle bir şey de. Yani isim analizi bu…”, "canlı, isimleriniz esmalarınızı bize yazarak öğrenebilirsiniz, 0549 699 50 …" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Dinimizin bir sorunla karşılaştığımızda ya da bir konuya yönelik isteklerimizin gerçekleşmesini arzuladığımızda, öncelikle, çalışmamız ve mücadele etmemiz gerektiğini emretmesiyle birlikte dua etmenin yeri, önemi yadsınamaz bir gerçektir. Ancak ihlale konu programda, sunucunun adeta fal bakar gibi izleyicilerin adından yola çıkarak, karakterlerini ve onların yaşadıkları olayları, tahlil etmesi, öğrettiği duanın yapılması halinde, dua edenin talebinin kesin olarak kabul olacağını garanti etmesi karşılaşılan zorluk ve sorunların sadece dua ile çözülebileceği yönünde bir intiba uyandırmaktadır. Bahsi edilen durumun toplum nezdinde pasif kalma, gerekli adımları atmada geç kalma, yeterince çabalamama vb. gibi sonuçlar doğurabileceği, bu tarz meselelerin toplumda en çok istismar edilen konulardan olması nedeniyle, bu tür istismarların yaygınlaşmasına ve sıradanlaşmasına yol açacağı ve insanları yanlış yönlendireceği değerlendirilerek mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


