İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 25.11.2021 tarih ve 1604 sayılı yazısına konu 365 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 15.11.2021 tarihinde saat 20:01’de yayınladığı "Feyz-i Muhabbet" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 15.11.2021 tarihinde saat 20:01’de yayınladığı "Feyz-i Muhabbet" adlı programda, sunucu tarafından; “Hayırlı akşamlar. Zekiye'ye bakalım. Zekiye isminin Esma'sına bakalım sevgili dostlar. Zekiye ismine baktığımızda efendim …. Evet, çok acayip, kuvvetli bir nazar var üzerinde. Vesveseler var. Vesveseyi kaldırmak için ne yapmak lazım... Bakın çok etkili bir dua var. Çok etkili bir dua... Takıntı, korku, evham, vesvese. Ne yapacağız? Arkadaşlar, çok etkili bir dua. Takıntı, vesvese. Takıntıyı, vesveseyi gideren bir Esma var. O Esma'yı çekersek, çok etkili. Efendim buna devam edelim...Selda ismini uygun, hep ağlamak geliyor içimden Selda, çok nazar var, çok nazar var, yani çok nazar var. Ağlamak geliyor içimden diyen Selda Hanım bu duayı okumaya devam edin lütfen...Enes, evet sende negatif anlamdaki enerjilerin kalkması için arkadaşlar önce Esma'larımızı çekeceğiz. Esma. Şöyle bir üç gün çektikten sonra tekrar bana yazın...Evet Sevgili Coşkun önce isim Esma'nı bulalım. Evet Sevgili Coşkun bu aralarda işlerinde çok sıkıntılar var. İşlerinde o sıkıntıların aşılması için, iş, ev, gönül anlamındaki baya bir sıkıntılarla boğuşuyorsun. Tabi Sevgili Coşkun'un, … çekmen lazım Sevgili Coşkun. Sevgili Coşkun Kardeşim sıkıntılarını gideren, seni ferahlatan bir dua, onu vereceğim Sevgili Coşkun. Bunu okursan daha da hayatının...Yani şimdi onu söyleyemeyiz arkadaşlar, Havva Hanım. Ama dua veririz. Yani kim ne yapıyor, kim ne ediyor bununla alakalı bir nemmamlık ya da bir ara seni ona, onu ona kışkırtma gibi bir olayımız yok. Ha biliyoruz; kim ne yapıyor, kim nerede, kim ne yapıyor, nasıl yapıyor bir şeyler. Ama onu biz söyleyemeyiz...Hüseyin dinliyor musun? Ben Esma'mı 5 yıldan beri çekiyorum diyen Hüseyin. Şimdi hemen bunu yapıyorsun ve bana dönüyorsun Hüseyin... Yarım saatte bunu yapıyorsun, döneceksin. Ben de okuyacağım sana. Hadi bakalım, hadi bakalım şimdi yap bunu. Eşimle geçinemiyorum, bunu yap bekliyorum bak. Ben de seni Hüseyin, tamam mı? Ben de seni okuyorum şu anda, yani şu anda konuşuyorum; ama şimdi benim dilim konuşuyor, kalp okuyor Hüseyin'i şu anda. Bakalım ne çıkacak Hüseyin'den…Evet ne oldu şu anda Sevgili Hüseyin? Hüseyin şu anda ne durumdasın? Allah için söyle ama. Sevgili Hüseyin yaptım diyor. Ne durumdasın Hüseyin'ciğim? Yaa, yaa anladın mı kardeşim benim. Sevgili Hüseyin şimdi ben sana boşuna kızmadım. Anladın mı bitanem benim? Hüseyin'ciğim bak çok iyiyim diyor. Allah razı olsun Hüseyin diyor ki: "kendime geldim." Biraz önce kızdım Hüseyin'e yav. 5 yıldan beri isim Esma'mı, yanlış Esma'yı çekiyor mübarek yav yanlış Esma'yı...”, "canlı, isimleriniz esmalarınızı bize yazarak öğrenebilirsiniz, 0549 699 50 …" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Dinimizin bir sorunla karşılaştığımızda ya da bir konuya yönelik isteklerimizin gerçekleşmesini arzuladığımızda, öncelikle, çalışmamız ve mücadele etmemiz gerektiğini emretmesiyle birlikte dua etmenin yeri, önemi yadsınamaz bir gerçektir. Ancak ihlale konu programda, sunucunun adeta fal bakar gibi izleyicilerin adından yola çıkarak, karakterlerini ve onların yaşadıkları olayları, tahlil etmesi, öğrettiği duanın yapılması halinde, dua edenin talebinin kesin olarak kabul olacağını garanti etmesi karşılaşılan zorluk ve sorunların sadece dua ile çözülebileceği yönünde bir intiba uyandırmaktadır. Bahsi edilen durumun toplum nezdinde pasif kalma, gerekli adımları atmada geç kalma, yeterince çabalamama vb. gibi sonuçlar doğurabileceği, bu tarz meselelerin toplumda en çok istismar edilen konulardan olması nedeniyle, bu tür istismarların yaygınlaşmasına ve sıradanlaşmasına yol açacağı ve insanları yanlış yönlendireceği değerlendirilerek mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 28.238 (yirmisekizbinikiyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


