İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 13.12.2021 tarih ve 1696 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 13, 20, 27.09.2021, 11, 18, 25.10.2021, 06.12.2021 tarihlerinde saat 20:58’de yayınlanan “Yasak Elma” adlı dizi film yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, 13, 20, 27.09.2021, 11, 18, 25.10.2021, 06.12.2021 tarihlerinde saat 20:58’de yayınladığı, “Yasak Elma” adlı dizi filmin,
13.09.2021 tarihinde yayınlanan bölümde geçen diyaloglarda; “Alo, Kumrucum nasılsın canım? - İyi canım, sen? - İyiyim ben de. Seni yemeğe davet etmek istiyorum akşama. - Bu akşam?- Evet, bu akşam müsait misin? - Bu akşam olmaz maalesef, erkek arkadaşım geldi yemeğe çıkacağız. - Ha, ay senin erkek arkadaşın olduğunu bilmiyordum. Bizim için sorun yok, buyursun o da gelsin. - Kendisi biraz çekingen o yüzden nasıl olur bilemedim. Belki başka sefere. - E peki oldu o zaman haftaya bekliyorum. - Çok iyi olur. - Tamam canım öpüyorum seni.- Ben de.- Hoşça kal.- Yıldız, akşam beni yemeğe davet ediyormuş. (Çağatay’a doğru yürüyerek)”, söz konusu sahnede, “Yıldız, komşusu Kumru’yu yemeğe davet etmek için aradığı, fakat Kumru davete katılamayacağını, erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe çıkacağını, Finalde Kumru’nun, Yıldız’ın kocası Çağatay ile birlikte olduğu görülmektedir.”,
20.09.2021 tarihinde yayınlanan bölümde geçen diyaloglarda; “Yıldız ne yapıyoruz, yemeğe geçecek miyiz? - Ay, Çağatay bir türlü gelemedi ki.- Ben varım diye mi acaba? - Ay yok canım ne alakası var? O şimdi bugün işte çok yorulmuş, bu aralar işleri biraz yoğun da o yüzden. Neyse ben bir bakayım şuna, alayım onu geleyim en iyisi. Yıldız Çağatay’ın yanına çıkmaktadır. Bu sırada Kumru Çağatay’a “Nazlanıyor musun? Neden gelmiyorsun?” şeklinde bir mesaj atar.- Hayatım, ne gülüyorsun? - Ya arkadaşın biri komik bir şey yollamış da ona gülüyorum. - Hadi artık yukarı yemeğe bekliyoruz seni. Kumru’ya da ayıp oluyor, kız alındı.- Geldi mi ki?- E geldi ya aşkım.- Of, İyi hadi gidelim.- Niye ofluyorsun ya, sen demiyor muydun bana "Düzgün bir arkadaşın yok." diye? Bak ne güzel düzgün bir arkadaş buldum işte.- İyi yaptın, çok iyi yaptın.”, “Ee siz iyi ayrıldınız herhalde? Böyle selamlar falan…- Ben kimseyle kötü ayrılmam, çok saçma bulurum öyle şeyleri ay kaçıncı yüzyıldayız?- Peki niye ayrıldınız?- Biz bir sene falan çıktık. Ondan sonra ben sıkıldım, baydı beni.- Nesi baydı? Yakışıklılığı mı? Yunan heykeli vücudu mu? Parası pulu mu, neyi?- İlişkinin heyecanı kalmadı. Sinemaya gidiyoruz dönüyoruz eve geliyoruz evde de film izliyoruz. Ne o öyle evli gibi?- Peki şimdi ne yapacaksın sen bunu arayacak mısın? - Bilmem, canım isterse ararım. Moduma göre kimi arayacağım değişir.- Ay senden öğrenecek çok şeyim var, vallahi pes!- Bence de.”, “(Yıldız, Çağatay, Kumru ve Kumru’nun babası Doğan Bey yemektedirler. Bu sırada Kumru ve Çağatay lavaboya gitmek üzere masadan ayrılırlar.)- Kumru, ne oluyor?- Ne gibi?- Eski sevgilime ararım demeler falan, hayırdır?- Arayabilirim, ne var bunda?- Şimdi böyle mi olduk?- Öncesinde nasıldık ki? Ayrıca sen evlisin, ben bu konuyla ilgili bir şey demiyorsam sen de diyemezsin. Biz sadece eğleniyoruz. - Yarın seninle baş başayken konuşacağız bunları.- Bakarız.”,
27.09.2021 tarihinde yayınlanan bölümde geçen diyaloglarda; “Bak ne diyeceğim, biz artık seninle böyle otellerde buluşmasak mı acaba?- Sen galiba baya baya metresin yapacaksın beni.- Senin için söylüyorum. Baban söylediğin gibi peşine adam takıyorsa otelde buluşmak akıl kârı değil.- Bir evimiz olacak yani öyle mi diyorsun?- Olabilir, niye olmasın?- Çağatay Bey, yoksa arkadaşlığımız eğlencelik olmaktan çıkıyor mu?”,
11.10.2021 tarihinde yayınlanan bölümde geçen diyaloglarda; “Şu Halitcan’ı nüfusuna alma fikri nereden çıktı? Yıldız mı baskı yapıyor?- Yok, onun haberi bile yoktu.- Anladım.- Sen buna mı takıldın ya şimdi?- Ay niye takılayım canım? Beni ilgilendiren bir şey değil ki. Sadece şaşırdım. Hem karımı sevmiyorum diyorsun hem de onun başkasından olan çocuğuna babalık yapmak istiyorsun.- Kumru Hanım siz demiyor muydunuz eğlenelim diye? Eğlenelim işte.- Sohbet ediyoruz Çağatay Bey.- Tamam sohbet edelim ama konumuz ailem olmasın olur mu?- Ailen? - Sen beni kıskanmaya başlıyorsun.- Çok istiyorsun ama öyle değil. Yani sadece bahsediş şeklin biraz alaturka gibi geldi. "Ailem" ay komik gerçekten. - Dalga mı geçiyorsun?- E geçmeyeyim de ne yapayım?- Gel bakayım sen şöyle”, (Yıldız, Çağatay, Kumru ve babası Doğan hep birlikte yemek yemektedirler.)- Madem bir sessizlik oldu o zaman size bir dedikodu anlatayım. Havamız değişsin.- E hadi anlat bakalım.- Özellikle senin çok ilgini çekecek. Çünkü sosyeteden bir hikâye. Bana da Ender anlattı, kişilerin ismi belli değil. İki tane iyi arkadaş varmış böyle birbirlerinin evine girip çıkan cinsten, birisi diğerinin kocasıyla birlikteymiş.- Yıldız bu ne biçim konu ya, bize ne bundan?- Ne var bunda?- Kızım bu sence normal bir durum mu?- Hayır, sanki dünyada ilk defa böyle bir şey oluyormuş gibi konuşuluyor da. Günümüzde herkes yapıyor.- Asıl bombayı söylüyorum. Bu aldatılan kız ne yapmış peki?- Ne yapacak kocasına yüklü bir tazminat davası açmıştır, en fazla bu.- Sadece o kadar değil hayatım. Ona ihanet eden arkadaşının babasıyla evlenmiş.”,
18.10.2021 tarihinde yayınlanan bölümde geçen diyaloglarda; “Bugün ona (Doğan Bey) sürpriz yapmak için ziyaretine gittim. İşe geç gideceğini söylediği için de aramadan gittim. Evde Doğan’ın karısı vardı.- Ne? Doğan’ın karısı mı? Kumru’nun annesi mi yani?- Hayır bu daha genç. Zaten onlar ayrı değiller mi? - Yani biz öyle biliyoruz. Doğan’ın evli olduğunu bilmiyorduk ki yani.- Yahu karısıyım dedi bana diyorum Yıldız.- Nasıl bir kadındı peki? Yani böyle güzel klas bir şey mi? - Tabii ki değil, yani benim yanımda asla! Onu boş ver de şimdi yani Doğan’ın bana yaptığına bak ya. Hem evlisin hem benimle ilgileniyorsun, flörtleşiyorsun falan.”,
25.10.2021 tarihinde yayınlanan bölümde geçen diyaloglarda; “Aslında ben bu anı çok bekledim. Normalde içi dışı bir insanımdır. Öyle plan program yapan biri değilim. Ama bu hayatta bana plan olmayı öğreten canım kocama ve metresi Kumru Yıldırım’a teşekkürü bir borç biliyorum.”,
06.12.2021 tarihinde yayınlanan bölümde geçen diyaloglarda ise; “Kimse beni kandıramaz ayrıca Çağatay da beni kandırmadı. Ben evli olduğunu biliyordum. Sadece babam kızmasın diye yalan söyledim yani ortamı yumuşatmak içindi, evli olduğunu biliyordum.- Kumrucum lütfen sessiz ol, ben baban falan gelecek diye çok geriliyorum.- Ben doğruları söylüyorum, kimse beni kandırmadı. Benim emin olduğum tek şey Çağatay’ın duygularıydı. Ayrıca herkes beni “metres” ilan ediyor ama karşımdaki adam ne ailesini ne karısını düşünüyor. Ben niye onlar için vicdan yapacakmışım, bana ne?”, “Evlen benimle.- Çağatay, delisin sen.- Artık seni ne kadar çok sevdiğime inanmışsındır herhalde. Uzat bakalım parmağını.(Bu sırada eve oğluyla birlikte Yıldız girer)- Aaa kocacım, biz geldik.- Yıldız ne oluyor?- Vazgeçtim boşanmaktan. Evimize döndük. Oğlum, metrese bay bay yap! Hadi canım, çıkışlar soldan.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, Aile, çocuk, genç, yetişkin, yaşlı, erkek veya kadın herkes için en doğal ve temel sığınaktır. Fertler, toplumsal hayata ilk olarak ailede hazırlanırlar, dinini, inancını, ahlak, edep, saygı, sevgiyi önce ailede öğrenirler. Aile kurumunun toplumun en doğal ve temel birimi olup toplum ve devlet tarafından korunma hakkına sahip olduğu hususu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 16. maddesi başta olmak üzere, evrensel düzeyde kabul gören birçok insan hakları metninde yer almaktadır. Anayasamızın 41. maddesine göre de "Aile, Türk toplumunun temelidir." Sadece mevzuat bağlamında değil değerler hiyerarşimizde de ailenin korunması ve aile bağlarına ihtimam gösterilmesi en üst sıralarda yer almaktadır. Toplumun önemli bir parçası olarak aile, üstlendiği rol gereği ve yerine getirdiği işlevleriyle geçmişten günümüze hemen her toplumun karakteristiğini yansıtmaktadır. Milletin ayırıcı vasıflarını, değer yargılarını, inanç ve düşünce kalıplarını bünyesinde barındıran, bu değer ve düşünce kalıplarının aktarılmasını ve kuşaklar arası bağın sürdürülmesini sağlayan aile, kendinde içkin olan bir değere sahiptir. Hem ülkemizde hem de dünyada ailenin korunması ve güçlendirilmesi konusunda medyanın yoğun olarak olumsuz algı ve değerler yaydığı görülmektedir. Bu nedenle medyada aileyi kötüleyen, değersizleştiren, sapkın ilişkileri konu edinen, çocukları kimlik bunalımlarına sokan, aile bireylerinin kişilik haklarını ihlal eden; genel ahlaka, milli ve manevi değerlere uymayan yayınlara ilişkin tedbirlerin geliştirilmesi gerekmektedir.
Toplumların devamını sağlayan ortak ahlaki, kültürel değerleri vardır. Bir toplumda yaşamanın gerektirdiği ortak değerlere sahip çıkmak, sağlıklı nesillerin yetişmesi, toplumun devamı için elzem gözükmektedir.
Medyanın insanları etkileme ve kamuoyu oluşturma kabiliyetinin çok güçlü olduğu bilinmektedir. Bu kabiliyet medyanın bütün insanlara rahatlıkla ulaşabiliyor olmasından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte medyanın sahip olduğu bu güç, beraberinde büyük sorumluluklar da getirmektedir. Özellikle dizilerin toplumu etkileme gücü çok yüksektir. Diziler birçok açıdan diğer program türlerinden farklılık göstermektedir. Öyle ki, belirli periyotlarda yayınlanan dizilerde, insan yaşamının akışına benzer bir olay örgüsü ile izleyicinin karşısına çıkılmaktadır. Bu özellikler dizilerin etkisinin artmasına, izlenme oranının fazla olmasına ve toplumda kolayca kabul görmesine zemin hazırlamaktadır. Bunun yansımaları izleyiciler üzerinde farklı alanlarda gözlenebilmektedir. Bireylerin aile üyeleriyle, arkadaşlarıyla kısaca toplumu oluşturan diğer üyelerle olan ilişkileri, diyalogları ve davranışları bu yansımaya örnek olabilir. Öyle ki günlük konuşmalar, şakalaşmalar, insanların birbirine hitap etme tarzları, yaşam biçimleri, tüketim alışkanlıkları dizilerdeki kahramanlarınki gibi olabilmektedir. Televizyon dizilerinin, hem çok fazla oluşu hem de izlenme oranlarının yüksek olması nedeniyle kültürel dönüşüm ve yozlaşmada etkili olduğu açıklanmıştır. Dolayısıyla dizilerin içeriğine, konularına ve karakterlerin yansıtılma biçimlerine bakıldığında toplumu ne kadar etkileyebileceği ve onu dönüştürebileceği görülebilir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu dizi filmde, "Hayır, sanki dünyada ilk defa böyle bir şey oluyormuş gibi konuşuluyor da. Günümüzde herkes yapıyor", "Yani sadece bahsediş şeklin biraz alaturka gibi geldi. 'Ailem' ay komik gerçekten.", "Çağatay Bey, yoksa arkadaşlığımız eğlencelik olmaktan çıkıyor mu?", "Ayrıca sen evlisin, ben bu konuyla ilgili bir şey demiyorsam sen de diyemezsin. Biz sadece eğleniyoruz.", "İlişkinin heyecanı kalmadı. Sinemaya gidiyoruz dönüyoruz eve geliyoruz evde de film izliyoruz. Ne o öyle evli gibi?" şeklinde ifadelerle, gayrimeşru ilişkilerin "eğlence" adı altında masumane gösterildiği, toplumsal yapımızda olumsuz bir
kavram olan "metres" kelimesinin bir çocuk karakterin olduğu sahnede kullanılacak derecede normalleştirildiği, aile kavramıyla ilgili olumsuz şakaların yapıldığı, aile olgusunun günümüzde değeri kalmamış alaturka bir anlayış olarak nitelendirildiği, aldatılan kadınların küçük düşürüldüğü, Türk toplumunun genel ahlak kavramı ve millî-manevi değerleriyle bağdaşmayacak çeşitli ifadelerin izleyicilere aktarıldığı, aile bireylerinin birbirlerine karşı gayriahlaki davranışlarının, toplumun aile kavramına atfettiği güven, sevgi ve saygı gibi değerlere zarar verebileceğinin göz ardı edildiği, dolayısıyla söz konusu dizi filmde, aile mefhumunun kapsadığı değerlerin erozyona uğramasına ve aile üyelerinin birbirlerine yönelik olumsuz davranışlarının toplum tarafından kanıksanarak bu gibi topluma zarar verici nitelikteki durumların Türk aile yapısına ve değerlerimize aykırılık içerdiği, televizyon programlarında bu tarz konuların görülme sıklığı arttıkça; toplumun bu ilişkileri normalleştirmesine, duyarsızlaşmasına ve toplumsal değerlerin yozlaşmasına neden olacağı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle söz konusu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında;
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %3 oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; “Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz.” ilkesinin ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Kasım 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 101.672.320,97 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde üç oranı (%3) 3.050.170,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir...” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP ile İlhan TAŞÇI’nın karşı oyları ve oyçokluğu ile karar verildi.


