İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 23.01.2022 tarih ve 117 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 17,18,19,20.01.2022 tarihinde saat 19:00’da yayınlanan "Ana Haber Bülteni" yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere; FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 17,18,19,20.01.2022 tarihinde saat 19:00’da yayınlanan, sunuculuğunu Selçuk Tepeli’nin yaptığı "Ana Haber Bülteni"nin, 17.01.2022 tarihinde yayınlanan haber bülteninde sunucu tarafından; "Kamyoncu Kontak Kapattı" başlıklı haberle ilgili yapılan yorumlarda, Öte yandan büyükşehirlere bin kilometre öteden büyükşehirlerin hemen yanında yetiştirilebilecek şeyleri getiriyorsun. Büyükşehirlerin etrafında yetiştirmiyorsun bunları. Oralara lüzumsuz, boş kalacak, satamayacağın konutlar yapıyorsun. Dünyanın da fiyatını koyuyorsun, yalıtımsız şusuz busuz sözde yalıtımlı diyorlar kışın donuyorsun içinde. ... Planlama bunun için lazım işte. Ya da bütün bunlar dostlar alışverişte görsün diye. İşte o fiyat denetimiymiş şuymuş buymuş. Saat 19:27:52’de-"Yemek Yardımından Gelir Vergisi" başlıklı haberle ilgili yorumlarda, Maaşa ayrı, hakkı olan yemeğe ayrı vergi alınıyor bu insanlardan ya bu yani yani milletin lokmasını saymak, milletin lokmasına göz dikmek bu olsa gerek ya.,
18.01.2022 tarihinde yayınlanan haber bülteninde; "PCR Testine Vatandaş Sahip Çıktı" başlıklı haberle ilgili yapılan yorumlarda, Benim anladığım kadarıyla bu test konusundaki hassasiyete bakınca ya bu ülkenin seçmeni iktidarından iyi kardeşim. İşte sıkıntı burada. Kendi seviyenizde insanları aramalısınız. Şimdi salgın bitti izlenimi yaratıyorlar, niye, bir sıkıntı olmasın fotoğraf çekilsin de görüntü çıksın da bilmem ne orada kuyruk burada bilmem ne falan aşı yetti mi yetmedi mi aman para mı bitti test tedarik ediliyor mu edilemiyor mu hep aynı hikâye.
Saat 19:10:50’de "Bedava Elektrik Tartışması" başlıklı haberle ilgili yapılan yorumlarda, Şimdi bir kere bakıyorum Aydın’da konuşma yapıyor Cumhurbaşkanı Erdoğan. Diyor ki ya bedava elektrik sözü verdin ver o zaman bedava elektriği, her yerde bunu söylüyor. Sonra da diyor ki iki cümle sonra iki cümle sonra, aradan geçse geçse ne bileyim üç dakika falan geçmiştir. Diyor ki ama veremez, niye, yetki bizde. Ya bu muteber bir şeyse yani bedava elektrik vermek, yani rakibini eleştirebileceğin bir şeyse ve yetki sendeyse ve bunu ifade ediyorsan, Cumhurbaşkanı Erdoğan hükûmetin başında o zaman bedava elektriği ülke genelinde sen vereceksin, o zaman bunu yap. … Fakat bütün bu tartışmalar nereden çıkıyor biliyor musunuz? GAP bitmedi. GAP, arkada görüyorsunuz fotoğrafı. GAP bitmedi. Yani bu memleketin aşağı yukarı 40 yıllık projesi, 30 yıllık projesi. Sulama kanalları bitmedi, insanlar orada artezyen kuyuları kazıyorlar, su çıkarıyorlar elektrik kullanıyorlar. GAP sözü verdin mi verdin, sulama sözü verdin mi verdin, yerine getirdin mi getirmedin. Peki 20 yıldır ne yapıyorsun kardeşim? ... Buradan bir şey söylemek istiyorum. Bana kalırsa ben iyi bir gazeteci sayılmam hatta gazeteci bile değilim ama bu gazetecilik denen ve bunun yapıldığı yerlerde önemli bir cevher vardır, önemli bir maden vardır o da arşivdir. Bakın burada bu ülkeyi yönetenleri uyarıyorum. 10 yıllık arşivler 5 yıllık arşivler neyse. Verilen sözlerin kaydedildiği yerler bunları yarın öbür gün çıkaracağız. Kim ne zaman nerede ne türden sulama sözü vermiş. ... Memlekette bir kanaat var GAP ya da neyse Türkiye'nin güney güneydoğusunda bazı yerler İsrail'e satıldı falan diye, bunlara da cevap verin satıldı mı gerçekten, hani paraya sıkışıldı ya.
Saat 19:14:11’de "İmamoğlu: İstanbul'a İhanet Edenleri Deşifre Ederiz, Akıllarını Başlarından Alırım" başlıklı haberle ilgili yapılan yorumlarda, Devam edelim İstanbul'da bir tartışma var biliyorsunuz, metro hattı polemiği yeni projeler var. O projelerin harekete geçmesi, yapılabilmesi, gerçekleştirilebilmesi için bir imzaya ihtiyaç var. Bu ülkede hakem tayini için bile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir şey söylemesi lazım onu anlıyoruz yani. Şu günkü sistemde Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, ya da sizde yiyip içelim bizde gülüp geçelim sistemi ya da sen ben bizim oğlan sistemi neyse.
Saat 19:21:40’da "2022 En Parlak Yılımız Olacak" başlıklı haberle ilgili yapılan yorumlarda, Geçen hafta dedik şimdi Merkez Bankası rezervi yükseliyor filan diyorlar. Rezervin nasıl yükseldiğinin önemi yokmuş gibi konuşuyorlar aynı hikâye. E şimdi ortaya çıkıyor beş Merkez Bankası'nın açıklaması 17 milyar dolar satılması. Memleket insanının parasından bahsediyorum. Bu ülkenin insanının dişinden tırnağından artırarak, on yıllardır çalışarak bu ülkeye değer katarak biriktirdiği paradan bahsediyorum. Bunun başına bunu idare edebilecek insanlar koyacak mısınız koymayacak mısınız kardeşim? Ya bu ülke ufak tefek bir ülke değil. Bu ülke dünya tarihini etkilemiş değiştirmiş bir ülke. Türk milleti gidecek tırı vırı körfez ülkelerinden para mı isteyecek yani, swapmış bilmem neymiş! Yerim o körfez ülkelerini ya! Bu nedir ya bu nasıl bir kepazeliktir ya! Şimdi yeni modeller işte yeni birtakım projeler varmış Türk lirasına ilgiyi artırmak için. Bakar mısınız Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Cumhurbaşkanı diyor ki Türk lirasına ilgiyi artırmak için yeni birtakım projelerimiz var. Nedir mesela şu andan sonra bir Türk lirası alana bir Türk lirası bedava mı vereceksiniz ne yapacaksınız yani, nedir yani? Zaten Türk lirası bağlandı dolara endekslendi. Memlekette efendim konut üretiyorsun alan yabancı, bu ülkenin milleti yokmuş gibi. Memlekette iş veriyorsun ucuza çalışıyor diye kontrolsüz, yasa dışı içeri kabul ettiğin göçmen çalışan. Efendim memlekette işletme, şirket, bilmem ne bu cumhuriyet yüz yılda üretmiş, özel şirketler kamu şirketleri satmışsın yabancılara üç kuruşa beş kuruşa. ... Para nerede o da belli değil, arkadaş sattıysan parayı bir yere koydun, nerede o para? O patronlar paraları nerelere götürdü kardeşim? ... Bu ülkenin zenginleri patronları şirketleri avantaj sağladığın vergi avantajı kredi avantajı kredi alıp Ziraat Bankası'ndan şuradan buradan medya sahibi başka şey sahibi olanlar var. Gitti İtalyana sattı şuna sattı buna sattı. Para nerede para, nerede para? Yok, aynı hikâye.
Saat 19:28:33’te ise "Maaş Zammı Emekliye İlaç Olmadı" başlıklı haberin ardından yapılan yorumlarda, Emekli insanların, bu ülkenin yapı taşlarının sıkıntılarıyla ilgilenmeyen iktidar nasıl bir siyasi zekaya sahip olabilir bak ben net söylüyorum emekliyi üzeni üzerim net söylüyorum yani.
19.01.2022 tarihinde yayınlanan haber bülteninde; “BAE ile 5 Milyar Dolarlık Swap Anlaşması” başlıklı haberle ilgili yapılan yorumlarda, Eğer mecburiyetten, şartlarımız zorlaştığı için, başka çare kalmadığından gidip yeni yeni birtakım diplomatik ilişkiler kuruyorsak orada dikkat edilmesi gereken bir şey var. Diplomatik ilişki kurulur, ülkeler makas değiştirir şunu yapar bunu yapar fakat bunu mecburiyetten, artık bir zorunluluk haline geldiğinde bir şeye ihtiyaç olduğunda ve herkes bunu biliyorken yaparsanız hiç kimse kimseye, siz biliyor musunuz yani bu yayını izleyen bu ülkede yaşayan herkes şunu bilir ki hiç kimse kimseye bedavadan bir şey vermez. Verir mi, kim vermiş? Peki karşılığında ne alıp ne istiyorlar ki ifade de ediyor bu ülkeler diyorlar ki Türkiye’de fiyatlar cazip fırsatlar sunuyor.
Saat 19:26:35’te “O 'Parlak Yıl' Bir Türlü Gelmedi” başlıklı haberle ilgili yapılan yorumlarda, Şimdi öyle bir acayip bir durumdayız ki böyle bir sahte lâle devri, acayip bir rant pompalaması. ... Şimdi mesela faizi düşürüyomuş gibi görünüyorsunuz ki düşmüyor, ama mesela olağanüstü rant veriyorsanız imtiyaz veriyorsanız mesela nasıl yapıyorsanız hazine garantili kur veriyorsanız. Bankada parası olmayanın bankada parası olana vaat edilen imtiyazı çalışarak ödemek zorunda kalacağı adaletsiz bir sistem yaratıyorsanız o imtiyazlarla.
Saat 19:37:10’da "Tarikat Yurtları Tartışmaları" başlıklı haberin ardından yapılan yorumlarda, Bu ülkenin kaynakları, ki sandığınızdan çok zengindir, bir türlü olmuyor doğru kullanılmıyor işte. Kaynaklar doğru kullanılmıyor, vergiler doğru kullanılmıyor, sözde işte girişimciyi, üreteni, çiftçiyi desteklemek lazım bu zamanlarda.
20.01.2022 tarihinde yayınlanan haber bülteninde; saat 19:04:25’de-"Bakanlıktan 'Bilime Gerek Yok' Kararları" başlıklı haberin ardından yapılan yorumlarda ise; Şimdi bir bakanımız, kıymetli bir bakanımız diyor ki biz hızlı test kitlerini üretiyoruz, Almanya'nın en çok kullandıkları onlar. Peki neden vatandaşımız faydalanmıyor, Türk milleti bu ülkenin insanı neden faydalanmıyor onu düşünmemiş belli ki belli ki düşünmemiş. ... Türkiye'de son bir hafta içinde 10 gün içinde can kaybı %7 arttı, geçen senenin aynı dönemine göre %7. Bu %7'yi açıklayacak birilerine ihtiyacımız var. ... Bakanlığa sormuyorum, zaten anlaşıldığı kadarıyla onlar bir muhakeme ve bir önlem dolayısıyla bu işi organize etmektense saklamayı tercih ediyor gibi görünüyorlar adetâ.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, Demokrasinin en temel önceliklerinden biri halkın haber alma özgürlüğü olduğundan demokratik rejimlerde medya, kamuoyu oluşumunda hayati öneme sahip bir aktördür. Öyle ki; medyanın yasama, yürütme ve yargıdan sonra gelen dördüncü güç olduğu çoğu otorite tarafından kabul edilmektedir.
Bu açıdan bakıldığında medyanın gücü ne kadar fazlaysa medya mensuplarının sorumluluğu da o ölçüde artacaktır. Muhakkak ki medya mensuplarının, halka karşı sorumlulukları bulunan siyasi kişi veya kuruluşları eleştirme ve onların gerçekleştirdikleri eylemler hakkında kamuoyunu bilgilendirme hakkı bulunmaktadır. Ancak bu hak kullanılırken tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinden ödün verilerek kamuoyunu yanlış yönlendirebilecek yayınlardan sakınılması; kişi, kurum ve kuruluşların haklarının da gözetilmesi gerekmektedir. Gerçeklerin değiştirilerek aktarılması, kişinin yanlış bilgilendirilmesine ve toplum içinde yanlış anlaşılmalara neden olabilir.
Medya hizmet sağlayıcılar, yayın hizmetlerini kamusal sorumluluk anlayışıyla kanunlarda yer alan hükümlere ve Basın Meslek İlkelerine uygun olarak sunmalıdır. Bu bağlamda tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinden ödün vererek kamuoyunu yanlış yönlendirebilecek yayınlardan sakınılmalı, soruşturulması Basın Meslek İlkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanmamalıdır. Bu nedenle bu ve buna benzer her türden haberin aktarımında yayıncıların editoryal bağımsızlık hakları saklı kalmak kaydıyla genele hitap eden haberlerin ön hazırlık süreçlerinde tarafsızlık ilkesi temelinde doğruluk ve gerçekliğinin araştırılarak izleyicilere sunulması yayıncı kuruluşların kamusal sorumluluğudur.
Haber aktarımında doğruluk, gerçeklik ve tarafsızlık haberciler açısından hem hukuki hem de ahlaki zorunluluktur. Gerçek olmayan haber ve duyurular, mesleki etik değerlere ters düşen durumlardandır. Medya kuruluşlarının kamuoyunu aydınlatma, bilgilendirme görevi her durumda hassasiyetle ve sorumlulukla ele alınmalıdır. Bir yayın sırasında yayına konu olan net ve doğru bilgilere erişim izleyici kitle nezdinde çok önemlidir. Kesinlikten uzak bilgilerle yapılan haberler, habere ve haberciye karşı güven kaybına neden olmaktadır. Haber unsurlarından ve ögelerinden en önemlisi doğruluk ve gerçekliktir. Bir program yayınlanmadan önce teknik hazırlık, stüdyo içerik hazırlığı vb. birçok ön denetimden geçmektedir. Yayın kuruluşları tarafından tüm kamuoyunu ilgilendiren haberlerin meslek ilkeleri uyarınca teyit edilmeksizin yayınlanmaması gerekir.
Bununla birlikte, kitle iletişim araçlarıyla topluma sunulan haberlerde belirli ölçütlerin bulunması da önem arz etmektedir. Buna göre nesnellik, tarafsızlık ve dengelilik, yorumdan ayrılık, yansızlık, sadelik, doğruluk, açıklık ve kesinlik ilkeleri haberlerin üretim ve topluma sunumunda temel ilkeler olarak iş görmektedir.
Genel kabul düzeyinde izleyici kitleyi ilgilendiren temel konu, ana haber bültenleri özelinde bakılacak olursa habercinin kişisel görüş, yorum ya da değerlendirmelerinden ibaret haber aktarımı değil, aktarılan olay veya durumun kendisi olmalı; haber sunucusunun bilgi yoğun olmak yerine duygu yoğun habercilik yaparak kişisel kanaatlerini ön plana çıkarmaması olmalıdır.
Yayıncılar genellikle haberin gerektirdiği bilgi ve sorumluluğu haberin veya yorumlanacak iletinin yapılış aşamalarında araştırma ve yayınlama süreçlerinde nesnel verilere, dengeli habercilik ilkesine değil, hedef kitlenin beklentisine göre şekillendirebilmektedirler. Bu bağlamda bahsi geçen yayın kuruluşunun belirtilen tarihli ana haber bültenleri incelendiğinde, haber sunucusunun bir sonraki habere geçmeden önce ilgili haber bağlamında çeşitli değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür. Benimsenen sunum tarzı sonucu ilgili haber sunucusunun olay veya kişilere ilişkin bir haber aktarırken, haberin içeriğini verdikten sonra çözümleme kısmına geçerek yoğun bir şekilde yaptığı eleştiri, yorum ve değerlendirmelerde sorumlu ve tarafsız habercilik çizgisinden uzaklaştığı değerlendirilmiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu haber bülteninde, sunucu tarafından; "Oralara lüzumsuz, boş kalacak, satamayacağın konutlar yapıyorsun. Dünyanın da fiyatını koyuyorsun, yalıtımsız şusuz busuz sözde yalıtımlı diyorlar kışın donuyorsun içinde. ... Planlama bunun için lazım işte. Ya da bütün bunlar dostlar alışverişte görsün diye", "Benim anladığım kadarıyla bu test konusundaki hassasiyete bakınca ya bu ülkenin seçmeni iktidarından iyi kardeşim. İşte sıkıntı burada. Kendi seviyenizde insanları
aramalısınız."; "Şimdi bir kere bakıyorum Aydın’da konuşma yapıyor Cumhurbaşkanı Erdoğan. Diyor ki ya bedava elektrik sözü verdin ver o zaman bedava elektriği, her yerde bunu söylüyor. Sonra da diyor ki iki cümle sonra iki cümle sonra aradan geçse geçse ne bileyim üç dakika falan geçmiştir. Diyor ki ama veremez, niye yetki bizde. Ya bu muteber bir şeyse yani bedava elektrik vermek, yani rakibini eleştirebileceğin bir şeyse ve yetki sendeyse ve bunu ifade ediyorsan, Cumhurbaşkanı Erdoğan hükûmetin başında o zaman bedava elektriği ülke genelinde sen vereceksin, o zaman bunu yap"; "Bakın burada bu ülkeyi yönetenleri uyarıyorum. 10 yıllık arşivler 5 yıllık arşivler neyse. Verilen sözlerin kaydedildiği yerler bunları yarın öbür gün çıkaracağız. Kim ne zaman nerede ne türden sulama sözü vermiş. ... Memlekette bir kanaat var GAP ya da neyse Türkiye'nin güney güneydoğusunda bazı yerler İsrail'e satıldı falan diye bunlara da cevap verin satıldı mı gerçekten, hani paraya sıkışıldı ya."; "Bu ülkede hakem tayini için bile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir şey söylemesi lazım onu anlıyoruz yani. Şu günkü sistemde Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, ya da sizde yiyip içelim bizde gülüp geçelim sistemi ya da sen ben bizim oğlan sistemi neyse."; "Bunun başına bunu idare edebilecek insanlar koyacak mısınız koymayacak mısınız kardeşim? Ya bu ülke ufak tefek bir ülke değil. Bu ülke dünya tarihini etkilemiş değiştirmiş bir ülke. Türk milleti gidecek tırı vırı körfez ülkelerinden para mı isteyecek yani, swapmış bilmem neymiş! Yerim o körfez ülkelerini ya! Bu nedir ya bu nasıl bir kepazeliktir ya! Şimdi yeni modeller işte yeni birtakım projeler varmış Türk lirasına ilgiyi artırmak için. Bakar mısınız Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Cumhurbaşkanı diyor ki Türk lirasına ilgiyi artırmak için yeni birtakım projelerimiz var. Nedir mesela şu andan sonra bir Türk lirası alana bir Türk lirası bedava mı vereceksiniz ne yapacaksınız yani, nedir yani? Zaten Türk lirası bağlandı dolara endekslendi. Memlekette efendim konut üretiyorsun alan yabancı, bu ülkenin milleti yokmuş gibi. Memlekette iş veriyorsun ucuza çalışıyor diye kontrolsüz, yasa dışı içeri kabul ettiğin göçmen çalışan. Efendim memlekette işletme, şirket, bilmem ne bu cumhuriyet yüz yılda üretmiş, özel şirketler kamu şirketleri satmışsın yabancılara üç kuruşa beş kuruşa. ... Para nerede o da belli değil, arkadaş sattıysan parayı bir yere koydun, nerede o para? O patronlar paraları nerelere götürdü kardeşim? ... Bu ülkenin zenginleri patronları şirketleri avantaj sağladığın vergi avantajı kredi avantajı kredi alıp Ziraat Bankası'ndan şuradan buradan medya sahibi başka şey sahibi olanlar var. Gitti İtalyana sattı şuna sattı buna sattı. Para nerede para, nerede para? Yok, aynı hikaye.";" Emekli insanların, bu ülkenin yapı taşlarının sıkıntılarıyla ilgilenmeyen iktidar nasıl bir siyasi zekaya sahip olabilir bak ben net söylüyorum emekliyi üzeni üzerim net söylüyorum yani.", "Şimdi öyle bir acayip bir durumdayız ki böyle bir sahte lâle devri, acayip bir rant pompalaması....";" Kaynaklar doğru kullanılmıyor, vergiler doğru kullanılmıyor sözde işte girişimciyi üreteni çiftçiyi desteklemek lazım bu zamanlarda.", "Bakanlığa sormuyorum, zaten anlaşıldığı kadarıyla onlar bir muhakeme ve bir önlem dolayısıyla bu işi organize etmektense saklamayı tercih ediyor gibi görünüyorlar adetâ.” şeklinde sarf edilen ifadelerin tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkeleriyle bağdaşmadığı, yaptığı yorum ve değerlendirmelerini nesnel ve dengeli bir şekilde aktarmak yerine polemiğe varan sözler ve üslup içinde, zaman zaman sesini yükselterek müstehzi denilebilecek ve hesap sorar nitelikte olduğu, haber sunucusu tarafından haberle alakalı değerlendirmeler nesnel bir şekilde aktarılmak yerine yer yer abartılı el kol ve parmak hareketlerinin kullanıldığı, söz konusu haber bültenlerinde haberin kendisi ön planda olması gerekirken haber sunucusunun siyasi konulardaki politikalar ile ilgili iddia, itham ve yorumlarının ön plana çıktığı ve böylece haberin nesnelliğinin yitirilmesine yol açıldığı, dolayısıyla, tarafsızlık ilkesine aykırı ve toplumda özgürce kanaat oluşumunu engelleyebilecek nitelikte kamusal sorumluluktan uzak bir tutum sergilendiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz;..." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 83.627.565,40 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde üç oranı (%3) 2.508.827,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP ve İlhan TAŞCI’nın karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 24.01.2022 tarih, 2022/04 sayılı toplantısında alınan 02 No’lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


