İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 03.02.2022 tarih ve 162 sayılı yazısına konu TVO logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 25.01.2022 tarihinde saat 11:15’te yayınladığı "Kardeşlik Vakti" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 25.01.2022 tarihinde saat 11:15’te yayınlanan "Kardeşlik Vakti" adlı programda; “(...) Evet kardeşlerim, şu anda ekranları görüyorsunuz. Kardeşlerim çocukların ölüm haberleri geliyor. Bölgeden, çadırlardan donan çocuklar yine bugün haberler. Yani bölgedeki arkadaşlarımızdan, Kardeşlik Vakti şu anda görüyorsunuz annenin evladı ölmüş. Gelin Allah için kardeşlerim, şu yavrulara bir battaniye, gelin bugün Allah için bakın biz gittik gördük... 5 battaniye ilk cömertimiz can ablam. Haydi canlar Allah razı olsun Rabia kardeşim... Arkadaşlar bakın, Allah rızası için şu görüntüleri veriyoruz ama özür dileyerek veriyorum; ama ne olur lütfen bakın ne olur lütfen şu anda soğuk, kar, kış, don var. Biz burada üşüyoruz, lütfen battaniyeler gönderilecek kardeşlerimize. Gelin şöyle bir 1000 tane battaniye gönderelim ya. Allah rızası için ya, 2 battaniye Maraş'tan geldi. Habibe Hocamdan geldi... Anneler evlatlarını kaybediyor, anne, baba, evlat şu anda donarak ölmüş. 21. asırdayız, milenyum, internet asrındayız ve bu insanlar donuyorlar, üşüyorlar evlerini ocaklarını kaybettiler. Nerdesiniz Müslümanlar? İşte ümmetin çocukları, ayakları çıplak, bedenleri üşüyor, soğukta ayazda titriyorlar; ama kardeşlerim biz mesulüz. Allah verenlerden razı olsun...”, “... Bakın senden gelecek bir battaniyeye umut bağlamış bu yetimler. Evet ben de göndermek istiyorum demiş kardeşimiz Allah razı olsun. Çok teşekkür ediyoruz. Haydi canlar bakın Whatsapp hattını kitleyelim. Senden gelecek bir battaniyeye umut bağlamış bu yetimler. Bir battaniye değerli kardeşlerim. Bu dünyada mazlumlara umut, ahirette ise sana şefkat, şefaat olacak bir battaniye... Efendim, Suriye 2 adet battaniye Tevfik ve Saniye Güngör ruhu için... Şöyle 20 tane, 50 tane, 100 tane battaniye. Bakın biz gittik oraya kardeşlerimize battaniyeleri götürdük, üzerlerine örttük. Bakın çadırlarda yaşayanların ama şu anda kar mevsimi, şu anda kış mevsimi, don mevsimi, şu anda kardeşlerim çocuklar ölüyor, ölüyor ...”, “Kardeşlik Vakti", "0212 912 45 ..", Whatsapp 0541 802 82 ..", "Suriye'deki kamplarda yürek burkan görüntüler...", "Mazlum coğrafyalara yardım elimizi uzatıyoruz...", "Bir battaniye de sen gönder...", "Suriyeli Kardeşlerimize Un, Erzak ve Battaniye Yardımı Ulaştırıyoruz...", "Zaman paylaşma ve iyilik vakti...", "Suriyeli kardeşlerimiz bu kış da üşümesin...", "Sadakam Suriye'deki mazlumlara..", "Gel bu iyilik kervanına sen de katıl...", "Suriye'ye kış yardım kampanyasına katıl...", "Suriyeli kardeşlerimize Battaniye Gönderiyoruz!"vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun “Yardım toplayabilecek olanlar” başlıklı 3. Maddesinde “Kamu yararına uygun olarak, amaçlarını gerçekleştirmek, muhtaç kişilere yardım sağlamak ve kamu hizmetlerinden bir veya birkaçını gerçekleştirmek veya destek olmak üzere gerçek kişiler, dernekler, kurumlar, vakıflar, spor kulüpleri, gazete ve dergiler yardım toplayabilirler.” hükmü yer almaktadır. Mezkur Kanun’un 6. maddesinde izin alma zorunluğuna ilişkin hüküm “Kişiler ve kuruluşlar, yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamazlar. Ancak, kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım toplayabilecekleri, Cumhurbaşkanınca belirlenip ilan edilir. İzin alınmadan girişilen yardım toplama faaliyetleri güvenlik kuvvetlerince derhal menedilir ve sorumlular hakkında kovuşturma yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 7. maddesinde ise izin vermeye yetkili makamlar “Yardım toplama faaliyeti bir ilin birden fazla ilçesini kapsıyorsa o ilin valisinden, bir ilçenin sınırları içinde ise o ilçenin kaymakamından izin alınır. Yardım toplama faaliyeti birden fazla ili kapsıyorsa yardım toplama faaliyetine girişecek gerçek veya tüzel kişilerin yerleşim yerinin bulunduğu ilin valisinden izin alınır ve izni veren valilik tarafından ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verilir. Yardım toplama faaliyetleriyle ilgili işlemler dernekler birimlerince yürütülür.” hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 11. maddesinde yer alan "Dernek gelirleri alındı belgesi ile toplanır ve giderler harcama belgesi ile yapılır." İfadesinden de anlaşılacağı üzere dernekler, nakdi bağışlar karşılığında makbuz düzenlemelidir. Nitekim 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun 5. maddesinde yardım toplama şekilleri "Bu Kanuna göre; makbuzla, belirli yerlere kutu koyarak, bankalarda hesap açtırarak, yardım pulu çıkararak, eşya piyangosu düzenleyerek, kültürel gösteriler ve sergiler yoluyla, spor gösterileri, gezi ve eğlenceler düzenlemek veya bilgileri otomatik ya da elektronik olarak işleme tutmuş sistemler kullanmak suretiyle yardım toplanabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
İhlale konu programda, Suriye’deki mülteci kamplarında yaşan insanlar için yardım talep edildiği, sunucunun ifadeleri ve ekrana gelen görüntülerden battaniye temini için toplanan yardımların "Kardeşlik Vakti Derneği" adına toplandığı, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü internet sitesinde yapılan incelemede, "Kardeşlik Vakti Derneği" adlı derneğin izin almadan yardım toplama hakkına sahip kamu yararına çalışan kuruluşlar arasında yer almamasına rağmen, söz konusu programda izleyicilerin iyi niyetleri ve samimi yardımlaşma duygularına hitap edilerek televizyon üzerinden ulusal düzeyde yardım toplama izni olup olmadığı belirtilmeyen ve yayında hakkında yeterli bilgi verilmeyen bir dernek adına yardım toplanmasının istismar ve sömürüye açık bir durum oluşturduğu, şeffaf ve yeterli denetim mekanizmaları oluşturulmadan toplanan yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması noktasında ise suistimallerin ortaya çıkabileceği kanaatiyle, mezkur yayında, haksız çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ... haksız çıkarlara hizmet eden ve haksız rekabete yol açan unsurlar içeremez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2022 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 38.460,00 (otuzsekizbindörtyüzaltmış) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


