İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 14.02.2022 tarih ve 207 sayılı yazısına konu, FLASH logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 25.01.2022 tarihinde saat 15:00’da yayınladığı "Al Sana Haber" isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, FLASH logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 25.01.2022 tarihinde saat 15:00’da yayınlanan, "Al Sana Haber" isimli programda; “(...) Onu bulan benim geri zekalıyı...,...Bu orospuyu seçtiniz. Benim kızım yok..., ... Orospuysa orospudur.” şeklinde kaba ve argo ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, Kitle iletişim araçları halkın kültürel ve toplumsal değerlerini, iletişim kurma biçimlerini ve kullandığı dili şekillendirme açısından en etkili güçlerin başında yer almaktadır. Bu güç söz konusu değerleri olumlu ya da olumsuz olarak etkilemektedir. Medya araçları her gün insanlara yaşamlarını hangi değerler üzerine kurmaları gerektiği mesajını vermekte, iyi-kötü, doğru-yanlış üzerine yeni ve farklılaşan değerler sunmaktadır. Medya kendi başına bir eğitim aracı değildir, ancak eğitici özelliği vardır. Bu nedenle dil ölçülü ve düzgün kullanılmalıdır. Medya için en önemli unsur olan reyting yani izlenme oranı nasıl ki her biçim ve içeriği belirliyorsa benzer şekilde dil de hedef kitlenin özelliklerine uygun olarak seçilmelidir. Medya elbette ki salt bir eğitim aracı değildir ancak temel değerler sistemine ve verilen dil eğitimine ters düşmekten uzak durmalıdır. Bu sebeple geniş kitlelere hitap eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar yayıncılık anlayışını gözden geçirerek özellikle yayınlardan daha çok etkilenen gençlerin izlediği programlarda ölçülü dil kurallarına uyulmasına gayret göstermelidir. Yapılan araştırmalar kitle iletişim araçlarında sıkça duyulan argo/küfür kullanımının zaman içerisinde bireyler tarafından kanıksandığı ve meşrulaştırıldığını ortaya koymaktadır. Küfür ve argonun değer kalıpları ve normlar içerisinde normalleşmesinde medyanın büyük bir etkisi olduğu ileri sürülebilir.
Ekranlarda dilin düzeysiz kullanımı sadece yasayı ihlal etmemekte, dil aracılığıyla düşünen insanın idrak kabiliyetini bozmakta, değerlerin ve kültürün aktarıcısı dili de tahrif etmektedir. Dilin düşünceyi ve dolayısıyla o dili konuşanları etkilediği birçok çalışmayla ortaya konmuştur. Tüketici araştırması sonuçlarına göre ebeveynler için kaba konuşma ve küfür, çocukların en çok etkilendikleri içerik alanı olarak şiddet ve korkudan sonra üçüncü sırada gelmektedir. Nitekim çocuklar bu nitelikteki hareketleri ve söylemleri görsel-işitsel medyada yer aldığı için normal kabul etmekte, olumsuz davranışları rol model olarak daha çok örnek almaktadır. Güncel son bir araştırmaya göre kitle iletişim araçlarında küfür ve argo kullanımının gençlerin küfür ve argo kullanımını yüksek düzeyde artırdığı tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu programda, program konuğu tarafından; "geri zekalı, Bu orospuyu seçtiniz, Orospuysa orospudur." şeklinde düzeysiz, kaba ve argo ifadelerin herhangi bir bipleme veya engelleme olmaksızın açık bir şekilde yayınlandığı, sunucunun uyarılarına rağmen ısrarla kullanılmaya devam ettiği, yayıncı kuruluşun içerik olarak bu ve benzeri söylemlerin yer aldığı kısımları dinleyici kitleye aktarmadan önce gidermekle, yayın akışı esnasında bu gibi olumsuz ve nahoş durumlarla karşılaşılmaması için her türlü tedbiri almakla, bu ve benzeri konuşmaların yer aldığı yayınları dinleyici kitleye aktarmadan önce yapımlardan kaynaklı sorunları da gidermekle yükümlü olduğu dikkate alındığında, mezkur yayında sarf edilen düzeysiz, kaba ve argo ifadelerin herhangi bir bipleme veya engelleme olmaksızın açık bir şekilde yayınlanmasının kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan; "Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez" hükmünün ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 49.353,87 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2022 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 38.460,00 (otuzsekizbindörtyüzaltmış) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “…8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliğiyle ile karar verildi.


