İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 01.04.2022 tarih ve 402 sayılı yazısına konu DORUK TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 28.03.2022 tarihinde saat 14:37’de yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 28.03.2022 tarihinde saat 14:37’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “Efendim bir programımızda daha buluştuk... Sıkıntılarımızı konuşacağız. Üzerimizde ne var ne yok konuşacağız. Ne dertler, ne sıkıntılar, sonu gelmeyen musibetler, üzerimizden kalkmayan belalar. Her biri efendim böyle dağ gibi büyük yani... Nedir bunların müsebbibi, birileri bir şeyler mi yaptı, şüpheleniyoruz. Yapmıyorlar mı kardeşim! Yapıyorlar. Büyü yok mu? Hadi yok de bakayım, diyebilir misin? Dinden çıkarsın. Allah Kur'an'da 60 küsur yerde "büyü" diyor ya... "Cin yok, insana musallat olmuyor." de bakayım, diyebilir misin? Kaç tane Ayet-i Kerime var. "Nazar yok" de bakayım! Hepsi ayetle sabit... Üzerimizde büyü olabilir mi, musallat olabilir mi, nazar olabilir mi? Biz bunları konuşuyoruz. Kim yaptı, ne zamandan beri var, nasıl kurtuluruz? Bunları canlı canlı istişare ediyoruz...” program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Bunların bizim bu damarımızda gezen kan gibi vücudumuza tesir etmelerine ne diyoruz, biz "musallat" diyoruz. "Tasallut" denilebilir... Bir cinninin insana musallat olması. E şimdi burada böyle bir musallat hali var. Vücutta, damarda gezen, kan gibi gezen bir cinni var. "Kulyas" taifesinden, kabilesinden bir cinin tesiri var. Efendim ve ona tabii sıkıntılar yaşatıyor, ruhsal bunalımlar, daralımlar yaşatıyor. Olmayan şeyleri var zannediyor. Belki başkalarının göremediği şeyleri gördüm zannediyor. Başkalarının duyamadığı şeyleri duydum zannediyor. Bunlar, belki sen göremiyorsun, belki annesi göremiyor, belki falan filan göremiyor ama efendim olmayan şeyi de görüyor değil yani. Var olan bir şeyi, bizim göremediğimiz bir şey ona musallat olduğu için görüyor, duyuyor yani Cengiz Abi. Üzerinde cinni bir musallat var... Tabi buradaki bu musallatın membaı, kaynağı sihir değil Abi, onu da söyleyeyim. Yani bir büyüyle gelmiş diyemeyiz bu musallat için. İmtihan hali olduğundan bahsedebiliriz ve bu musallatın izalesi için en kısa zamanda mutlaka okuma, rukye yapılmasını, Sünnet-i Rasul Efendimizin metodunun uygulanmasını tavsiye ederiz...Evladın çok nazar almış. Çok nazar var üzerinde. Üzerinde çok çok haset enerjisi var. Bu nazar, onun bütün işlerini tersine çevirmiş. Yani senin evladının olacak işleri bile bozuluyor. Ortada bir sebep yokken, böyle son aşamaya geliyor. Olması gereken iş. Kolay bir şekilde olacak iş bile bozuluyor. Her şey tersine dönüyor... Senelerdir 3 adım ileri atsa 5 adım geri gidiyor. Bir şeyler kenara koymak şöyle bir yerde dursun borçtan kurtulamıyor. Yani bunun sebebi de çok nazar almış. Özellikle adında "S" olan bir kadından. İsminde "S" olan bir kadından özellikle çok nazar almış...Yani sürekli ufacık şeylerden bile yaşlarına yakışmayacak şekilde birbirleriyle tartışıyorlar. Bir şey yapılmış hatta gelip sürme suretiyle, haneye domuz yağı sürme suretiyle yapılmış. Allah şerrinden korusun. İsminde "F" olan bir kadın gelmiş eve de domuz yağını sürmüş hatta. Yakinen yapılan bir büyü. Evde yapılan bir büyü. Allah tesirini iptal eylesin.”, "Mücahid Han İle Sohbet-İ İhvan", "Bilgi İçin (Ücretsiz Hat) 0212 981 15 …", "Bilgi İçin (Ücretsiz Hat) 0216 277 70 …", "Üzerimde Musallat Var Mı? Nasıl Anlarım?", "Eşler Arasında Geçimsizlik Mi Var?", "Negatif Enerjiden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir?", "Ailemde Geçimsizlik, İşlerimde Bereketsizlik Var Diyenler!", "Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır?", "Geceleri Uyuyamıyor, Kabuslar Görüyorum Diyenler!", "Elimi Neye Atsam Kuruyor Diyenler! Bizi Dikkatlice İzleyin" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2022 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2022 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 38.460,00 (otuzsekizbindörtyüzaltmış) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


