İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 08.04.2022 tarih ve 412 sayılı yazısına konu DORUK TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 01.04.2022 tarihinde saat 16:00’da yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 01.04.2022 tarihinde saat 16:00’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “Allah nasip ederse ekranda görmüş olduğunuz numaradan bizlere ulaşabileceğinizi biliyorsunuz. İnşallah elimizde geldiği kadarıyla sizleri dinleyeceğiz, dertleşeceğiz, muhabbetleşeceğiz, anlattığımız Allah için, konuştuğumuz Allah için, herhangi bir efendim farklı bir niyetle değil rızaenlillah söyleyeceğiz. Ücretsiz olarak arayabilirsiniz. Biliyorum, derdimiz çok derman arıyoruz. Biliyoruz muradlarımız var nail olmak istiyoruz. Şüphelerimiz var, endişelerimiz var. Acaba bir şeyler yapılmış olabilir mi? Sihirdir, büyüdür, musallattır, nazardır. Yani yaşadığımız problemlerin böyle bir membaı böyle bir kaynağı olabilir mi diye merak ediyoruz. Bunları konuşmak istiyoruz. O halde biz de yani parayla değil sırayla diyoruz. Sırayla bağlanabilirsiniz yayına. Ücretsiz olarak inşallah bizleri arayabilirsiniz. Biz de elimizden geldiği kadarıyla cevaplandırırız. Dertlerimizin sebebini beraberce ararız, sohbetleşiriz, muhabbetleşiriz inşallah. Ücretsizdir. Tamamen ücretsizdir. Herhangi bir ücret alınmayacak sizden. Rabbimin izniyle inşallah sizleri dinleyeceğiz. Bismillah diyoruz. Şimdi dinlemeye başlıyoruz. İlk telefonumuzu alalım bakalım”. program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “E siz bizim Hatice Abla ya Ankara'dan. ... Tamam bir bakalım inşallah biraz bekleyiver. Hatice Abla yani tabi sizin karşınızdaki düşmanlar o kadar şedid, o kadar tehlikeli insanlar ki yani nasıl ifade etmek lazım, sen burada efendim bozduruyorsun gayret ediyorsun uğraşıyorsun o orada efendim yaptırıyor, bir şeylerle mücadele ediyor. Yani bu sıkıntıların devam etmesi adına. Evlilikte bu problem vardı bu hala devam ediyor yani bir yuva kurmak hususunda muvaffak olunabilmiş değil efendim kardeşler için söylüyorum bunu. Yani tekraren yapılan bir şeyler, tekraren yapılan müdahaleler var. Bunların tesiri....”, “Aslında bu sihir çok çok evveline dayanıyor. Yani evliyken de şu anda da huzurun yok yani. Annenin evinde de mutlu değilsin. Annenin evinde de huzurlu değilsin ama annenin evinde huzurlu olmaman, efendim bu sıkıntının başlangıcı değil. Sen eşinle de mutlu değildin zaten. Yani çok evveline gidersek sen hayatının hiçbir alanında mutlu olmaman daima sıkıntılar yaşaman yani bir sıkıntı bitse başka bir sıkıntı başlasın. Bir keder bitse başka bir keder başlasın ve seni hep böyle huzursuzluğa sürüklesin yaşananlar. Senin hayat sevincin, hayat neşen kalmasın ... Bunların yaşanması için yapılmış bir sihir var zaten. Rabbim Teala Hazretleri şerlerinden korusun. Yani bu nasıl bir fesatlıktır. Bunu yapan bir kadın. Öyle bir fesat, öyle bir haset sahibi ki yani düşün sen şu hayatta daima elem ve keder yaşasan mutlu olacak. ... Düşmanının bile bu sıkıntılarını yaşamasını istemezsin sen ama gel gelelim bak görüyorsun bu akrabasına böyle yapıyor. Bunu yapan senin kendi akrabalarından onu da söyleyim. Kendi akrabalarından bir kadın.”, “Nuriye oğlu Halid. Tamam biraz bekle bakalım inşallah. Şimdi kıymetli Ablam. Sihirlerin büyülerin en tehlikelilerinden bir tanesi yedirme içirme suretiyle yapılan büyü. ... Doktorluk bir hastalığı yok. Tamamen yapılan sihirden dolayı kendini hasta zannetme gibi bir hali var. Yani hasta hissiyatı veriyor o sihir ona... Yedirme içirme suretiyle bir büyü yapılmış. Adında "Ş" olan bir kadın tarafından. Yedirilerek içirilerek yapılmış bir şey var.”, “Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan", "Bilgi İçin (Ücretsiz Hat) 0216 277 70 ..", "Üzerimde Musallat Var Mı? Nasıl Anlarım?", "Eşler Arasında Geçimsizlik Mi Var?", "Negatif Enerjiden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir? ", "Ailemde Geçimsizlik, İşlerimde Bereketsizlik Var Diyenler!", "Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır?", "Geceleri Uyuyamıyorum, Kabuslar Görüyorum Diyenler!", "Elimi Neye Atsam Kuruyor Diyenler! Bizi Dikkatlice İzleyin" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mart 2022 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2022 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 38.460,00 (otuzsekizbindörtyüzaltmış) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


