İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 15.04.2022 tarih ve 442 sayılı yazısına konu DORUK TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 08.04.2022 tarihinde saat 11:23’te yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 08.04.2022 tarihinde saat 11:23’te yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “Bir programımıza daha başlıyoruz... İnşallah dertleşeceğiz, muhabbetleşeceğiz, sıkıntılarımızı konuşacağız. Üzerimizde büyü olabilir mi? Musallat olabilir mi? Nazar olabilir mi? Ne zamandan beri olabilir? Kim yapmış olabilir? Bu mühim mevzuları istişare edeceğiz...”, program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Gülsüm Hanım, şimdi …. musallatı tarif ederken insanın diyor damarında gezen kan gibidir... Ama sende seni manen sıkan, bunaltan, daraltan, seni yalnızlığa sürükleyen efendim çok yakınlarınla dahi bir arada olmayı sana böyle zul gibi zulüm gibi gösteren hep seni böyle bir yalnızlığa, huzursuzluğa, mutsuzluğa sürükleyen bir cinni musallat var üzerinde. Bu musallat ağır da bir musallat yani...Mutlaka hiç vakit kaybetmeden rukye yapılması lazım, okuma yapılması lazım ki bu sıkıntıdan kurtulasın inşallah...Hatice abla şimdi senin kızın Münevver'de tesiri devam eden metafiziksel bir problem yok... Ama torunun onun kızı olan Gökçe'de bir kısmet bağlılığı var. Yani nasibi, kısmeti bağlanmış durumda bu da bir büyüden mütevellit oluyor yani bir düğüm atılmış. Düğüm büyüsü yapılmış. Bundan dolayı torununda kısmet bağlılığı var evlenmekte zorluk yaşar o... İsminin ilk harfi "F" olan bir kadın tarafından düğüm atma suretiyle büyü yapılmış yani kısmeti öyle bağlanmış...Adında "Z" olan bir kadından çok nazar gelmiş. Bu nazar da musibetlerin davetçisi oluyor. Yani sebepsiz yere sıkıntılar görüyorsunuz, sebepsiz yere aksilikler görüyorsunuz efendim yani böyle sürekli böyle bir aksilik ve terslikler başınıza gelmesine sebep oluyor bu nazarın tesiri...”, "Mücahid Han İle Sohbet-i İhvan", "Bilgi İçin (Ücretsiz Hat) 0216 277 70 …", "Üzerimde Musallat Var Mı? Nasıl Anlarım?", "Eşler Arasında Geçimsizlik Mi Var?", "Negatif Enerjiden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir?", "Ailemde Geçimsizlik, İşlerimde Bereketsizlik Var Diyenler!", "Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır?", "Geceleri Uyuyamıyor, Kabuslar Görüyorum Diyenler!", "Elimi Neye Atsam Kuruyor Diyenler! Bizi Dikkatlice İzleyin" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mart 2022 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2022 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 38.460,00 (otuzsekizbindörtyüzaltmış) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


