İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 26.05.2022 tarih ve 587 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 20.05.2022 tarihinde saat 18:59’da yayınlanan "Selçuk Tepeli ile Ana Haber" adlı haber bülteni yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 20.05.2022 tarihinde saat 18:59’da yayınlanan sunuculuğunu Selçuk Tepeli'nin yaptığı "Selçuk Tepeli ile Ana Haber" adlı haber bülteninde, haber sunucusu tarafından “Şimdi bakalım, biliyorsunuz patlıcanın biberin peşine dedektifti, hafiyeydi ...Efendim, hiç işi gücü yok ya bu devletin. AK Parti hükûmeti döneminde böyle şeyler peşine takıyorlar: patlıcan, biber, domates bilmem ne. Bu fiyat artışlarıyla ilgili. Peki, onları kim üretiyor? Köylü. Türkiye'nin çiftçisi köylüdür. O yüzden Atatürk dedi ki "Köylü milletin efendisidir." Yüz sene önce. Anlamadılar hâlâ. Neyse. Şimdi ne oldu? Köylünün toprağına göz diktiler.” -Yüz kırk dört yıldan beri bu toprakları ekip biçmekte, ülkeye katma değer sunmaktayız. Lâkin topraklarımız yani köy içi yerleşim alanlarımızın tapusu yoktur.-Şimdi 20 dönüm tarlası olan bir vatandaşın 1 trilyon parası olması lazım kenarda. E böyle bir para yok köylüde.-Yıllardır ektikleri, atalarından dedelerinden kalan arazilerin tapusunu alacakları için sevinmişlerdi. Ancak bedeller o kadar yüksekti ki sevinç, hayal kırıklığına dönüştü. Türkiye'nin birçok hazine arazili köyünde olduğu gibi İstanbul Silivri ilçesine bağlı Danamandıra köyünde de binlerce dönümlük arazi tarımdan kopma tehlikesi ile karşı karşıya... Danamandıra köyü Silivri'ye bağlı. Silivri ve Çatalca'nın tam orta noktasında. Karadeniz'e de Marmara'ya da eşit mesafede, mandaları ve barbunyası ile ünlü bir mahalle. Köylülerin ekip biçtiği tarlaların tapusu yok. Tapulaştırma kararı çıktı aslında ve köylüler başvurularda bulundu.-Tapu taleplerinde bulunduk. Tapular gelmeye başladığında sevindik. Ama zarfları açtığımızda rayiç bedelleri gördüğümüzde maalesef tapunun geldiğine çok da sevinemedik....-Bu tarlanın hiç geliri yok. Böyle bir maliyet hesabı da çıkardık. Ekmememizin sebebi de sırf ondandır yani.-Son 10 yıl içinde tarlasını bir kez bile ekmemiş olana ret kararı çıktı tapulaştırmalardan. Neredeyse köylünün yarısına. Onay çıkanlarsa rayiç bedeller karşısında şaşkına uğradı. Dönüm başına 55 bin lira istendi....-Arazi mafyası bunlar. Bu arazi mafyası bugün bu arazileri alıp ondan sonra birilerine daha yüksek bedelle satacak... Tarım arazileri konut alanına dönüşecek daha sonra. -Bu tarlaların tapusunu almak için gerekli olan milyonlarca lirayı bulmak bir yana tarlaları ekecek gücü bile yok köylülerin. Hâl böyleyken hem bedellerin düşürülmesini hem de ödemenin on yıllık vadeye yayılmasını istiyorlar.-Biz kimsenin yerini istemiyoruz. Devletin yerine çökmek, böyle bir şeyimiz yok. Bizim burası anamızın ak sütü gibi hakkımızdır.-Yani bizim bu köyümüzden yani 17 tane Çanakkale şehidimiz var. 144 yıldan beri katma değerimiz var. Bizim ne günahımız var? Biz niye tapumuzu alamıyoruz?-Efendim şimdi bu ülkenin çiftçilik yapan insanlarının yarısı işi bıraktı. Geç abi, öbür habere geç. Gözünü seveyim ya. Geç abi, geç! Geç!” (Bu esnada haber sunucusu önce elindeki kalemi daha sonra ise masasında bulunan içi su dolu bardağı kameraya doğru fırlattığı görülmüştür.
Kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getiren medyanın büyük bir etki alanı ve gücü olduğu aşikârdır. Bu durum medya mensuplarına da aynı orantıda sorumluluk yüklemektedir. Medya hizmet sağlayıcılar, yayın hizmetlerini kamusal sorumluluk anlayışıyla kanunlarda yer alan ilkelere ve Basın Meslek İlkelerine uygun olarak sunmalıdır. Haberin verildiği sırada kullanılan sunucunun mimik, tavır ve davranışları da haberi oluşturan temel unsurlardandır. Bu bağlamda haber sunucularının da kamuoyu üzerindeki etkisi yadsınamaz. 6112 sayılı Kanun'da, düzenli olarak haber sunan kişilerin seslerinin ve görüntülerinin ticari iletişimde kullanılamayacağı, sunumlarının medya tüketicilerinin tüketim alışkanlıkları üzerinde önemli etkisi olması sebebiyle düzenlenmiştir. Kamuoyu üzerinde bu denli bir etki de birtakım sorumlulukları beraberinde getirmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu yayında, haber sunucusu tarafından; "Geç abi, öbür habere geç. Gözünü seveyim ya. Geç abi, geç! Geç!" şeklinde sarf edilen ifadeler sonrasında önce elindeki kalemi daha sonra da masasında bulunan bardağı kameraya doğru fırlatmasının, sunulan haberle bağdaşmayan bir tavır olduğu, bilindiği üzere haber bültenlerinin geniş kitlelerin bilgi edinme kaynağı ve en çok izlenen program türlerinden biri olduğundan haber bülteni sunucularının izleyici nezdinde etkileyici, yönlendirici ve zaman zaman kanaat oluşturucu fonksiyonları ortadadır. Sunulan haber içeriğine dair haber spikerinin duygusal tepkiler vermesi bir noktaya kadar anlaşılır olsa da bu tepkide ölçünün kaçırılması durumunun ekrandan izleyiciye ulaşırken ajitasyona varabilmesi durumu sunucunun konumu gereği sahip olduğu otorite ile birleşince ikna ve etkileme gücünü misli ile arttırabilmektedir.
Yukarıda açıklanan, söz konusu abartılı tutumun toplumda özgürce kanaat oluşturulmasının önünde bir engel olacağı kanaatiyle, mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan, "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; ..."ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Nisan 2022 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 110.656.137,06 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde üç oranı (%3) 3.319.684,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP ve İlhan TAŞCI’nın karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 30.05.2022 tarih, 2022/22 sayılı toplantısında alınan 07 No’lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


