İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 03.08.2022 tarih ve 968 sayılı yazısına konu h halk logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 16.07.2022 tarihinde saat 09:55’te yayınlanan "Görkemli Hatıralar" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere; h halk logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, 16.07.2022 tarihinde saat 09:55’te yayınlanan, şair Ataol Behramoğlu ve Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz konuk olarak katıldığı, sunuculuğunu Serhan Asker’in yaptığı “Görkemli Hatıralar” adlı programda; “(...) Buradan yola çıkarak madem bebek bakışlı foklar dedin ya. Yani öldürmek için içinde insanın nasıl bir canavar yaşıyor olmalı, öldürmek için o bebek bakışlı fokları, bebek bakışlı foklar di mi? Ama ben buradan şuraya gitmek istiyorum, tekrar kendi Foça’ma dönmeden önce benim Foça’ma. Öldürmek için, kesmek için insanın içinde bir kuzuyu, efendim bir oğlağı nasıl bir canavar yaşıyor olmalı biraz da bunu konuşalım. Kurban Bayramının hemen arifesindeyiz. Canlıları keserek bayram olmaz arkadaşlar, kimse kusura bakmasın, kimse kusura bakmasın. Herkes alkışlasın, alkışlamayanları da ayıplarım yani, canlıları keserek bayram olmaz. Bu konu, bu konunun bir altını çizelim. Gelelim benim Foça’ma.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, Anayasa’nın 24’üncü maddesinde yer alan; “Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz…” hükümleri ve aynı maddenin devamındaki hükümlerle bireylerin din ve vicdan hürriyeti anayasal güvence altına alınmıştır.
Bunla birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından kurban tanımı şu şekilde yapılmaktadır: “Sözlükte yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.”,
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından âyetlere yapılan atıflarda Kurban ibadetinin dinî dayanağı ise; “Kurban, Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve icmâ ile sabit bir ibadettir. Kurbanın meşru bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller mevcuttur. Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir). Kurbanın meşruiyetine işaret eden başka âyetler de vardır: “Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.”, “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık.”, “Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik. Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.”, Bu âyetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlâs ve takva olduğunun bizzat âyetin metninde yer alması bunu açıkça ortaya koymaktadır.”,
İhlale konu programda, program konuğu tarafından; “Öldürmek için, kesmek için insanın içinde bir kuzuyu, efendim bir oğlağı nasıl bir canavar yaşıyor olmalı biraz da bunu konuşalım. Kurban Bayramının hemen arifesindeyiz. Canlıları keserek bayram olmaz arkadaşlar, kimse kusura bakmasın, kimse kusura bakmasın. (Alkış sesleri yayına yansıyor.) Herkes alkışlasın, alkışlamayanları da ayıplarım yani, canlıları keserek bayram olmaz.” şeklinde ifadelerle, Müslümanlar tarafından manevi duygular ile yapılan kurban kesme ibadetinin, bir kuzuyu, bir oğlağı canavarca öldürme fiiline indirgendiği ve kurban kesiminin bir canavarlık olarak tanımlandığı, “Canlıları keserek bayram olmaz.” ifadesi dikkate alındığında da, Kurban Bayramının sadece canlıların kesilmesine yönelik bir bayram olarak dar bir bakış açısıyla değerlendirildiği, ayrıca, kurban konusunda kendisi gibi düşünmeyenleri ayıpladığı ve bu söylemin de din ve vicdan hürriyetinin anayasal güvence altına alındığı bir ortamda bireylerin inançlarına saygı içeren bir söylem olmadığı, Dinî inançlar bir toplumun en önemli manevi değerlerindendir. Millî ve manevi değerler; toplumun birlik, beraberlik ve bütünlüğünü sağlayan, huzurlu bir toplumsal yaşam için önemli ve korunması gereken değerlerdir. Bu bağlamda, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu; Kurân-ı Kerim'e referansla kurbanın bir ibadet olduğunu ve bunun salt bir hayvan kesme, kan dökme faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceğini, aynı zamanda insanlar arasında yardımlaşma ve paylaşma duygularını geliştiren manevi ve sosyal boyutları olan bir ibadet olduğu bilinmesine rağmen dinî inançlara yönelik söylemlerin kamusal sorumluluk anlayışla bağdaşmadığı gibi, ibadet amacıyla kurban kesen Müslümanları incitici nitelikte olabileceği, kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle söz konusu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında;
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %2 oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ... toplumun milli ve manevi değerlerine, ... aykırı olamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Haziran 2022 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 5.741.070,56 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 114.821,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir...” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP ve İlhan TAŞCI’nın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 17.08.2022 tarih, 2022/32 sayılı toplantısında alınan 08 No’lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


