İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 16.08.2022 tarih ve 1129 sayılı yazısına konu İSTANBULUN SESİ çağrı işaretiyle yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 07.07.2022 tarihinde saat 07:00’da yayınladığı “Deli Murat Show” adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile ses kayıtlarının incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere; İSTANBULUN SESİ çağrı işaretiyle yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 07.07.2022 tarihinde 07:00 - 10:00 saatleri arasında sunuculuğunu Murat Altunhan’ın yaptığı “Deli Murat Show” adlı programda; sunucu tarafından; “Buradan bayanlara sesleniyorum. Sabah bir manzara gördüm yemin ediyorum yani kör olsaydım daha iyiydi. Hani böyle etlerden bahsettik ya yemek tarifi veriyorlar. Abi böyle fiziğine bakmadan tayt giyen kızlar sizlere sesleniyorum fiziği güzel olanlarda bir sıkıntı yok böyle fiziği kötü olan o bayanlardan şikâyetçiyim. Abi neydi o sabahleyin. Işıklarda durdum önümden bir bayan geçti. Bayan olduğunu düşünüyorum. Bir tayt giymiş abi ama bir kilo var nasıl örnek vereyim hani böyle bazı yerlerde evde de yaparsın et alırsınız strece sararsınız ya aynı öyleydi abi gerçekten o kadar kilon varsa niye öyle tayt giyiyorsun yemin ediyorum o kadın strece sarılmış dana etine benziyordu. Bazı bayanlar var yine böyle kilolu. Nasıl anlatayım. Geyikli taytlar var efendim geyik resimleri üzerinde ufak ufak geyikler var, sigara paketi gibi. Abi kadının bir tanesi giymiş onu. Taytın üzerindeki geyikler gergedana dönüşmüş abi. Ben gördüm önce fil sandım. Hanım efendi bu taytınızdaki fil resimleri çok güzel ne kadar gerçekçi duruyor. Döndü bana gerizekalı onlar fil değil kedi. Tayt şimdi kadın şişman olunca doğal olarak taytın üzerindeki kediler genişliyor genişliyor fil gibi oluyor. Dondurma külahı gibi. Sanane giyer giyerler bana ne de abi gözümüz ağrıyor.” şeklinde ifadelere yer verildiği tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere, Anayasamızın 26. Maddesinde düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasının serbest olduğu ancak başkalarının şöhret veya haklarının korunması amacıyla bu hürriyetin kanunla sınırlandırılabileceği düzenlenmiş bulunmaktadır.
Her bireyin her konuda kendine has kanaati olacağı ön kabulüyle, her fikrin kendine ifade alanı bulabildiği kitle iletişim araçlarında başka bireylerin korunma ve saygı duyulma hakkı kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır. Bireysel düşünce ve yargılarında herkes özgürdür.
Ancak sorumlu yayıncılık anlayışını benimsemesi gereken medya hizmet sağlayıcı kuruluşlarda bunların ifade edilmesi sırasında hak ihlali doğurabilecek aşağılayan, itham eden ve ayrımcılık yapan bir üslubun kullanılması hukuki ve ahlaki düzeydeki çeşitli sorunları ortaya çıkaracaktır. Bu noktada program sunucu ve yapımcılarından bu sorumluluk çerçevesinde yayın yapmaları beklenmektedir.
Medya mensuplarının görüşlerini herhangi bir baskı altında kalmadan açık bir şekilde ifade etmesi, birtakım kişi veya kuruluşları eleştirmesi ve onların gerçekleştirdikleri eylemler hakkında kamuoyunu bilgilendirmesi basın özgürlüğü anlamında son derece önemlidir. Ancak, şüphesiz bu hak, sınırsız ve kontrolsüz bir eleştiriyi beraberinde getirmemeli, yasa ve ahlak kuralları içerisinde çizilen bazı sınırlar yardımıyla kamuoyunun doğru ve objektif bir şekilde bilgilendirilmesine katkı sağlamak amacıyla kullanılmalıdır. Ayrıca yayınlarda eleştiri hakkı kullanılırken tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinden ödün verilerek toplumun belirli bir kesimini hedef göstermemelidir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, İhlale konu yayında, program sunucusu tarafından; “Abi böyle fiziğine bakmadan tayt giyen kızlar sizlere sesleniyorum fiziği güzel olanlarda bir sıkıntı yok böyle fiziği kötü olan o bayanlardan şikâyetçiyim.”, “Yemin ediyorum o kadın strece sarılmış dana etine benziyordu.” şeklinde ifadelerle, Toplumsal hayatta birçok önemli rolü ve görevi olan kadının, medyada daha çok fiziksel özellikleri ön plana alınarak bir obje olarak yansıtıldığı, kadın vücudunun ön plana çıkarılması etik olmamakla birlikte kadın kimliğinin basitleştirilerek cinsiyet ayrımcılığı yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan; "Irk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasi ve felsefi düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Haziran 2022 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 3.000,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, radyo kuruluşları için idari para cezasının 1.000 (bin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2022 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 3.831,00 (üçbinsekizyüzotuzbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


