İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 19.09.2022 tarih ve 1412 sayılı yazısına konu KAÇKAR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 13.09.2022 tarihinde saat 19:31’de yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 13.09.2022 tarihinde saat 19:31’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, program sunucusu tarafından; Dertlerinizi dinleyeceğiz. Dertlerinize derman arayacağız. İçerisinde bulunmuş olduğunuz metafiziksel problemler olabilir. Bunları konuşacağız. Büyüden, musallattan, nazardan dert yanan kardeşlerimizin beraberce dertlerine derman arayacağız. Ya nedir üzerimizdeki bu halin sebebi? Acaba bir büyü mü var, musallat mı var, nazar mı var, ne zamandan beri var, kim yapmış olabilir, bu hallerden nasıl kurtuluruz? Bunları inşallah canlı canlı istişare edeceğiz. Canlı yayında dertleşeceğiz. Canlı yayında muhabbetleşeceğiz.”, program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “(...)Mahmut bey yaşımız kaçtı?- 39 - Cenab-ı Hak hayırlı ömürler versin inşallah diyelim. Şimdi aile niyetiyle yapılmış bir büyünün tesiri var üzerinde abi. Yani bu büyü, bu sihir ismen sana yapılmış bir sihir değil. İsmen sana yapılmış bir büyü değil. Tüm aile bireylerine niyetle yapılmış. Dolayısıyla ailenden sana tesiri gelen bir sihir var. 17 sene evveline gidiyor bu büyünün etkisi. Yani 17 sene evvel yapılmış, şu anda tesiri devam eden büyü için diyorum. Bundan daha evvel de yapılmış, bozulmuş olabilir. Allah'u Alem bozulmadan tesiri devam eden, 17 sene evveline gidiyor. Sürekli sıkıntılar, aksilikler, kısmetsizlikler, nasipsizlikler olacak. İşlerin bile bozulması, maddi manevi ilerleyememe... Yani bir kısmetsizliğin, nasipsizliğin meydana gelmesine müsebbib oluyor. Sizin üzerinizde bulunan bu sihrin enerjisi anlatabildim mi abi?... 17 sene evvel adında "G" olan bir kadın tarafından yapılmış onu da söyleyim...”, ““Size mi bakacağız Emine abla?...- Emine abla yedirme, içirme suretiyle yapılan bir sihrin tesiri var üzerinizde. Yedirilerek, içirilerek yani bunlar tabi. Cenab-ı Allah Kuran'ı Azimmüşan'da bir çok Ayet-i Kerime'de elliye yakın büyüden bahsediyor Rabbimiz. Bu sihirlerden, bu büyülerden. Bunların çeşitleri var. Cenab-ı Allah bize düğüm atıldığını söylüyor. Üfürdüklerini, üfürükçülük yaptıklarını söylüyor. Uzaktan yakından yapılabilecek, çeşitli büyüler var.- Bizde mi Hocam?- Yok yok. Şimdi söylediğim genel bilgi. Sizin üzerinizdeki hal ise, bizzat yedirilerek, içirilerek yakinen yapılmış. Yani yedirilerek, içirilerek yapılmış bir büyünün enerjisi var ve bu büyünün enerjisi çok ağır olur. Bizzat bedene tesir ettiği için, uzaktan yapılan bir şey olmadığı için, yedirilerek, içirilerek yapıldığı için bunun etikisi çok çok ağır olur. - Nedir sizin sıkıntınız abla?- ... Böyle mesela dışarı çıkmak istemiyorum, gezmek istemiyorum, bir topluma giremiyorum.- Enişte bey?- Ya onda sadece böyle bayılıyor önceden. Şimdi bir tanısı konuldu epilepsi diye.- Allah şifalar versin ama biliyorsun epilepsi denilen rahatsızlık da cinni bir rahatsızlık. Efendimizin üç farklı hadisi şerifi var. Çünkü tedavisi yok. Geçiştirilebiliyor ama efendim. Yani tam manasıyla şu tedavi ile bu hastalıktan tamamen kurturulur diyemiyor doktorlarımız. - İsminin, adının ilk harfi "H" bunu yapan kadının...”,“...Şimdi abi üzerinde tebelleş var. İdris abi bu tebelleş ne demek? Cinlerin insanlar üzerinde çeşitli tesirleri var. Cinlerin bu tesirlerine musallat denmez. Yani musallattan evveli var, musallattan daha ağırı var. İnsanın yavaş yavaş cinlerin şerrini hissetmeye başladığı, yavaş yavaş huzursuz olduğu, mutsuz olduğu, hayattan lezzet alamamaya başladığı anlar. Tedbir alınmazsa bir tık öteye gider tebelleş. Sendeki gibi sıkıntılar artmaya başlar. Vesveseler artmaya başlar... Tedbir alınmazsa musallat başlar. Musallattan daha ağırı var. İstila var. Zapt var. Adam artık Allah korusun kendini oradan buradan atacak hale gelir. İradesine hükmedememeye başlar. Tamamen cinni varlıklar bunu kontrol etmeye başlar.”, "Bilgi İçin (Ücretsiz Hat) 0212 975 0 ..." “www.bihocayasor.mom”, "Üzerimde Musallat Var Mı? Nasıl Anlarım?", "Eşler Arasında Geçimsizlik Mi Var?", "Negatif Enerjiden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir?", "Ailemde Geçimsizlik, İşlerimde Bereketsizlik Var Diyenler!", "Kısmetim Kapalı Diyenler, Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır?", "Geceleri Uyuyamıyor, Kabuslar Görüyorum Diyenler!", "Elimi Neye Atsam Kuruyor Diyenler! Bizi Dikkatlice İzleyin" vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ağustos 2022 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2022 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 38.460,00 (otuzsekizbindörtyüzaltmış) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


