İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 21.06.2022 tarih ve 737 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda "HABERTÜRK" logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 23.05.2022 tarihinde saat 23:16’da yayınlanan ve Prof. Dr. Celal Şengör, Prof. Dr. Ahmet Arslan ve Prof. Dr. Mehmet Önal’ın konuk olarak katıldığı, sunuculuğunu Fatih Altaylı'nın yaptığı "Teke Tek Bilim" isimli programda yer alan;
"Harran’ın bilime katkısı inanılmaz derecede. - Bilinen bir şey zaten.- Zaten Harran’ı da anlatırken hep biz ticaret, bilim ve inanç diyoruz. Yani sadece sin, pagan inancı yanında bir de bütün kutsal kitapların işaret ettiği Hz. İbrahim’in yaşadığı yer. 75 yaşına kadar burada yaşıyor. - Harran’da mı yaşıyor yoksa Urfa’da mı?- Harran’da. Yok Harran’da. Kutsal kitaplar Harran’ı işaret ediyor. Harran’da yaşadığı…- Ama yani ben şunun saptamasını yapayım; o masal.- Yani Harran’da yaşadığından bahsediliyor. - Hocam masal onlar… Onların hepsi masal… İbrahim diye bir adamın yaşadığı malum değil. - O zamanla ilgili her şey için hiçbir şey malum değil de… Peki 75 yaşından sonra mı Arabistan’a gitmiş?- Sonra ayet geliyor. Tevrat’ta da geçiyor. İncil’de de, Kuran’ı Kerim’de de… Ayetle birlikte "Kenan iline git." diyor. Ve Kenan iline eşini, çocuğunu alarak gidiyor. Hatta çocukları evleneceği zaman, İshak’a “buradan evlenme” diyor, Kenan ilinden. “Benim ata yurdum var, Harran” diyor. “Oradan evlen” diyor ve onun hizmetçisini gönderiyor. Ve Yakup’un kuyusu hemen yakında, Harran’ın, surların. Geliyor onun başında, Rebeka’yı görüyor. Ona İshak’ı istiyor. Rebeka da kabul ediyor. Dolayısıyla gelin gidiyor Hz. İbrahim’e. Daha sonra Rebeka’nın oğlu Yakup kardeşi ile kavga ediyor. Annesi de diyor; “Git, dayın Laban var, Harran yakınında, orada kal.” diyor. O da yine Yakup’un kuyusu başında…- Herkes Yakup’un kuyusu etrafında dönüyor, bütün hayat kuyunun çevresinde.- Evet, Rachel ile karşılaşıyor. Ona âşık oluyor. Daha sonra dayısının kızı olduğunu öğreniyor. - Hocam galiba bütün kızlar kuyu başında bekliyor o zaman....- Taa Mezopotamya… Bunların, ben hocamın lafını keseyim. Burada, bütün bu söylenen kişiler tarihte yok. Kendi de söyledi, bunların hepsi o üç tane kutsal kitap denilen, aslında…- İstersen Celal, sen bu konuya hiç girme.- Hayır, hayır. Bu önemli. Suriye din geleneği, Mezopotamya din geleneğinden türemiş bir yan branştır, bizim bugün İbrahim'i dinler dediğimiz. İşte, Musevilik, Hristiyanlık arkasından İslam. Yani Museviliğe bakıyorsun, Musa Peygamber diyorlar, adamı da tarih bilmiyor. Yok öyle birisi… Musevilerin kitabında bir Mısır’dan çıkış vardır, meşhur. Yok öyle bir olay..." şeklindeki ifadeler nedeniyle 6112 sayılı Yasanın 8. Maddesinin birinci paragrafı (f) bendinde yer alan "Yayın hizmetleri ... toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle idari yaptırım uygulanmasına “oy çokluğuyla” karar verildi.
İfade özgürlüğü; çoğulcu ve anayasal demokrasilerin temel taşlarındandır. Farklı tanımlara yer verilmekle birlikte genel kabule göre, ifade özgürlüğü; insanın serbestçe haber, bilgi ve başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği fikir ve kanaatlerden dolayı kınanmaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte meşru yöntemlerle dışa vurabilme imkan ve serbestisidir. İfade özgürlüğü, sadece “düşünce ve kanaat sahibi olmayı” değil, “düşünce ve kanaatlere ulaşma” ve “düşünce ve kanaatleri açıklama, yayma” özgürlüklerini de kapsamaktadır. Ayrıca ifade tarzları, biçimleri ve araçları da bu özgürlük kapsamındadır.
İfade özgürlüğü demokratik toplumların vazgeçilmez ana unsurlarından en önemlisidir. İfade özgürlüğü, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası hukuk, Anayasamız, çeşitli yasalar, Yargıtay içtihatları ve AİHM kararları ile güvence altına alınmıştır.
AİHM’ye göre ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun en önemli temellerinden olup, toplumsal ilerlemenin ve her kişinin gelişiminin başlıca koşullarından birini teşkil etmektedir. AİHS'nin 10. maddesinin 2. fıkrası saklı kalmak koşuluyla, ifade özgürlüğü, yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran “bilgiler” ya da “düşünceler” için de geçerlidir. Çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik bunu gerektirir ve bunlar olmaksızın “demokratik bir toplum” olamaz. (Handyside/Birleşik Krallık, 5493/72, 07.12.1976).
Yine AİHM’ne göre hükümete karşı eleştirinin sınırları, bir vatandaşa hatta bir politikacıya göre daha geniştir. Demokratik bir sistemde, Hükümetin eylemleri ve ihmalleri sadece yasama ve yargı makamlarının değil aynı zamanda basın ve kamuoyunun da yakın incelemesine tabi tutulmalıdır.(AİHM Castells/İspanya, Başvuru No: 11798/85, Para. 46)
Bir başka AİHM kararına göre; ifade özgürlüğünün, toplumsal ve bireysel işlevini yerine getirebilmesi için AİHM’nin de ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında sıkça belirttiği gibi yalnızca toplumun ve devletin olumlu, doğru ya da zararsız gördüğü haber ve düşüncelerin değil, devletin veya halkın bir bölümünün olumsuz ya da yanlış bulduğu, onları rahatsız eden haber ve düşüncelerin de serbestçe ifade edilebilmesi ve bireylerin bu ifadeler nedeniyle herhangi bir yaptırıma tabi tutulmayacağından emin olmaları gerekir. İfade özgürlüğü, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin temeli olup bu özgürlük olmaksızın demokratik toplumdan bahsedilemez (AİHM Handyside/Birleşik Krallık, Başvuru No: 5493/72, Para. 49).
Demokratik toplumların olmazsa olmazı düşünce ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma özgürlüğünün, gerek uluslararası hukukta gerekse iç hukukta güvence altına alınması göz önüne alındığında HABERTÜRK logolu yayın kuruluşunda yer alan ve ifade özgürlüğünün sınırlandığı hakaret, aşağılama, tehdit ve küfrün yer almadığı, bilim adamlarının bilimsel veriler doğrultusunda tartıştığı bir konuda yer alan açıklamalar nedeniyle programa yaptırım uygulanmasının hukuki olmadığı, görüşünde olduğum için katılmadım.

