Toplantı No:
Toplantı Tarihi:
Karar No:
Şerh Konusu: Üst Kurulun 06.10.2022 tarih, 2022/39 sayılı toplantısında alınan 14 No’lu karara karşı oy yazısı.
İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 26.09.2022 tarih ve 1434 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda "KAFA RADYO" çağrı işaretli medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 09.09.2022 tarihinde saat 07:00’da yayınlanan “Nihat’la Muhabbet” isimli programda yer alan;
“...Kafa Radyo İzmir'de ve biz de İzmir'den canlı yayındayız… Lozan kapısından canlı yayın yapıyoruz. İzmir dışından o kadar çok gelen var ki.. Hatta Almanya'dan gelenler var. Yani İzmir her zaman olduğu gibi Kurtuluş Gününe sahip çıkıyor ama bu sene coşku her zamankinden fazla. İzmir Marşı çalıyor.(…)”, “İzmir'den canlı yayındayız. 9 Eylül İzmir'in kurtuluşunun yüzüncü yılında İzmir'deyiz. Yayının başında da söylediğim gibi çok ama çok görkemli kutlamalar var İzmir'de... İstanbul'da 6 Ekimler böyle kutlanmıyor. Ben çocukken okullar tatil olurdu 6 Ekim'de İstanbul'da.. Şimdi özellikle kutlanmıyor(...),“Yalnız bu arada işte İzmir kurtulmadı ki ne kurtuluş günü falan diyen cahiller var ya.. Şimdi bakın bugün Cuma di mi? Cuma namazı var. Cuma hutbesi var. Cuma hutbesinde ne 9 Eylül var ne Atatürk var sevgili dinleyiciler bugün. Yani Diyanet'te değişen bir şey yok. Diyanet de aynı fikirde. Diyorum ya bunların hepsi aynııı.. Aynı soyyy, aynı dedelerrr, zamanında İngiliz’in yanında yer alan Kurtuluş Savaşı sürerken İngiliz’in yanında, Yunanın yanında savaşanların torunları bunlar çünkü. İşte o nedende Diyanet 9 Eylül'de Cuma Hutbesinde Atatürk'e yine yer vermemiş sevgili dinleyiciler.” “Aaah ahh. Bu kadar konuşabiliyoruz bi de.. İşin acı tarafı bu.. Cuma gününün sabahındayız. Her Cuma olduğu gibi yine soracaz sevgili dinleyicilerimize. Kimi neyi neden protesto ediyorsunuz diye. Küfretmeden, hakaret etmeden protesto edeceksiniz etmelisiniz. Bak ben nasıl yapıyorum. İşte o zaman anlıyorsunuz benim yaptığım işin ne kadar zor olduğunu çünkü. ...” şeklindeki ifadeler nedeniyle 6112 sayılı Yasanın 8. Maddesinin birinci paragrafı (ç) bendinde yer alan “İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle idari yaptırım uygulanmasına “oy çokluğuyla” karar verildi.
İfade özgürlüğü; çoğulcu ve anayasal demokrasilerin temel taşlarındandır. Farklı tanımlara yer verilmekle birlikte genel kabule göre, ifade özgürlüğü; insanın serbestçe haber, bilgi ve başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği fikir ve kanaatlerden dolayı kınanmaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte meşru yöntemlerle dışa vurabilme imkan ve serbestisidir. İfade özgürlüğü, sadece “düşünce ve kanaat sahibi olmayı” değil, “düşünce ve kanaatlere ulaşma” ve “düşünce ve kanaatleri açıklama, yayma” özgürlüklerini de kapsamaktadır. Ayrıca ifade tarzları, biçimleri ve araçları da bu özgürlük kapsamındadır.
İfade özgürlüğü demokratik toplumların vazgeçilmez ana unsurlarından en önemlisidir. İfade özgürlüğü, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası hukuk, Anayasamız, çeşitli yasalar, Yargıtay içtihatları ve AİHM kararları ile güvence altına alınmıştır.
AİHM’ye göre ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun en önemli temellerinden olup, toplumsal ilerlemenin ve her kişinin gelişiminin başlıca koşullarından birini teşkil etmektedir. AİHS'nin 10. maddesinin 2. fıkrası saklı kalmak koşuluyla, ifade özgürlüğü, yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran “bilgiler” ya da “düşünceler” için de geçerlidir. Çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik bunu gerektirir ve bunlar olmaksızın “demokratik bir toplum” olamaz. (Handyside/Birleşik Krallık, 5493/72, 07.12.1976).
Yine AİHM’ne göre hükümete karşı eleştirinin sınırları, bir vatandaşa hatta bir politikacıya göre daha geniştir. Demokratik bir sistemde, Hükümetin eylemleri ve ihmalleri sadece yasama ve yargı makamlarının değil aynı zamanda basın ve kamuoyunun da yakın incelemesine tabi tutulmalıdır.(AİHM Castells/İspanya, Başvuru No: 11798/85, Para. 46)
Bir başka AİHM kararına göre; ifade özgürlüğünün, toplumsal ve bireysel işlevini yerine getirebilmesi için AİHM’nin de ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında sıkça belirttiği gibi yalnızca toplumun ve devletin olumlu, doğru ya da zararsız gördüğü haber ve düşüncelerin değil, devletin veya halkın bir bölümünün olumsuz ya da yanlış bulduğu, onları rahatsız eden haber ve düşüncelerin de serbestçe ifade edilebilmesi ve bireylerin bu ifadeler nedeniyle herhangi bir yaptırıma tabi tutulmayacağından emin olmaları gerekir. İfade özgürlüğü, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin temeli olup bu özgürlük olmaksızın demokratik toplumdan bahsedilemez (AİHM Handyside/Birleşik Krallık, Başvuru No: 5493/72, Para. 49).
Demokratik toplumların olmazsa olmazı düşünce ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma özgürlüğünün, gerek uluslararası hukukta gerekse iç hukukta güvence altına alınması göz önüne alındığında “KAFA RADYO” çağrı işaretli yayın kuruluşunda yer alan ve ifade özgürlüğünün sınırlandığı hakaret, aşağılama, tehdit ve küfrün yer almadığı programa yaptırım uygulanmasının hukuki olmadığı görüşünde olduğum için katılmadım.


