İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 20.03.2023 tarih ve 319 sayılı yazısına konu FM TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 10.03.2023 tarihinde saat 15:00’da yayınladığı "Merhametli ve Cömert Gönüller" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 10.03.2023 tarihinde saat 15:00’da yayınlanan "Merhametli ve Cömert Gönüller" adlı programda, sunucu tarafından; “Bugün hep beraber istekte bulunacağız sizden... hem deprem zede kardeşlerimizin için istekte bulunacağız hem dünyanın neresinde mahsum kardeşim varsa ihtiyacı varsa onlar için sizlerden talep, sizlerden talep edeceğiz Allah'ın izniyle. Allah rızası için talep edeceğiz... Rabbimizin rızasını kazanmak adına sizlerden. İhtiyaçları söyleyeceğiz, gerek de kj'de mutlaka ekranda göreceksiniz durumları ona görede paylaşacağız, yardım isteyeceğiz...”, “Bakın, yani bir hissede sizden olsun ya şu kuyu. Kuyu hissesi ne olacak ya? Ne olacak kıymetli kardeşim? Benden ne olur diye düşünme, senden çok şey olur Elhamdülillah. Çok şey olur, çünkü sen cömert ve merhametli gönüllüsün Allah'ın izniyle. Bakın 987 hissem daha var. Gelen 13 hisse su kuyusunda. Rica ediyorum ya destek olun Allah'ın izniyle, desteklerinizi esirgemeyin. Hele ramazana yaklaşıyoruz. Böyle bir zamanda Mevla kat kat size sevaplarınızı, kat kat size ikram edecek size bu konuda inşallah.”, "Merhametli ve Cömert Gönüller", "Afrika Su Kuyusu Çalışması", "Su Kuyusu Bedeli: 25.000 TL", "Bir Hisse Bedeli 250 TL", "Ramazan Ayında Su Kuyuları Açıyoruz", "Hedef 1.000 Hisse", "Ramazan Ayı 1. Günü İftarı", "50 TL Bir İftar Yemeği", "Hedef: 1.000 İftar", "Sizde İsminizi Yazdırmak İster Misiniz", "Whatsapp Yardım Hattı 0530 234 04 .." vb. şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun “Yardım toplayabilecek olanlar” başlıklı 3. Maddesinde “Kamu yararına uygun olarak, amaçlarını gerçekleştirmek, muhtaç kişilere yardım sağlamak ve kamu hizmetlerinden bir veya birkaçını gerçekleştirmek veya destek olmak üzere gerçek kişiler, dernekler, kurumlar, vakıflar, spor kulüpleri, gazete ve dergiler yardım toplayabilirler.” hükmü yer almaktadır. Mezkur Kanun’un 6. maddesinde izin alma zorunluğuna ilişkin hüküm “Kişiler ve kuruluşlar, yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamazlar. Ancak, kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım toplayabilecekleri, Cumhurbaşkanınca belirlenip ilan edilir. İzin alınmadan girişilen yardım toplama faaliyetleri güvenlik kuvvetlerince derhal menedilir ve sorumlular hakkında kovuşturma yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 7. maddesinde ise izin vermeye yetkili makamlar “Yardım toplama faaliyeti bir ilin birden fazla ilçesini kapsıyorsa o ilin valisinden, bir ilçenin sınırları içinde ise o ilçenin kaymakamından izin alınır. Yardım toplama faaliyeti birden fazla ili kapsıyorsa yardım toplama faaliyetine girişecek gerçek veya tüzel kişilerin yerleşim yerinin bulunduğu ilin valisinden izin alınır ve izni veren valilik tarafından ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verilir. Yardım toplama faaliyetleriyle ilgili işlemler dernekler birimlerince yürütülür.” hükmü ile düzenlenmiştir.
Yardım toplama ve ihtiyaç sahiplerine bu yardımların ulaştırılması hem dinî hem insani anlamda örnek ve teşvik edilmesi gereken bir davranıştır. Ancak yardım toplama konusu oldukça istismar edilmekte, toplanan yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaması ve amaçları dışında kullanılması durumu ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle yardım toplamaya ilişkin izin zorunluluğu, yardım toplayabilecek olanlar ve izin vermeye yetkili makamlar ilgili mevzuat ile düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu programda, izleyicilerin yardıma teşvik edilmesi için Afrika’da su sıkıntısı çeken insanların görüntüleriyle birlikte su kuyusu açılması ve iftar yemeği verilmesi için toplanan yardım miktarları "Gelen-Kalan" şeklinde ekrana yansıtıldığı, alınan ve kalan hisselerin sayıları ve yardım kampanyasına katılan kişilerin isimleri verilerek izleyicilerin teşvik edilmeye çalışıldığı, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün 08.03.2021 tarihli ve 2177 sayılı yazısı, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu hükümleri ve toplumda yardım toplama faaliyetlerinde yaşanan istismar olayları birlikte düşünüldüğünde, ayrıca ilgili kurumlardan (Valilik, izin almadan yardım toplayabilecekler için Cumhurbaşkanı) izin alındığına ilişkin bir açıklama yapılmaması dikkate alındığında televizyon programlarında yardım toplanmasının kişisel menfaatler oluşmasına yol açabileceği ve toplanan yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması konusunda tereddüte sebebiyet verebileceği, mezkur programda sadece sözel olarak valilik izni olduğu paylaşılmış ise de, yardım toplama yetkisinin sorgulanabilmesi için gerekli ve yeterli bilgilerin verilmediği, bu sebeple yardım toplama izninin olup olmadığının sorgulanamadığı, dolayısıyla izleyicilerin iyi niyetleri ve samimi yardımlaşma duygularına hitap edilerek televizyon üzerinden ulusal düzeyde çeşitli ülkelere yönelik yardım toplama izni sorgulanamayan ve yayında hakkında yeterli bilgi verilmeksizin yardım toplanmasının istismar ve sömürüye açık bir durum oluşturduğu, şeffaf ve yeterli denetim mekanizmaları oluşturulmadan toplanan yardımların, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması noktasında ise suistimallerin ortaya çıkabileceği ve bu durumların haksız çıkar elde edilmesine yol açabileceği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ... haksız çıkarlara hizmet eden ve haksız rekabete yol açan unsurlar içeremez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2023 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 8.474,58 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2023 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 85.738,00 (seksenbeşbinyediyüzotuzsekiz) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


