İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 09.02.2026 tarih ve 19 sayılı yazısına konu h halk logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 09.02.2026 tarihinde saat 08:00’de yayınladığı "Para Siyaset" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, h halk logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 09.02.2026 tarihinde saat 08:00’de canlı olarak yayınlanan, gündeme dair yorum ve değerlendirmelerin yapıldığı, sunuculuğunu Ebru Baki'nin yaptığı, İbrahim Kahveci, İsmail Saymaz, Prof. Dr. Öner Günçavdı ve Uğur Dündar’ın konuk olarak katıldığı "Para Siyaset" adlı programda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasında geçtiği ifade edilen küfürlü konuşmalar değerlendirilirken sunucu ve konuklar arasında geçen diyaloglarda; “Çok daha sertine tanık oluyoruz. Ben onları okurken bilmiyorum benden önce sözü geçti mi Can Yücel'in bir yargılanmasını hatırladım. Can Yücel yargılanıyor ve hakim diyor ki "Siz davacıya g, ö, t dediniz mi?". Can Yücel'in cevabı, "Evet efendim g..t dedim." diyor. Hakim bey, "Ya nasıl olur?" diyor. "Efendim Türkçede g..te g..t denir." diyor. Şimdi ben onu hatırladım. Öyle sözler geçiyor...” şeklinde kaba ve argo ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Dil, milletleri oluşturan ve milletlerin birlikteliğini sürdüren en önemli unsurdur. İnsanlar ve toplumlar üzerinde bu kadar etkili olan basın ve yayın organlarının gündem oluşturma ve yönlendirme yönündeki etkilerinin başında da dil kullanımı gelir. Radyo ve televizyon gibi topluma hizmet eden, kamu görevi üstlenen yayın organlarında Türk dilinin kullanımı konusunda son derece dikkatli olunmalıdır. Kamuoyunu ilgilendiren, politika, haber, eğitim, din, bilim, spor gibi konularda halkın bu konuları kavrayış biçimi tamamen televizyonların yönlendirmesiyle şekillenmektedir.
Medya kendi başına bir eğitim aracı değildir ancak medyanın eğitici özelliği göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle yayınlarda ölçülü bir dilin kullanımına özen gösterilmelidir. Medya için en önemli unsur olan reyting yani izlenme ve dinlenme oranı nasıl ki her biçimi ve içeriği belirliyorsa, benzer şekilde dil de hedef kitlenin özelliklerine uygun olarak seçilmelidir. Kitlelere seslenen medya, özellikle daha çok genç dinleyicilere hitap edilen programlarda ölçülü dil kurallarına uyulmasını sağlamalı, yayıncılık anlayışını gözden geçirerek gençleri yanlış bir biçimde konuşmaya özendirmemelidir.
Kitle iletişim araçları halkın kültürel ve toplumsal olmak üzere insanoğlunun sahip olduğu başlıca değerleri, yani kullandığı dili etkileme gücü yönünden en güçlü kaynak olarak değerlendirilmiştir. Aynı şekilde kitle iletişim araçları içinde bulundukları toplumlarda köklü davranış ve tutum değişikliklerine yol açarlar; bazı günlük davranışları, tüketim alışkanlıklarını, etik ve estetik değerleri etkilemektedirler. Değerler, kültür, bireysel ve toplumsal kimlikler kitle iletişim araçları vasıtasıyla her gün yeniden harmanlanmaktadır. Çünkü kitle iletişim araçları her gün insanlara yaşamlarını hangi değerler üzerine kurmaları gerektiğini söylemekte; her gün iyi-kötü, doğru-yanlış üzerine yeni değerler sunmaktadırlar. Kitle iletişim araçlarında dilin kaba ve düzeysiz kullanımı çocuk ve gençlerin gündelik konuşma dilini olumsuz etkileyebilecek nitelik kazanmıştır.
Araştırmalarda kitle iletişim araçlarında sıkça duyulan argo/küfür kullanımının zaman içerisinde bireyler tarafından kanıksandığı ve meşrulaştırıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim çocuklar bu nitelikteki hareketleri ve söylemleri görsel-işitsel medyada yer aldığı için normal kabul etmekte ve özellikle kaba, özendirici ve ödüllendirici biçimde sunulan olumsuz davranışları rol model olarak daha çok örnek almaktadır. Yapılan araştırmaya göre kitle iletişim araçlarında küfür ve argo kullanımının gençlerin küfür ve argo kullanımını yüksek düzeyde artırdığı tespit edilmiştir Dilin kaba ve düzeysiz kullanımının da küfür ve argo kullanımı gibi çocuk ve gençler tarafından örnek alınacağı değerlendirilmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlenirildiğinde, ihlale konu programda, program konuğu tarafından; "g..t” şeklinde kaba ve argo ifadelerin, her yaştan izleyicinin ekran başında olabileceği bir saatte (09:37:18) ekranda alenen yer almasını önleyecek herhangi bir ses kapama tekniği kullanılmaksızın yayınlandığı, yayıncı kuruluşun içerik olarak bu ve benzeri söylemlerin yer aldığı kısımları dinleyici kitleye aktarmadan önce gidermekle, canlı yayın akışı esnasında bu gibi olumsuz ve nahoş durumlarla karşılaşılmaması için her türlü tedbiri almakla, bu ve benzeri konuşmaların yer aldığı yayınları dinleyici kitleye aktarmadan önce yapımlardan kaynaklı sorunları da gidermekle yükümlü olduğu dikkate alındığında, mezkur yayında sarf edilen kaba ve argo içeriğin doğrudan yayınlanmasının kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan; "Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2026 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 21.696.466,45 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 433.929,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) İdari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içerisinde, Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Tek İdare Tahsilat Alt Hesabı TR46 0001 0017 6200 9999 9955 88 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32’nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiğinin veya 6112 sayılı kanunun 32’nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, aynı maddenin 11’inci fıkrası uyarınca 1 ay içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunulabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
c) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Dr. Necdet İPEKYÜZ, Tuncay KESER ve İlhan TAŞCI’nın karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.


