İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 02.03.2026 tarih ve 14 sayılı yazısına konu İMAJ RADYO çağrı işaretiyle yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 30.01.2026 ve 02.02.2026 tarihlerinde saat 21:00’de yayınladığı "Adem'le Unutulmaz Saatler" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile ses kayıtlarının incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, İMAJ RADYO çağrı işaretiyle yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 30.01.2026 ve 02.02.2026 tarihlerinde saat 21:00’de yayınlanan, Erzurum'da bulunan ceza infaz kurumunda barındırılan mahkumlar ile bu mahkumların yakınlarının istek parçalarının çalınıp mesajlarının okunduğu "Adem'le Unutulmaz Saatler" isimli programda, “Selamün aleyküm C11 koğuşunda yatan Emin Çaykara'ya. Aslanım benim nasılsın? İyisindir inşallah. Kendine dikkat et. Aslanım avukat gelmiş görüşüne. Allah büyük. Her şey çok güzel olacak Allah'ın izniyle. Herkesin selamı var sana. Allah'a emanet ol…İstek ve mesajlar için İMAJ, bir boşluk 3969'a mesajlarınızı bekliyoruz, hoşgeldiniz…'Selamün aleyküm ben Serkan. Erzurum E Tipi Kapalı'da yatan abim Kadir Yıldırım için İmparatordan İnsanlar Gördüm çalar mısın? Not: Kadir abi bugünkü işini hallettim. Bir kaç güne belli olacak zaten haber olursa. Avukat gelecek kardeşim sana zahmet oku bunu haber bekliyor' demişler…Selamün Aleyküm, hayırlı kandiller reis ben Erkan Tüysüz. Erzurum E Tipi Cezaevi E5 koğuşunda yatan oğlum Onur Tüysüz için Erkan Doğanay'dan bir şarkı çalar isen oğlum aslanıma armağan olsun. Babam sakın kafana bir şey takma insanın başına herşey gelebilir. Sen sakın üzülme. Yarın avukat gelecek yanına. Bana ileteceğin bir şey varsa söylersin, o bana iletir. Ben de savcılık izniyle görüşe gelmeye çalışacağım haberin olsun. Kendine dikkat et. Sakın unutma, kafana da bir şey takma. Beni biraz olsun dinle…Hayırlı akşamlar, hayırlı kandiller. Erzurum Kapalı Cezaevi B4 koğuşunda yatan dayım Emre Diliyok. Sıradaki parçayı istiyorum. Ailesi onu çok seviyor. Kandilini kutluyor. Bu arada o dediğin şeye ulaşamadık dayım. Bunu iletirseniz sevinirim.” şeklinde ifadelere yer verildiği tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere, Anayasa'nın 'Haberleşme hürriyeti' kenar başlıklı 22'nci maddesi; "Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi ... sebeplerinden biri ... olmadıkça ... haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz", 'Kişi hürriyeti ve güvenliği' kenar başlıklı 19'uncu maddesi; "Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Şekil ve şartları kanunda gösterilen: mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi ... halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz." ve "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" kenar başlıklı 26'ncı maddesi; "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. ... Bu hürriyetlerin kullanılması ... suçluların cezalandırılması ... amaçlarıyla sınırlanabilir." hükümlerine amirdir. Hükümlülük ve tutukluluk halleri de mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı ceza ve güvenlik tedbirlerinden olup hükümlülere ve tutuklulara Anayasa'nın verdiği cevaz ile haberleşme hürriyetine de kısıtlama getirilmektedir. Hükümlü ve tutukluların düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetleri de suçluların cezalandırılması amacıyla kısıtlanabilmektedir. Bütün bu kısıtlamaların temelini ise yine Anayasa'nın 13'üncü maddesi "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir." hükmü oluşturmaktadır.
Hükümlünün veya tutuklunun dış dünya ile iletişim kurabilmesi insan hakları gereği olmakla birlikte bu hakkı kullanmaları belirli bazı sınırlamalara tabi olmak durumundadır. Haberleşme hakkı, yazılı ve sözlü haberleşmeyi kapsamakta, mektup, faks, telgraf, telefon, internet ve ziyaretçi kabulü bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hükümlü ve tutukluların düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetleri de kanunla kısıtlanabilmekte ve kitle iletişim araçlarını kullanmalarına sınırlamalar getirilebilmektedir. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 66'ncı maddesi birinci fıkrasına göre; "Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, ... idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler.", 67'nci maddesi birinci fıkrasına göre; "Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezi yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.", 68'inci maddesi birinci fıkrasında "hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ... gönderme hakkına sahiptir." hükümleri ile infaz hükümleri kapsamında bireysel ve kitle iletişim araçlarını kullanım haklarının kapsamı belirlenmiştir. Yine mezkûr kanun ve kanuna dayalı yönetmeliklerde de bu sınırlamalar açıklanmıştır. Bu minvalde, hükümlünün veya tutuklunun telefon ile görüşme hakkını kullanabilmesi "idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar" ile mümkün olmakta, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik'in 74'üncü maddesi birinci fıkrasına göre ise telefon ile görüşmeler eş, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasileri biçiminde sınırlandırılmıştır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre ise "kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin, bu maddede belirtilen yakınları ile yaptığı telefon görüşmeleri, idare tarafından dinlenir ve elektronik aletler ile kayda alınır." Hükümlünün aldığı veya gönderdiği mektup, faks ve telgrafların ise Kanun'un 68'inci maddesi ikinci fıkrası gereğince "mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği" hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, bu hak üçüncü fıkra kapsamında; "Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez." hükmü ile sınırlanmış durumdadır. Özetle, hükümlülerin ve tutukluların bireysel iletişim araçlarını kullanabilmeleri idarenin gözetiminde ve dinlemesi altında mevzuatta sayılan sınırlı sayıda kişi ile gerçekleştirilebilmekte, diğer iletişim araçlarında ise denetim yapılmakta ve bazı hallerde ise doğrudan engellenmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu programda; hürriyeti kısıtlanmış bir hükümlü veya tutuklunun mesajlarının kitle iletişim aracı olan radyodan yayınlanması ya da program sunucusu ile doğrudan iletişim kurabilmesinin Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine göre mümkün olmamasına rağmen hükümlülerin ve tutukluların ilgili programa mesaj gönderdikleri, birbirleri ile haberleştikleri, üçüncü kişilerin radyo aracılığıyla hükümlü ve tutuklulara mesaj iletebildikleri, isim, kurum ve koğuş bilgisi paylaştıkları, kişilere şifreli mesaj ve talimat gönderilebileceği, tehdit edip gözdağı verilebileceği ve tüm bunların istek şarkı çalınmasını istemek suretiyle de gerçekleştirilebileceği, bu ve benzeri yayınlarda mahkumlara/tutuklulara ilişkin paylaşılan basit bilgilerin dahi güvenlik sorunu oluşturabildiği ve istenmeyen olaylara yol açabileceğinden söz konusu yayının hukukun üstünlüğü esasına aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle söz konusu yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri; hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz." hükmünün ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %1 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2026 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 10.500,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, radyo kuruluşları için idari para cezasının 1.000 (bin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2026 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 24.440,00 (yirmidötbindörtyüzkırk) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) İdari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içerisinde, Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Tek İdare Tahsilat Alt Hesabı TR46 0001 0017 6200 9999 9955 88 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32’nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiğinin veya 6112 sayılı kanunun 32’nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, aynı maddenin 11’inci fıkrası uyarınca 1 ay içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunulabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
c) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


