İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 11.07.2013 tarihli ve 1978 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Beyaz TV logolu yayın kuruluşunda hafta içi her gün Beyaz Ana Haber saat 19:45'ten itibaren yayınlanmaktadır. Söz konusu programın 04.07.2013 günü saat 20:29 ile 20:30 arası yayınlanan bölümünde, son günlerde video paylaşım sitelerinde (youtube vb.) sıklıkla paylaşılan ve popülerleşen, bir doktorun yoğun bakımdaki kalp ameliyatı olmuş bir hastasına uyguladığı şiddeti içeren ve Rusya'da yaşandığı bilinen bir kamera kaydı haberleştirilmiştir. Habere ilişkin hastane kameralarına yansıyan görüntüde, hastane odasında makinelere bağlı olarak yatan hastaya yanında bulunan doktor önce çenesine ardından da göğsüne yumrukla şiddetlice vurmakta, hasta ise aldığı darbeler sonucu kıvranmaktadır. Hastanın çaresizliğini yansıtan bu dayak görüntüsü, sunucu Ferda Yıldırım tarafından şu şekilde sunulmuştur: "Sevgili izleyiciler bir doktor yoğun bakımdaki kalp hastası adamı dövdü. Yoğun bakımda bulunan hasta ilerleyen günlerde hayatını kaybetti. İşte o anlar..." Habere ilişkin hastanın çenesine ve kalbine yumruk atılması sahneleri tekrar tekrar gösterilirken dış ses tarafından olayını gidişatı şu şekilde özetlenmiştir:
Dış Ses: Çenesine vurdu... Göğüs kafesini yumrukladı... Doktor yoğun bakımdaki hastayı böyle dövdü... O hasta hayatını kaybetti... Akıllara durgunluk veren olay Rusya'da yaşandı. Kalp hastası bir adam yoğun bakım ünitesindeydi. Canıyla boğuşuyordu. O sırada doktor odaya girdi. Hastayla tartıştı. Ağır hasta adama önce bir yumruk attı. Çenesine yumruk yiyen hasta acı içindeydi. Ama doktor hırsını alamamıştı. Hastanın göğüs kafesine bir yumruk daha attı. Hasta o yumruğun etkisiyle iki büklüm oldu. Doktor hastanın oksijen maskesini de çıkardı. Doktor şiddetine maruz kalan hasta ilerleyen günlerde hayatını kaybetti. Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından doktor hareketlerini yirmi dört saatlik vardiyası ve yorgunluğa bağladı...
Haberde yer alan bu hastaya şiddet anları peş peşe kimi zaman başından sonuna kadar, kimi zaman da belirli bir kısmından kesilerek herhangi bir montajlama ve/veya mozaikleme yapılmaksızın yedi kez yayınlanmıştır. Ne kadar süre önce gerçekleştiği bilinmeyen ve güncelliği konusunda herhangi bir bilgi içermeyen haberde yer alan şiddet görüntülerinin bu kadar sıklıkla bir haberin içerisinde verilmesi kamusal sorumluluk ilkesi ile bağdaşmamaktadır.
Günümüzde televizyon, geniş kitlelere ulaşma imkanına sahip olan ve toplumu etkileme ve yönlendirme gücü yüksek olan bir kitle iletişim aracı olarak kabul edilmektedir. Televizyonun bu özelliği dikkate alınarak, şiddet içerikli yayınlara ilişkin yapılan bilimsel araştırmaların bulguları ışında, bu tür haberlerin ve yayınların toplumda güvensizlik, kaygı, korku gibi olumsuz psikolojik etkiler doğurabileceği ve/veya bu etkileri yaygınlaştırabileceği yadsınamaz bir gerçeklik olarak kabul edilmektedir. Televizyon yayınlarının olumsuz etkilerine karşı daha açık, korumasız ve bilinçsiz durumda olan çocuklar dahil tüm izleyicilerin ekran başında olabileceği saatlerde yayınlanan bir doktorun hastasına kötü muamelesinden dolayı hayatını kaybetmesine ilişkin bu görüntülerin şiddeti kanıksatabileceği, şiddete karşı kişileri duyarsızlaştırabileceği ve hatta kişilerin sorunları çözümünde şiddet başvurabilmelerine neden olabileceği düşünülmektedir. Bu tür şiddet içerikli yayınların çocukların ve gençlerin kimlik oluşumuna olumsuz yönde etki edebilme ihtimali de vardır. Bu durumda haber gibi gerçek yaşantıdan kesitler sunan bir programda yayınlanan bu şiddet görüntülerinin çocuklar ve gençler üzerinde daha fazla olumsuz etki oluşturacağı açıktır. Yayın kuruluşunun bu yayını ile çocukları ve gençleri koruma sorumluluğunu yerine getirmediği görülmektedir.” Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
BEYAZ TV Yayın Kuruluşu’nun söz konusu yayını ile, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendindeki "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." ve ikinci fıkrası hükümlerini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, Üst Kurul’un 06.08.2013 tarihli ve 46 sayılı toplantısında yapılan görüşmeler sonucunda;6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." hükmünün ihlali yönünden değerlendirilmesinde karar yeter sayısı sağlanamadığı, konunun bir sonraki gündeme taşındığı, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Bahse konu yayında her ne kadar Daire Başkanlığınca 6112 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası ilkelerinin ihlal edildiği kanaati belirtilmiş ise de, söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının tetkikinde; yayın kuruluşu tarafından yayınlanan görüntülerin haber niteliğinde ve uyarıcı, bilgilendirici etkisinin olduğu, tamamen eleştirel bir dille verildiği, bu tür konuların verilmesinde kamu yararının bulunduğunun kesin olduğu, haberlerin de zaten biraz bu amaçla verildiği, haberin verilişinde abartıya kaçılmış olmakla birlikte bu durumun, "önemli haberlerde tekrarın biraz abartılı olabileceği" yönündeki mahkeme kararlarının da varlığı karşısında"şiddeti özendirici ve kanıksatıcı" bir boyuta ulaşmadığı, aslında yayıncı kuruluşun da böyle bir kastının bulunmadığı, önemli gördüğü bir olayı mümkün olduğunca dikkat çekici bir şekilde haberleştirme çabası gösterdiği, çocukların etkilenmesi hususunda ise, habere konu olanın tanınmadığı, yüz görüntüsünün net olmadığı, haberin verilişinde zaten mümkün olduğunca hassas davranıldığı ve şiddeti yapanın ayıplandığı ve bu haliyle mezkur haberin 00.00’dan sonra verilmesini gerektirir bir içeriğe sahip olmadığı değerlendirilmekle, mezkûr yayında herhangi bir mevzuat ihlali olmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; BEYAZ TV logosuyla yayın yapan KANAL BEYAZ TELEVİZYON RADYO YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. hakkında; bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, oybirliğiyle karar verildi.


