İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 22.05.2013 tarihli ve 1433 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
"CEM TV Yayın Kuruluşu'nda, 15.05.2013 tarihinde saat 07.01.07'de sunuculuğunu Cavit Özdoğan'ın yaptığı "Ab-ı Hayat" adlı program yayınlanmıştır. Programa alternatif tıpta tedaviye benimseyen Dr.Mustafa Eraslan konuk edilmiştir. Programda Dr.Eraslan, yaklaşımının, tıkanmış damarları açarak tedavi etmek olduğunu belirterek, tıkanmış damar açılmaz diye bir şeyin olmadığını, damarların açıldığını iddia etmiş, vücuttaki hasta bölgeye kan gitmeye başladığında o bölgenin kendi kendini tedavi ettiğini ifade etmiştir. Dr.Eraslan kronik hastalık diye bir şey olmayacağına da vurgu yapmış, kronik hastaların ömür boyu ilaç kullanmaya mahkum edildiklerini, bunun son derece yanlış bir uygulama olduğunu söylemiştir. Günümüz tıbbının pek çok hastalığı tedavi etmede tek başına yetersiz kaldığını vurgulayan Dr.Eraslan, günümüz tıbbının alternatif tıpla birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getirmiştir. Çalışmalarından dolayı kendisine Almanya'dan, Amerika'dan teklifler geldiğini söyleyen Dr.Eraslan çalışmalarını eleştirenlere de sitemde bulunmuş, eleştirenlerle her platformda tartışmaya hazır olduğunu söylemiştir.
Programın önemli bir bölümünün deşifresi aşağıdadır:
Cavit Özdoğan: ...Sağlık sorunlarını uzmanlarıyla ele aldığımız yeni bir programla sizlerin karşısındayız. Özellikle son yıllarda kalp ve damar sağlığı ve damar tıkanıklığı konusu çok ciddi bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkıyor. Fatih Akel gibi sporcularımızın belki hiç beklenmeyen çok genç yaşlarda kalp krizi geçirmesiyle bu konu yeniden ciddi şekilde gündeme geldi. Biz de stüdyomuzda kalp ve damar tıkanıklığı konusunu ilk defa gündeme getiren, kamuoyuna getiren, bu konudaki söylemleriyle gündem olan bir hekimimizle birlikteyiz. Dr.Mustafa Eraslan hocamızla birlikteyiz...Bizim programlarımızda başta olmak üzere Türkiye'de damar tıkanıklığının çok önemli olduğunu ilk defa siz gündeme getirdiniz. Ve hakikaten ölümlerin birinci sırada, ölüm sebeplerinde birinci sırada damar tıkanıklığı geliyor.
Mustafa Eraslan: Yarısı, yüzde ellisi canım..Daha ne olacak ki yüz tane insan ölüyor, yarısı damar tıkanıklığı ve buna benzer rahatsızlıklardan hayatını kaybediyor. Sadece toplum bunu bu kadar bilmiyordu. Önüne gelen diyordu ki hocam işte bende damar tıkanıklığı var...şah damarım tıkanmış, hocam benim kalbi besleyen damarlar...herkesin gündeminde bu vardı. Artı, damarla ilgili problemler herkesin gündeminde..."
(Raporun devamında programa ilişkin ayrıntılı deşifre metinlerine yer verilmiştir.)"
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Söz konusu yayın ile 6112 sayılı Kanunun 8/1-l bendi ile 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinin ihlal edildiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Her ne kadar Daire Başkanlığınca söz konusu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi hükmünün de ihlal edildiği kanaati belirtilmiş ise de öncelikle belirtmek gerekir ki, bahse konu program "Sağlık sorunlarına alternatif çözümler" ana temasıyla, çeşitli bitkisel ürünlerin tanıtımının yapıldığı bir programdır. Yani aslında anılan program, bu özelliğiyle bir reklam programından ibarettir. Nitekim program içeriği incelendiğinde de, baştan sona kadar, mezkur ürün/ürünlerin çeşitli tanıtımlarının ve bu üründen faydalandığı iddia olunan kişilere ait yine tanıtım amaçlı ifadelerin yer aldığı görülmektedir. Ayrıca, programda her ne kadar ürün ismi verilmemiş olsa da telefon numarası verilmek suretiyle istenildiğinde danışma hizmeti alma ve ürüne ulaşmanın yolu açık olarak gösterilmiştir. Bu haliyle anılan yayında Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde tanımlanan gizli ticari iletişimin unsurlarının bulunduğu görülmüştür
Söz konusu kuruluşa 19.12.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce Üst Kurulun 11.01.2012 tarih ve 2012/02 sayılı toplantısında alınan 76 nolu kararıyla 6112 Sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşılmıştır.
Bu itibarla; 6112 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının tekraren ihlali nedeniyle; Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere, CEM TV logosuyla yayın yapan RENK RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIK HİZMETLERİ A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “Gizli ticarî iletişime izin verilemez.” ilkesini tekraren ihlali nedeniyle, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca;
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Nisan 2013 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 124.018,40 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) ( 2013 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 11.886 -onbirbinsekizyüzseksenaltı - ) Türk Lirasından az olamayacağından 11.886 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Bilkent Şubesi, Ankara TR 84000 100 1762 00 999999-5001 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin,kanun yoluna başvurmadan önce peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, belirtilen süre içerisinde ödenmeyen ve kesinleşen idari para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine, Üst Kurul Üyesi Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verilmiştir.


