İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 10.12.2014 tarihli ve 2498 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Beyaz TV logolu Yayın Kuruluşu'nun 17.11.2014 tarihli Beyaz Ana Haber bülteninde saat 20:17:56'da, Adana'da yaşanan bir olay habere konu edilmiştir. "Gelininin Burnunu Kırdı" başlığıyla verilen haberde, ambulans yanında ve içindeyken görüntüsü alınmaya çalışılan gelinin ısrarla çekim yapılmamasını istemesi dikkat çekmiş olup, haberin detayları aşağıda sunulmaktadır(Klip-BurnuKırılanGelin).
Söz konusu haber, Sunucunun "Kadına şiddet haberiyle devam edelim. Genç Kadın dayak yedi burnu kırıldı. Hem de ona bunu yapan eşinin babası yani kayınpederiydi. Gelinin burnunu kıran kayınpederin haberi geliyor ekranlarınıza" ifadeleriyle saat 20:17:56'da başlamaktadır. Devamında gelen haber bandı ise ambulans görevlilerinin "ÇEKMEYİN LÜTFEN, HASTAYI ALAMIYORUZ ÇEKMEYİN" sözleriyle başlamaktadır. Olayın detayı dış sesin "25 Yaşındaki ÜVDD (Tam anlaşılmıyor) eşi hapse girince kayınpederiyle yaşamaya başladı ve genç kadının hayatı çok geçmeden kabusa döndü." ve "Genç kadın iddiaya göre hergün alkol alan kayınpederinden dayak yiyordu. Gelin dayanamadı yeter artık diyerek karşı çıktı. Bunun üzerine kayınpeder gelinin burnuna yumruk attı." ifadeleri ile öğrenilmektedir.
Bu arada ekrana gelen görüntülerde gelinin ambulans içinde arkası dönük hali veya yüzü flulaştırılmış hali kullanılmıştır. Gelinin yüzü flulaştırılmış hali yakın çekim çerçeve içine alınarak da verilmiştir. Görüntüler arasında ambulans görevlileri ile gelin arasındaki -OTUR OTUR -ÇEKİYORLAR diyalogu ile gelinin feryat halinde -AMA ÇEKMEYİN NE OLUYOR sözleri ise hem görüntüde hem de metinde kullanıldığı şekliyle yazılı olarak ekrana yansımıştır. Görüntülerden ambulans görevlilerinin müdahaleye ihtiyaç duyan mağdur geline kamerayla çekim yapılmasını istemediği için gerekli müdahaleyi yapamadıkları çok net bir şekilde anlaşılmaktadır.
Haberde, yaşanan olay sonucu mağdur olan bir kadının ısrarlı bir şekilde görüntü vermek istemediği, hatta bu yüzden tedavi alamadığı görülmektedir. Öte yandan olayın asıl faili ve saldırıyı gerçekleştiren kayınpederin hiç bir görüntüsü bulunmamaktadır. Kayınpederin akibeti haberin sonundaki "Talihsiz kadının imdadına komşuları yetişti. Burnu kırılan genç kadın hastaneye kaldırıldı. Gelinine saldıran kayınpeder ise gözaltına alındı. " şeklindeki ifadelerden anlaşılmaktadır.
Bu haberde olayın mağduru gelin, yapılan çekimle ve bunların yayınlanmasıyla tekrar mağdur edilmektedir. Kadının ısrarına rağmen özel yaşamına müdahale edilmektedir. Kadının yüzünün flulaştırılması, özel hayatının korunması için yeterli olmamaktadır. Çünkü mağdur kadının kimliği yaşadığı çevrede kendisini tanıyanlar tarafından anlaşılabilecek niteliktedir. Üstelik bahse konu kadının kocasının hapiste olduğu da haberden anlaşılmaktadır. Bu durum yayıncılık sorumluluğu ve habercilik etik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Israrla çekimi yapılan ve haberleştirilen kişi kötü bir suç işlemiş fail değil, istemediği bir olaya karışmış mağdurdur. Dolayısıyla mağdurun özel hayatının ve mahremiyetinin gizliliğine saygı duymak gerekmektedir. Ayrıca mağdur kadının "çok açık bir kamu yararına hizmet eden" bir durumu bulunmamaktadır. RTÜK ve TVYD tarafından hazırlanan Televizyon Habercileri İçin Rehber kitapçığının Özel Yaşam/Mahremiyet bölümünde "Kimsenin özel hayatı, kamu yararı açıkça gerektirmedikçe haber konusu yapılmamalı" ve " Tıbbi tedavi ya da müdahale görmekte olan kişiler, haber konusu olsalar dahi, mahremiyetleri gözetilmeli" ilkeleri yer almaktadır. Bu haberde işlenen suçun asıl faili kayınpeder olmakla birlikte tek bir kare görüntüsü yayınlanmamış, mağdur kadın ise yüzü flulaştırılmasına rağmen yaşadığı çevrede tanınacak şekilde ve "çekmeyin" ısrarlarına rağmen ekranda yer almıştır.
Sonuç olarak, Beyaz TV logolu Yayın Kuruluşu'nun söz konusu yayınıyla 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan " İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ilkesini ihlal ettiği değerlendirilmektedir.”
Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
BEYAZ TV Yayın Kuruluşu'nun söz konusu yayınında, 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlale edildiği kanaatinin Daire başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Her ne kadar Daire Başkanlığınca yayında 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan; “İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez.” ilkesinin ihlal edildiği kanaati belirtilmiş ise de, söz konusu yayına ait deşifre ve video kayıtlarının tetkiki sonucunda;
"Gelininin Burnunu Kırdı" başlığıyla verilen haberde, ambulans yanında ve içindeyken görüntüsü alınmaya çalışılan kadının görüntüsünün verilişi esnasında flulaştırma yapıldığı, olayın haber değeri taşıdığı, dolayısıyla anılan yayının “haber verme ve kamuoyunun haber alma hakkı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun hükmünü ihlal eder bir hususun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; BEYAZ TV logosuyla yayın yapan KANAL BEYAZ TELEVİZYON RADYO YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, oy birliği ile karar verildi.


