İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 18.12.2014 tarihli ve 2566 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“ Halk TV adlı medya hizmet sağlayıcısında Cumartesi ve Pazar günleri saat 08:00-10:00 arasında Hürriyet, Sabah, Cumhuriyet, Zaman, Taraf, Yurt, Birgün, Bugün gibi bazı ulusal gazetelerde yer alan gazete manşetlerinin okunduğu, çoğu zaman uzman konukların katılımı ile gündemde öne çıkan haberlere ilişkin yorumların da yapıldığı"Basın Gündemi"adlı bir program yayınlanmaktadır. 14.12.2014 tarihli bölümünde, ekrana büyük puntolarla yazılmış "SANSÜRSÜZ YAYIN" yazısı eşliğinde rutin yayın saatinin dışına çıkarak 2 saat 42 dakika süre ile Emniyet birimleri tarafından; "Türkiye Cumhuriyeti egemenliğini ele geçirmek için örgütsel yapı oluşturmak" suçlaması ile Zaman Gazetesi'ne düzenlemiş olduğu belirtilen operasyona dair haberler verilirken gazete binası önünde basın toplantısı yapan Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın açıklamalarına ve gözaltına alınmaları anına canlı bağlantılar kurulmuş ve programa yorumcu olarak katılan gazeteci Fatih Ertürk ile operasyona ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır. Rapora eklenen kliplerden ve ekte sunulan deşifre metinden de görüleceği üzere programda ihlal teşkil edebilecek nitelikte yorum ve açıklamalarda bulunduğu tespit edilmiştir.(1.Klip Programın tamamı)
Program boyunca, Zaman Gazetesi ve Samanyolu Televizyon yöneticilerinin, geçmişte Ergenekon, Balyoz gibi operasyonlarla gözaltına alınan pek çok basın mensubu ve askerin tutuklanmasını destekleyen ve alkışlayan tutumları eleştirilmiş ise de, şu anda "Türkiye Cumhuriyeti egemenliğini ele geçirmek için örgütsel yapı oluşturmak" suçlaması ile operasyona maruz kalmalarını, demokrasi ve medya özgürlüğü adına tasvip etmediklerini, hangi görüşten olursa olsun 'bugün bana yarın sana' felsefesinden yola çıkıldığında hiç bir basın mensubunun böyle bir muameleyle karşılaşmaması gerektiği defalarca vurgulanmıştır.
Ancak programa yorumcu olarak katılan Gazeteci Fatih Ertürk, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının; "Bir kısım medya mensupları ve Emniyet görevlilerinin sahte delil üreterek sözde "Tahşiye" adlı suç örgütü hakkında soruşturma yaptıklarının tespiti üzerine bu soruşturmayı yürüten ve soruşturma öncesi yayın yapın kişilere ilişkin "Silahlı terör örgütü kurmak, üyesi olmak, yönetmek ve örgüt kapsamında sahtecilik, iftira suçlarından ifadelerini almak üzere şüpheli sıfatıyla gözaltına alma talimatı" şeklinde belirtiği operasyonu, şu şekilde değerlendirmiştir.
Saat 08:37:50 -08:40:53
Fatih Ertürk: 17-25 Aralık o hırsızlığı, o yolsuzluğu,'babane kadar kaldı?','30 milyon euro kaldı oğlum'yani'şey 30 milyon euro kaldı baba.'Baba sorar'ne kadar kaldı oğlum. Sıfırladın mı?"nın cevabı..."Bu 17-25 Aralık'ın bir daha yaşanmaması için, bu 17-25 Aralık operasyondan kaynaklanan davaların hiç bir zaman bir daha bir numaraya oğluna ve yakın çevresine ulaşmaması için başlatılan bir hırsızlığı ve yolsuzluğu kapama operasyonudur." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Yani bana dokundun, oğluma dokundun, benim servetime dokundun, benim işte etrafımdaki insanların topladığı paraya pula dokundun cezası bu. Niye dokundun cezası bu. Ayrıca Ezgi bir daha dokunmayın cezası bu. Bir daha dokunursanız başınıza bu gelir cezası bu.Kimse bu operasyonu, Ekrem Duman'lı bu konuda haklı. Sadece Cemaate yönelik bir operasyon algısında bunu görmesinler.Bu paralel yapı operasyonu değil bu medyaya yöneltilen bu operasyon.Bu son kısmı. Çok açık çok net.Bu susturma operasyonu.....(2. Klip)
Saat 08:52:38- 08:56:07
Fatih Ertürk:Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son konuşmasında, yani iktidarın, AKP iktidarının özellikle bu hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet, Rezza Zarrab'ların dört Bakan'ı Yüce Divan'a gönderen olayları, yani Bilal Erdoğan'a 100 milyon dolar.., TÜRGEV'e para gönderenleri ortaya çıkarın polisleri affetmeyeceğini söyledi."...."Ama bu ikinci Cumhuriyetçilerin, o liberallerin az günahı, kusuru yok Ezgi..... Mehmet Altan günah çıkarıyor. Ahmet Altan günah çıkarıyor. O bir sürü Perihan Mağdenler bilmem neler o'askeri vesayet kalktı. Pırıl pırıl demokrasi geldi.
Avrupa Birliği'ne uçuyoruz. Recep Tayyip Erdoğan Atatürk'ten sonra en büyük' Al sana Recep Tayyip Erdoğan. Al. Bir insan, bir aydın bu kadar yanılmaz kardeşim. Tamam aydınlarda insandır hani, kısmen hata yaparsın Ezgi üç yerde bir. Bir aydın bu kadar aptal olmaz bu kadar kör olmaz..."(3. Klip) şeklindeki ifadeleri ile yasal olarak düzenlenen bu operasyonu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet iddialarında kendisinin, oğlunun, AKP iktidarının dört Bakanının, Rüşvet veren Rezza Zarrab'ın adının geçmesi nedeniyle düzenlendiğini ve bir daha dokunursanız başınıza böyle bir ceza gelir operasyonu olarak değerlendirerek operasyonun hukuksuzluğuna vurgu yaptığı gibi, Cumhurbaşkanı'nı, ailesini ve Başbakan iken birlikte çalıştığı dört Bakan'ı vatandaş nezdinde küçük düşürülmeye gayret edildiği görülmüştür.
Sonuç Olarak; HALK TV medya hizmet sağlayıcının bu yayını ile Cumhurbaşkanını, ailesini ve yakın çevresini söz konusu operasyonla ilişkilendirerek, haberciliğin en temel esaslarından tarafsız olma ve objektif davranma hususuna aykırı hareket edildiği, devletin yargı ve emniyet güçlerinin yapmış oldukları bir uygulamanın vatandaş nezdinde küçük düşürülmeye gayret edildiği, toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olabileceği nedeniyle; 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un, 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde belirtilen"İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez.", (ı) bendinde belirlenen;"Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır;..."ilkelerini ihlal ettiği değerlendirilmiştir.” Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu
Söz konusu programda, 6112 sayılı Kanuna aykırılık olmadığı kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Her ne kadar İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı tarafından söz konusu yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) ve (ç) bentlerinin ihlal edildiği kanaati belirtilmiş ise de,
Bahse konu program düşüncelerin aktarıldığı ve tartışıldığı bir ortamda icra edilmiştir. “Düşünceyi açıklama özgürlüğü” demokratik toplumda hayli önemli bir yere sahiptir. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Handyside davasında;
“Düşünceyi açıklama özgürlüğü, sadece hoşa giden veya zararsız ya da tepki oluşturmaz sayılan « haber » veya « fikirler » için değil, fakat, devlete veya halkın bir kısmına ters düşen, şoke eden ya da üzüntüye sevk edenler için de geçerlidir. Çoğulculuk, hoşgörü ve yeniliğe kucak açma bunu gerektirir ve bunlar olmadan demokratik toplum olmaz.”
şeklindeki gerekçesiyle, düşünceyi açıklama özgürlüğünün demokratik toplumdaki önemi konusunda ısrar etmiştir.
Bunun yanı sıra, 2013/5356 no ile Anayasa Mahkemesi’ne yapılan Bireysel Başvuru neticesinde Yüksek Mahkeme’nin 08.05.2014 tarihli kararında; bir haber nedeniyle kendisine hakaret edildiği ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, Anayasa Mahkemesine götürülmesi üzerine; Anayasa Mahkemesi, AİHM’nin 1976 tarihli Handyside kararına ve Yargıtay'ın "ifade özgürlüğü sadece lehde olduğu kabul edilen veya zararsız görülen veya ilgilenmeye değmez bulunan haber ve düşünceler için değil aynı zamanda aleyhte olan çarpıcı gelen ve rahatsız eden düşünceler için uygulanmalıdır. Bunlar çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olup bunlar olmaksızın demokratik toplum olmaz" düşüncesine atıfta bulunarak hak ihlali olmadığına karar vermiştir.
Görüldüğü üzere, demokratik toplumlarda çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirliliğin gereği olarak, yukarıda belirttiğimiz ulusal ve uluslar arası yargı kararlarına da konu edilmiş; hoşa gitmeyen, şoke edebilen ve rahatsız edici nitelikteki görüş ve ifadeler de, “ifade özgürlüğü” ana ekseninde ağır eleştiri sınırları içerisinde kabul edilebilmektedir.
Bunun yanı sıra, 6112 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinde Kanunun temel amaçlarından biri “ifade ve haber alma özgürlüğünün” sağlanması olarak tanımlanmıştır. Kanunun amacı ve mahkeme içtihatları da dikkate alındığında; anılan yayında kamuoyunu ilgilendiren olay, müessese ve kişilerin tartışmaya açılması ve kitlelerin haber alma hakkının gerekliliği yolunda görüş oluşturulduğu ve bu nedenle yayın kuruluşunun ilgili yayınında 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus olmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; HALK TV logosuyla yayın yapan HALK RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş hakkında, bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA oy birliği ile karar verildi.


