İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 27.11.2014 tarihli ve 2397 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Kanal D logolu Yayın Kuruluşu'nda Cumartesi ve Pazar akşamları saat 20:06'da "Ben Bilmem Eşim Bilir" adlı yarışma programı İlker AYRIK'ın sunumuyla yayınlanmaktadır (Klip 01-Programın Tümü). Yarışma programının formatı kısaca şu şekildedir: Her programa dört çift katılmakta, belirlenen oyunlarda yarışmakta ve o gün en yüksek puan alan iki çift finale katılmaya hak kazanmaktadır. Finali kazanan çifte ise araba ödülü verilmektedir.
Anılan yarışma programının 16.11.2014 tarihinde yayınlanan bölümünde genel ahlaka ve Türk aile yapısına aykırı davranışlar sergilendiğini ifade eden çok sayıda şikayet RTÜK İletişim Merkezine ulaşmıştır. Şikayetler üzerine 16.11.2014 tarihli yayın incelenmiş olup, saat 20.06'da "Genel İzleyici" akıllı işaretiyle yayın yapıldığı tespit edilmiştir. Programın ilgili bölümüne katılan yarışmacı çiftlerden birinin 2 yıldır sevgili olduğu, birinin 3 aydır nişanlı, diğer ikisinin de evli oldukları görülmüştür. Yarışmada, çiftler izleyicilere detaylı bir şekilde tanıtılmaya çalışılmış ve kadın yarışmacılara eşlerini kıskanıp kıskanmadıkları da sorulmuştur. 3 kadının eşini kıskandığı, birisinin ise eşini kıskanmadığı ifadelerine yer verilmiştir. Sunucunun, kadın yarışmacılara yönelttiği "Peki maça gidebiliyor muyuz Yunus'la yurtdışına" şeklindeki soruya "Maalesef, olmaz" yanıtını almış ve sunucuyla kadın yarışmacı arasında şöyle diyalog yaşanmıştır: "-Niye? Aklınıza ne geliyor kızlar? Maça gideceğiz diyoruz maça, maça", "-Ya güvenmiyor değilim ama...", "-Milano'ya maça gideceğiz basketbol maçına. Maç dediğin iki, iki buçuk saat sürüyor. 4 günlüğüne gidip geleceğiz.", "-Ama şöyle bir şey o tribünler o kızlar mızlar böyle şeyler, ne diyorlar kızlar oluyor ya böyle?", "-Ponpon kızlar", "-Şeyler oluyor ya böyle. Sonra bir gelecek Türkiye'ye!", "-Ponpon kızlar da ponpona çıktığında tribünde adam bakıyor Türkiye'den iki tane sap gelmiş mi diye..." (Klip 02). Program banttan yayın olduğundan izleyicilere biraz sonra yaşanacaklar konusunda önbilgi vermeyi amaçlayan kısa kliplerde erkek yarışmacıların yabancı kadınlarla olan dansları ve yakınlaşmaları gösterilmekte izleyicinin dikkatinin bu olaya yöneltilmesine çalışılmaktadır. Daha sonra erkek yarışmacılar bekledikleri cam odadan eşleri onları görmeden çıkarılarak stüdyonun arkasında bekleyen kadınlarla hareketli müzik eşliğinde dans ettirilmişler, erkeklerin kadınlarla samimi bir şekilde yakınlaşmaları ve dans etmeleri stüdyoda bekleyen eşlerine izlettirilmiştir. Eşlerinin başka kadınlarla samimi şekilde dans ettiğini gören kadınlar ise "Nasıl yani Cansu şaka mı? Biri bana şaka desin yani! Gelecek birazdan buraya öldüreceğim onu! Elini tutuyor bir de ya. Ay çok sinirlendim şu anda" şeklindeki ifadelerle tepki göstermişlerdir. Kadınlarla dans eden erkeklerden birinin "Banu'nun bakışa bakar mısın? Biz kopuyoruz, onlar bakıyor! Bu gece karakolda bitecek gibi geliyor" şeklindeki sözleri de ekranda yer almıştır. Dans sonrası sunucu İlker AYRIK erkeklerin bulunduğu cam odaya gelmiş ve "Nasıldı lan! Çok iyi değil mi? Kütük mütük de taşıyabilirsiniz. Düşün, bana bak. 12 tane haydi zıpla zıpla" deyince erkekler de memnuniyetlerini belirtir sözlü ve sözsüz ifadelerde bulunmuşlardır.
Danstan sonra sahnede 12 kadının erkeklerle tanıştırılması ve tokalaştırılması görülmektedir. Tanışma esnasında Alev isimli kadının, yarışmacı erkeklerden birini samimi şekilde yanaklarından öpmesi üzerine imalı şekilde gülüşmeler ile erkeğin eşinin kıskançlık belirtir yüz ifadeleri ekrana getirilmektedir. Tanışma sonrası sahneden ayrılan kadınlar bir süre sonra ayakkabılarından biri çıkartılmış , diğer ayakları ise siyah bir bez torbayla örtülmüş vaziyette stüdyoya dönmekte ve erkek yarışmacılardan sahneye rastgele dizilmiş ayakkabılardan doğru olanları kadınlara giydirmeleri istenmektedir.. Sahneye yerleştirilen yüksek sandalyelere oturan kadınların ayaklarına erkek yarışmacıların ayakkabı giydirme gayreti ekrana getirilmektedir. Bu esnada oyunun bu şekilde olmaması gerektiğini ifade eden kadın yarışmacılar, bu durumdan memnun olmadığını belirtse de arabayı kazanmak için bu duruma katlanmışlardır.
Yukarıda kısaca özetlenmeye çalışıldığı üzere söz konusu yarışmada erkek yarışmacılar eşlerinin gözleri önünde başka kadınlarla dans ettirilmiş, ardından eşlerinin bütün kıskançlık belirtilerine rağmen yarışma adı altında genç kadınların ayakkabıları giydirilmiştir. Yarışma programında ortaya çıkan görüntü, erkeklerin eşlerini aldatmaya teşvik edici ve aile huzurunu bozucu bir ortam sunmaktadır. Bu genel ahlaka ve Türk aile yapısına aykırı durum sunucu ve dolaylı olarak Yayıncı Kuruluş tarafından gayet normal ve eğlenceli bir format olarak izleyiciye empoze edilmiştir. Yarışma etabının amacı yeni tanışılan kişinin adını, kıyafetini vb. hatırlayabilme becerisi olmaktan çıkarılıp, kıskançlığın alaya alınır bir duygu olduğu algısının oluşturulmasına vardırılmıştır. Dolayısıyla Yayıncı Kuruluş'un, aile yapısını zedeleyebilecek bir şekilde yarışma formatı düzenlediği görülmüştür. Ayrıca kadınların fiziksel güzelliklerinin ön plana çıkartıldığı yakın çekimler ve sunucunun ifadeleriyle kadınların cinsel bir objeye indirgendikleri ve bunun ise kadınları aşağılayıcı bir durum olduğu düşünülmektedir.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 2011 yılında çeşitli üniversitelerden akademisyenlerle birlikte hazırladığı "Türkiye'de Aile Yapısı Araştırması" adlı çalışmada elde edilen bulgulara göre; katılımcıların %89'u evliliğin temelinde sadakatin olduğunu, % 93'ü kadının kocasını (bir kez bile olsa) aldatmasını boşanma sebebi olarak düşündüğü, % 87,5'unun ise erkeğin karısını (bir kez bile olsa) aldatmış olmasını boşanma sebebi olarak gördüğü tespit edilmiştir (Araştırma Kaynağına ulaşmak için: http://ailetoplum.aile.gov.tr/arastirmalar/tamamlanan-arastirmalar Erişim Tarihi:19.11.2014). Araştırma bulgularından görüldüğü üzere Türk aile yapısında evliliğin temeli sadakat olarak görülürken eşini aldatmak boşanma sebebi olarak belirtilmiştir. Yarışma bile olsa aile huzurunu bozacak, mutluluğu eşinden başkasında arayacak tarzda bir dünya görüşü izleyicilere sunulmamalıdır.
Danıştay 13. Dairesi'nin 2012/2878 numaralı kararında "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 'Handyside V. The United Kingdom' (5493/72, 07.12.1976, A 24, 48) davasında, ahlaki değerlerin zamana ve mekana göre değiştiğini, ahlaki gerekliliklerin tam içeriklerinin ve bunları karşılamak için öngörülen yaptırımların, uluslararası bir yargı yerinden ziyade yerel otoriteler tarafından belirlenmesinin daha doğru olacağı ifade edilmiştir. Mahkeme, bir yayının ahlaka aykırı olup olmadığına karar verirken kültürel, sosyal ve dini etkenlerle birlikte halkın yapısını ve yayının hedef kitlesini de dikkate almaktadır. Bu itibarla, genel ahlakın korunmasında, o andaki, genel ve ortalama ahlak anlayışının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.Topluma yerleşmiş değer yargılarına göre hoş görülmeyen tüm hareketler genel ahlaka aykırı nitelik taşımaktadır" şeklinde hüküm verdiği görülmüştür.
Türk toplumunun genelinin başta dini değerleri ve ahlak anlayışı çerçevesinde bakıldığında gayri meşru ilişkileri hoş görmediği, hele bunların meşrulaştırılmasını yadırgadığı yadsınamaz bir gerçektir ki bu RTÜK İletişim Merkezine gelen şikayetlerden de açıkça görülmektedir. Toplumun geniş kesimiyle birlikte özellikle çocuk ve gençlerin izleyebileceği saatte yayınlanan programla Yayıncı Kuruluş'un genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı hareket ettiği düşünülmektedir.
Özet olarak;Kanal D logolu Yayın Kuruluşu'nda 16.11.2014 tarihinde saat 20.06'da yayınlanan "Ben Bilmem Eşim Bilir" isimli yarışma programında formatın dışında yarışmacı çiftlerden erkekler stüdyo dışında 12 kadınla dans ettirilmiş ve eşlerinin de bu durumu seyretmeleri sağlanmıştır. Çiftlerden kadınların, eşlerini dans ederken görünce kıskandığı ve huzursuzluğa kapıldığı görülmüştür. Çiftlerden ikisinin evli, birisinin nişanlı ve bir diğerinin ise 2 yıllık bir ilişkisinin bulunduğu müşahade edilmiştir. Erkeklerin, eşlerinin rızası olmadan yabancı kadınlarla samimi şekilde dans etmeleri ve ayrıca yarışma etabında ise kadınlara ayakkabılarını giydirmelerinin izleyicilerce de hoş karşılanmadığı RTÜK İletişim Merkezine gelen şikayetlerden anlaşılmıştır. Ayrıca program sunucusunun ahlaka aykırı söz ve hareketleri, kadınları cinsel objeye indirgemiş ve kadınları aşağılayıcı bir tavır olarak Türk Aile Yapısı içerisinde kadının konumunu cinselliğe odaklayan bir durum şeklinde algılanmıştır. Gerek üstte anılan araştırmadan gerekse yargı içtihatlarından görüldüğü üzere eşlerin birbirini aldatmasına neden olabilecek tarzda bir hayatın varlığının eğlence unsuru olarak sunulması Türk Aile Yapısının temelini sarsabilecek ve genel ahlakın bozulmasıyla sonuçlanabilecek bir sürece yol açabilecektir.
Sonuç olarak;Kanal D logolu Yayın Kuruluşu'nun bahsolunan yayını nedeniyle 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluşu Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası (f) bendinde yer alan "Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." hükmünü ihlal ettiği değerlendirilmektedir.”
şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayın kuruluşunun; söz konusu yayın ile 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendini ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
hükmünü ihlal ettiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayınlara ait video ve deşifre kayıtlarının tetkikinde; yukarıda yer verilen uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere;
İhlale konu yarışmada erkek yarışmacılar eşlerinin gözleri önünde başka kadınlarla dans ettirilmiş, ardından eşlerinin bütün kıskançlık belirtilerine rağmen yarışma adı altında genç kadınların ayakkabıları giydirilmiştir. Dolayısıyla programda ortaya çıkan bu görüntünün, erkeklerin eşlerini aldatmaya teşvik edici ve aile huzurunu bozucu bir ortam sunduğu, genel ahlaka ve Türk aile yapısına aykırı söz konusu durumun sunucu ve dolaylı olarak Yayıncı Kuruluş tarafından gayet normal ve eğlenceli bir format olarak sunulduğu ve aile yapısını zedeleyebilecek bir şekilde yarışma formatı düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle yayıncı kuruluş tarafından 6112 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlal edildiği değerlendirilmiştir.
Anılan Yayıncı kuruluşa 04.10.2011 tarihli yayını nedeniyle evvelce 15.11.2011 tarih ve 2011/64 sayılı toplantıda alınan 39 nolu Üst Kurul Kararıyla 6112 Sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşılmıştır.
Bu itibarla; aynı hükmüntekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere, KANAL D logosuyla yayın yapan DTV HABER VE GÖRSEL YAYINCILIK A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki; "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olmaz.” ilkesini tekraren ihlali nedeniyle, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca;
1- İhlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ekim 2014 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 40.898.511,77 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek (%1) yüzde bir oranı 408.985,00TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi TR98 0001 0025 3300 9999 9951 93 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,
Üst Kurul Üyeleri Süleyman DEMİRKAN ve Esat ÇIPLAK’ın karşı oylarıyla, oy çokluğu ile karar verildi.


