İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 27.11.2014 tarihli ve 2402 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“Halk TV adlı medya hizmet sağlayıcıda, 17.11.2014 tarihinde, saat 18:13:26'da, "Halkın Sağlığı " adlı bir program yayınlanmıştır. 38 dakika 09 saniye süren programın tamamında, program sunucusu Dr.Gökhan Serbes, programa konuk olarak katılan Fitoterapi uzmanı Demet Demirhan'ın, Karadeniz Teknik Üniversitesi Dekanı Prof. Dr.Orhan Değer ile birlikte 15 yıldır üzerinde ARGE çalışmaları yürütükleriTurkish OrganikSu Bazlı Propolisadlı ürün hakkında sohbet etmişlerdir.
Format itibarı ile söz konusu ürünü tanıtmak amacı ile özel olarak hazırlanıp ekrana taşındığı açıkça anlaşılan bu programda, program konuğu Demet Demirhan'ın; DNA yapısı bozulmuş yada hasar görmüş durumlarda kullanılan bu ürünü antioksidan özelliğinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen sağlıklı kişilerinde kullanabileceklerini,yaptıkları ARGE çalışmalarında hücre kültürlerine enjekte ettikleri su bazlı propolisin direkt olarak DNA yapısını onararak kanserli hücreyi durdurarak metastazı yani kanserin yayılmasını tamamen durdurduğunu, özellikle meme ve prostat kanserlerinde çok iyi sonuçlar aldıklarını, içeriğinde anti tüberkülor özelliği olduğu için tüberküloz hastalıklarında allerjik hastalarda, allerjik astım, kronik astım akciğer nodüllerinde ve akciğer CA'da oldukça etkili olduğunu ve dünya tıp literatürüne bu şekilde girdiklerini, anti bakteriyal ve anti viral özelliğinden dolayı sedef, egzama, akne, mantar, sivilce gibi hastalıklara ve damar tıkanıklığı, dolaşım bozukluğu, böbrek yetmezliği gibi bir çok hastalığa da iyi geldiğini açıklamıştır.
Programın ilerleyen saatlerinde konuk fitoterapist vermiş olduğu genel bilgileri pekiştirmek ve doğruluğunu kanıtlamak amacıyla, isim vermeden iki kanser hastasının su bazlı propolisi kullanmadan önceki ve kullandıktan sonraki tahlil sonuçlarını sunucuyla birlikte ekranda yorumlamış, bu yorumlamada, propolisi kullanan hastaların kanser değerlerinin 4 ila7 ay içerisinde normal düzeye geldiğini ifade etmiştir.(Saat 18:22:22-18:31:18)
Ayrıca saat 18:25:06 'de Fransa'da yaşayan ve meme kanseri teşhisi konullan bir hasta ile ilgili "Hasta: Ben Sema Öcal. Fransa'da yaşıyorum. Kontrol amaçlı mamografi çektirmeye gittim ve bir kaç tane kitle buldular. Biyopsi sonucu 1-1,5 cm büyüklüğünde kötü huylu metastaz tanısı konuldu. Ve memeyi komple alacaklarını söylediler. Ben çok korktum. Ameliyat olmak istemiyordum. Bir şekilde Demet hanıma ulaştım ve su bazlı propolis tedavisine başladık. 7 ay sonucunda çekilen ultrasonda sonuçlarım tertemiz çıktı ve ben tekrar hayata döndüm. Demet hanıma çok teşekkür ederim. Allah ondan razı olsun. Su bazlı propolisi herkese, bütün kanser hastalarına tavsiye ederim. Kullanın derim...."şeklinde açıklamaların yer aldığı bir VTR ekrana getirilmiştir. (Saat 18:25:06- 18:25:55) Yayınlanan VTR üzerine ekranda sunucu ve konuk fitoterapistin, "Sunucu:.....Bunlar hiç bir tedavi görmediler mi peki? Yani mutlaka kemoterapi, radyoterapi o şekilde. /Fitoterapist:Hiç bir tedavi derken. Bize ulaştıktan sonra hayır, hayır. Ona da gireceğiz. Sema hanım, /Sunucu:Çünkü bunlar çok iddialı şeyler Demet hanım yani. / Fitoterapist:Ama gerçekten öyle. Sema hanım yine yurt dışında olan bir hastamız aracılığıyla bize ulaşmıştı ve bize çok güvenerek geldi. Bakın uygulamalarda yada tedavilerde hekime güvenmek çok önemlidir ve hastanın kendi psikolojisi de çok önemlidir. %50 zaten biz buna tedavi diyoruz. Bizlere ulaştığında sadece söylediğimiz şey bu. Ha kemoterapi, radyoterapi. Eğer hasta alıyorsa bizler asla etken olmuyoruz. O kendi tercihi. Ama hiç bir süreçte kemoterapi, radyoterapi almadan, bu şekilde 7 ayda yani tertemiz raporumuzu da almış olduk. Semra hanımın şöyle bir de, burdan tabi ki, herkeste bu cesaret yok biliyor musunuz Gökhan bey? İnanın elimizde o kadar çok klinik sonuçlar var ki. Fakat herkes "yok ben yapamam, ben gönderemem, ben çıkamam, konuşamam." Ee böyle yapıyorsak biz halkımıza nasıl yardımcı olabiliriz.şeklindeki yorumları ekranda yer almıştır.
Programın bir bölümünde konuk fitoterapist, bu ürünün nasıl kullanılacağı hakkında verdiği bilgi de ise, 6-12 ay süre ile bir su bardağı su içerisine 2 damla propolis damlatılarak içilmesinin yeterli olacağını, hastalığın derecesine göre günlük damla miktarının artırılabildiğini ifade etmiştir. Bu açıklamalar esnasında izleyicileri piyasada satılan sahte propolisleri satın almamaları konularında uyarırken, kendilerine ulaşabilmeleri için İnternet çubuğuna "Propolis" değil,"Demet Demirhan"yazmaları gerektiğini ve program süresince ekranda yazılı tutulan 0541 390 94 90 nolu telefon numarasını aramalarının yeterli olacağını açıklamıştır.(Saat 18:34:15-18:38:45)
Sağlık Bakanlığı'nın görev ve yetkilerinin belirlendiği 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmü'nde Kararname'nin 27 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde; "Sağlık beyanı ile satışa sunulacak ürünlerin sağlık beyanlarını inceleyerek bu beyanlara izin vermek, izinsiz veya gerçeğe aykırı sağlık beyanı ile yapılan satışları denetlemek, gerektiğinde durdurma, toplama, toplatma ve imha iş ve işlemlerini yapmak veya yaptırmak, izin ve sağlık beyanları yönünden bunların her türlü reklam ve tanıtımlarını denetlemek ve aykırı olanları durdurmak, piyasaya arz edilen ilaç, tıbbi cihaz ve ürünlerin reklam ve tanıtımının usul ve esaslarını belirlemek ve uygulamasını denetlemek." hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'ndan Kurumumuza gönderilen 13.02.2013 tarih ve 18816847 sayılı yazısında;İnsan sağlığına doğrudan veya dolaylı olarak faydalı olduğunu, yahut hastalıklara veya belirtilerine karşı etkili olduğunu, koruduğunu, tedavi ettiğini belirten, ileri süren veya ima eden tüm ifadelerin Sağlık Bakanlığı'nca sağlık beyanı olarak kabul edildiğini belirtilmiştir. Ayrıca endikasyon belirtilen ürünler için Bakanlıkça ruhsat düzenlenmesi gerekliliği hatırlatılarak ruhsatlı ürünlerin de münhasıran eczane ve ecza ticarethanelerinde satılması zorunluluğuna değinilmiştir. Diğer yandan söz konusu ürünlerin televizyon aracılığı ile endikasyon (ağrıları giderme) belirtilerek ürün satışı veya pazarlanmasının uygun olmayacağı ifade edilmiştir. Bu çerçevede ilgi yazıyla, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan ürünlerin sağlık beyanında bulunularak yapılan reklam, tanıtım ve satışla ilgili olarak kamu sağlığını tehdit eden yönü sebebiyle 6112 Sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
Sonuç olarak;
Halk TV adlı medya hizmet sağlayıcıda, 17.11.2014 tarihinde ekrana getirilen " Halkın Sağlığı" adlı programa ait ekte sunulan deşifre metin, rapora eklenen klipler ve programa ilişkin yukarıda yer alan açıklamalar ile Sağlık Bakanlığı'nın kurumumuza gönderdiği ilgi yazıda yer alan hükümler dikkate alındığında; gerek program konuğunun, gerekse program sunucusunun programın yayını esnasında ara ara bu ürünün bir ilaç değil, gıda takviyesi olduğu yönündeki açıklamalarının yasak savmadan öteye gitmediği, ürünün bağışıklık sistemini güçlendirerek allerji, böbrek yetmezliği, dolaşım bozukluğu, tüberküloz, akne, ekzema, damar tıkanıklığı, sedef gibi bir çok hastalığa iyi geldiğini, kanserli hücrelerin metastaz yapmasını durdurduğunu, programın bir bölümünde ise, bu iddialarını daha da öteye götürerek meme kanseri olan ve ameliyat edilmesine karar verilmiş bir hastanın sadece Su Bazlı Propolis adlı ürünü kullanarak kanserden kurtulduğunu iddia ederek, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış bu ürünün reklam, tanıtım ve satışı ile ilgili iletişim adresini ekrana taşıdığı tespit edilmiştir.
Bu nedenlerle ilgili yayın kuruluşu bu yayını ile, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un8.maddesinin1. fıkrasının (l) bendinde ifade edilen, "Genel sağlığa...zarar verecek davranışları teşvik edemez."hükmü ile, Yayın Hizmetlerinde Ticari İletişimin Genel Esasları bölümünün9. maddesinin 3. fıkrasındaifade edilen"Gizli ticarî iletişime izin verilemez."hükmüne aykırı davrandığı, dolayısıyla söz konusu medya hizmet sağlayıcı hakkında 6514 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32 inci maddesinde bulunan "1262 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde birinci fıkrası" aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu şekilde imal edilen müstahzaları bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlar, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır ... Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlanmasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır...." hükmü doğrultusunda işlem yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Söz konusu yayın ile, 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, 9 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası ve 6514 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin ihlal edildiği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca yapılan değerlendirmesi neticesinde;
Her ne kadar Daire Başkanlığınca anılan yayında, 6112 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yanı sıra, 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi ve 6514 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin ihlal edildiği kanaati belirtilmiş olsa da, söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve video görüntülerinin tetkiki sonucunda; format itibarı ile “Turkish OrganikSu Bazlı Propolis”adlı ürünü tanıtmak amacı ile özel olarak hazırlanıp ekrana taşındığı anlaşılan mezkur yayında, 6112 sayılı Kanunun “tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde tanımlanan gizli ticari iletişimin unsurlarının bulunduğu, dolayısıyla Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının ihlalinin ön plana çıktığı görülmüştür.
Nitekim, Danıştay 13. Dairesinin;
“Her ne kadar programda ürün isminin zikredilmediği, ürünlere yönelik açık bir reklama yer verilmediği görülmekte ise de, söz konusu yayında, konuk olarak katılan İbrahim Aydın’ın geliştirdiği ürünlerin bazı hastalıkların tedavilerinde uygulanmasının olumlu sonuçlar verdiğinin belirtildiği, anılan ürünlere izleyicilerin dikkati çekilerek yönlendirmede bulunulduğu, ekrana yansıtılan telefon numaraları ile de ürünlerin tanıtımı ve satışının yapıldığı görülmüştür.”
Şeklindeki 22.11.2012 tarihli 2012/3209 E. 2012/3286 K. sayılı kararında da, ekrana yansıtılan telefon numaraları ile de ürünlerin tanıtımı ve satışının (gizli ticari iletişiminin) yapıldığı belirtilmiştir.
Bu itibarla;
1-Yayın Kuruluşunun söz konusu yayını ile 6112 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının ihlali nedeniyle uyarılması,
2- 18.01.2014 tarihli ve 28886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'nun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince ilgililer hakkında işlem yapılması talebiyle dosyanın Sağlık Bakanlığı'na bildirilmesi,
3- Reklam Kurulu Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirlenen “Ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları, (a) bendinde belirlenen ilkeler çerçevesinde incelemek ve gerektiğinde denetim yapmak” hükmünün uygulanmasını ve uygun görülmesi halinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Ceza hükümleri” başlıklı 77 nci maddesinin on ikinci fıkrası hükümleri uyarınca işlem yapılmasını teminen dosyanın Reklam Kurulu’na gönderilmesi,
Gerektiği kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; HALK TV logosuyla yayın yapan HALK RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında;
1- 6112 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki; “Gizli ticari iletişime izin verilemez.” ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre UYARILMASINA, aynı yayın ilkesinin tekraren ihlali halinde, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir.” hükmü uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanacağının yapılacak tebligatta bildirilmesine,
2- 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'nun 2/1/2014-6514/32 md. ile değişik 19 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki; "... Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne göre ilgililer hakkında işlem yapılması talebiyle dosyanın Sağlık Bakanlığı'na bildirilmesine,
Oy birliği ile,
3- Ayrıca; Reklam Kurulu Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki; “Ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları, (a) bendinde belirlenen ilkeler çerçevesinde incelemek ve gerektiğinde denetim yapmak” hükmünün uygulanmasını ve uygun görülmesi halinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Ceza hükümleri” başlıklı 77 nci maddesinin on ikinci fıkrası hükümleri uyarınca işlem yapılması talebiyle dosyanın Reklam Kurulu’na gönderilmesine, Üst Kurul Üyesi Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyuyla, oy çokluğu ile,
Karar verildi.


