İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 01.12.2014 tarihli ve 2407 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“TV NET logosu ile yayın yapan NET Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta her Cuma saat 20.00'da ekrana gelen Haber Analiz adlı haber yorum programı canlı olarak ve koruyucu sembol sistemlerinden "Genel İzleyici" logosu ile yayınlanmaktadır. Abdurrahman Şimşek ve Ferhat Ünlü'nün birlikte hazırlayıp sundukları programda haftanın öne çıkan gelişmelerini değerlendirmek üzere bir konuk yer almaktadır. Rapora konu 14/11/2014 tarihinde 20.00.45-20.52.00 saatleri arasında 51 dk 15 sn süre ile yayınlanan programda, Milli Güvenlik Kurulu kararları bağlamında ulusal güvenlik tehdidi olarak kırmızı kitaba giren Cemaat-Paralel Yapı örgütlenmesinin ulusal ve uluslararası ölçekte nasıl oluştuğu, nerelerden destek gördüğü ve hangi yapılar tarafından hangi amaçla görevlendirildiği, bir dönem cemaat bünyesinde Fetullah Gülen'in özel kalemi olarak görev yapmış, 2001 senesinde İstanbul polisine verdiği ifadede Fethullah Gülen yapılanması adlı bir yapılanmadan söz eden ve Kanada'dan skype bağlantısı ile programa bağlanan konuk Tuncay Güney'in tespit ve yorumları eşliğinde ele alınmıştır.
Fetullah Gülen Vekili Avukat Nurullah Albayrak'ın 21.11.2014 tarih ve 038470 nolu evrak akış fişi ekinde yeralan 21.11.2014 tarihli dilekçesinde, TV NET televizyonunda 14/11/2014 tarihinde saat 20.00'da yayınlanan Haber Analiz adlı programda "Rejim Fethullah Hoca'yı ya da bu tür yapılanmaları kolluyor. Paralel yapı süreci çok eski bir süreç. Biz yakın tarihte Ergenekon operasyonu ile kandırıldık aslında. Aynı şekilde paralel yapı operasyonu ile de kandırılıyoruz. Türkiye'de paralel yapı operasyonu yapılmıyor. Ergenekon operasyonlarında bizi kandıranlar bize söz verenler ABD'den, Avrupa Birliği'ne kadar dediler ki oligarşi ile otokrasi Türkiye'de bitecek ve demokrasi gelecek diye bize söz verildi. Fakat gördük ki biz kandırıldık. Bu Washington'un İslamcılar ile teması şizofrenik bir aşktan ibaret. Birçok ülkede paralel yapıya benzer yapıların aktif hale gelmelerini sağladılar. Bu yapı 17 Aralık'ta AKP'nin başına bela oldu bunu ben 10 yıldır böyle olacağını söylüyordum. Türkiye İran ambargosunu delince paralel yapıya Washington tarafından Tayyip Erdoğan'ı yık emri verilmiştir. Paralel yapı Tayyip Erdoğan'a karşı yapılan bir operasyondur. Mesele AKP'yi yıkma değil bir şahsı yıkma operasyonudur. Paralel yapı operasyonu yapılmıyor." şeklinde ifadelerde bulunduğunu ve program içeriğinde benzer nitelikte mesnetsiz iddialara yer verildiğini; program içeriğinde yer alan iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu belirtmiş ve yapılan bu yayının 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (b), (c), (ç), (e), (ı), (i) ve (k) bentlerine aykırı olduğunu ve gereğinin 6112 sayılı Kanun'un 32.maddesinin 1., 3., 4. ve 5. fıkraları hükmünce yapılmasını ifade etmiştir.
Söz konusu yayında şikayet edilen hususlara ilişkin sunucu ve konuğun konuşma bağlamını içeren deşifre metni ve yapılan tespitler aşağıdaki şekildedir:
Sunucu: ...Ama Ergenekon operasyonu sizin daha o zaman bahsettiğiniz bu yapılanmanın, tabi sizin de katkınızla başlayan Ergenekon operasyonu, bu yapılanmanın daha da güçlenmesine yol açtı, bu çelişkiyi nasıl yorumlayacaksınız?
Tuncay Güney: ...Fakat rejim Fetullah Hoca'yı veya böyle yapılanmaları kendileri kolluyorlar, bu tabi ki çok eski bir süreç, paralel yapı süreci, Ergenekon döneminden bakarsak biz yakın tarihte Ergenekon operasyonuyla kandırıldık. Şimdi aynı şekilde günah çıkarmamız lazım aynı şekilde paralel yapı operasyonu ile de kandırılıyoruz. Türkiye'de paralel yapı operasyonu yapılmıyor. Ergenekon operasyonunda bizi kandıranlar, bize söz verenler Amerika'sından AB'ye kadar Almanya hariç AB'ye kadar Ergenekon operasyonu başlama sürecinde dediler ki oligarşi ile paralel yapı dediğiniz aslında oligarşidir. ...Otokrasi yani buyurgan otokrasi karanlık bütün örgütlenmeler Türkiye'de bitecek ve Türkiye'ye demokrasi, insan hakları, AB gibi yasalar gelecek ve Türkiye ekonomik anlamda ve insan hakları alanında özgürleştirilecek diye bize söz verildi. Fakat gördük ki biz kandırıldık Ergenekon operasyonuyla, şimdi aynı şekilde paralel yargı operasyonu ile de zaten paralel yapı operasyonu da yapılmıyor, kandırılıyoruz. Bu Washington'un İslamcılar ile şizofrenik bir aşktan ibaret. Burada özellikle Türkiye gibi, bugün Pakistan'a da bakın birçok ülkede paralel yapı dediğimiz oligarşik örgütlenmelerinin görevlerinin aktif hale gelmelerini sağladılar. Bir taraftan da cihadçı İslam çıkardılar ve bunun karşılığında acayip bir İslam anlayışı ve İslami cemaatler ve devletin içinde yıllardır bu buyurgan otokrasi devlet tarafından beslenen oligarşik paralel yapılanmalar hükümetlerin başına bela oldu. 17 Aralık'ta da AK Parti'nin başına bela oldu, bunu ben 10 yıldır bu patlamanın olacağını söyledim, 17 Aralık'ta da Türkiye'de yolsuzluk yoktu, İran ambargosu delinmişti, Almanya ve Fransa İran ambargosunu deldikleri halde Washington yıllarca sesini çıkarmamış fakat kuklası Türkiye Cumhuriyeti, İran ambargosunu delince bir anda paralel yapıya "Tayyip Erdoğan'ı yık" emri verilmiştir. Bu mücadele AK Parti'ye karşı yapılan bir mücadele değil paralel yapı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı yapılan 17 Aralık operasyonudur, mesele AK Parti'yi yıkma operasyonu değildir, bir şahsı yıkma operasyonudur. ...
Sunucu: Devlet, siyasi anlamda daha doğrusu Erdoğan yönetimi, Erdoğan'ın siyasi kararlılığı AK Parti'deki siyasi kararlılık Erdoğan'dan başlayarak devlete yansımıyor mu diyorsunuz? Yani paralel yapıyla mücadele bir topyekün devlet mücadelesine neden dönüşmüyor?
Tuncay Güney: Devlet başka bir şeydir, otokrasi dediğimiz Türkiye'deki hükümet başka bir şeydir. AK Parti hükümettir, uluslararası küresel petrol, gaz ve finans şirketinin sorunu AK Parti'yle değil devletle de bir sorunları yok, Türkiye Cumhuriyeti ile, tek sorun var Recep Tayyip Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan indirilirse AK Parti'nin başında kim kalırsa kalsın, hiç bir kimsenin umurunda değil, tek sorun Recep Tayyip Erdoğan'dır, 10 yıldır bunu söylüyorum, Ergenekon döneminde de söyledim 17 Aralık operasyonu başlamadan önce de söyledim, tek sorun...
Sunucu: Tuncay Bey, sen Fetullah Gülen'in Altunizade'deyken özel kaleminde çalışıyordun, doğru mu? Orada mesela Fethullah Gülen'in Amerika'ya gitmeden önce şimdiki gibi bir yapılanma içinde olduğu veya bilmediğimiz bir şeyler var mı yani?
Tuncay Güney: Dediğim gibi paralel yapı ya da devletleşen cemaatler, devlet içinde devlet olanlar, bugünün bir hikayesi değil. Bu çok eskiye dayanan bir hikaye, sadece cemaat veya sizin paralel yapı dediğiniz oligarşi dünyaya oynuyor zaten, zaten dünyada tanınmak istiyor, Türkiye'de istedikleri noktaya geldiklerine inanıyorlar. Bu konuda uluslararası ilişkileri dediğim gibi 15 yıllık veya Türkiye için ilişkileri 15 yıllık Ak Parti iktidarıyla başlamadı. ...Fakat bütün ilişkileri zaten çok eskiye dayanan uluslararası ilişkileri bu grubun vardı, birçok şirketle.
Sunucu: Türkiye'de Gülen hareketinin devletteki örgütlenmesine yönelik mücadele bir siyasi söylem düzeyinde yürüyor, bir siyasi davranış düzeyinde yürüyor, devletin topyekün bir mücadelesi dış güçler etkisiyle söz konusu olmayacak, o zaman karamsar bir tablo mu çiziyorsunuz, ne olacak bu sürecin sonucu?
Tuncay Güney: ...Sistem bizim başımıza böyle acayip gladyo, oligarşik yapı paralel yapı dediğimiz başımıza bela ediyor, ondan sonra hükümetlere diyor ki sen bunu temizle, bu bir çelişki, hükümetlere diyorlar ki, sonra siyasi hükümetlere şantaj aleti olarak sürüyorlar, bu bir çelişki! Ondan sonra diyorsunuz ki biz sahte belge mi koyalım, sahte belgeye gerek yok ki, alınan haraçlar var, kim almış, hangi abi almış, Türk İstihbarat Teşkilatı tarafından sorgulanmış, İstanbul'da, Ankara'da, Konya'da, Diyarbakır'da sorgulanmış, Azerbaycan Bakü'de sorgulanmış, ...diğer devletler tarafından Türk istihbarat birimlerine intikal ettirilmiş. Ondan sonra diyorsunuz ki, biz montaj mı koyalım, montaja gerek yok ki, elinizde belgeler, dokümanlar var. ...Bu Amerikalılarla asıl sorun Washington, balık baştan kokar, Washington'un İslamcılarla aşkı şizofrenik bir aşk, bunlarda bir İslamcı aşkı var. ...sonra bunları besliyorlar yıllardır bir kısmını teröre bölüyorlar sonra da diyorlar ki bunun adı yeşil hat. ...Amerikan Washington'un analizcileri yüzünden çok acayip yapılar oluşmaya başladı... (Klip Haber Analiz Tüm-Tuncay Güney)
Yapılan incelemede, MGK Bildirisi'nde geçen 'Legal görünümlü illegal yapılar' açıklaması, bir ulusal güvenlik tehdidi olarak kırmızı kitaba girmesi, iç ve dış tehdit olarak paralel yapıyla mücadele bağlamında, bir dönem cemaat yapılanması içinde Fetullah Gülen'in özel kalemi olarak görev almış konuk Tuncay Güney tarafından, ülke içindeki buyurgan oligarşik paralel yapının özellikle Washington'un öncülüğünde birçok uluslararası petrol, gaz ve finans şirketlerinin çok uzun yıllardan bu yana desteklendiği; uluslararası menfaatler doğrultusunda devletin önemli mevkilerinde konuşlandırıldıkları; ABD ve AB'nin Türkiye, Pakistan gibi ülkelerde kendi çıkarları gereğince dönem dönem bu tür yapıların hükümetlere karşı görevlendirildikleri; Washington'un İslamcılara karşı ilgisinin şizofrenik bir aşktan ibaret olduğu ve dolayısıyla ABD'nin acayip bir İslam anlayışı ve İslami cemaatler ile devletin içinde yıllardır devlet tarafından beslenen oligarşik paralel yapılanmalar ürettiğine ilişkin ifadelerin yer aldığı görülmüştür. Mezkur konunun; güncel, haber değeri bulunan ve kamuoyunun ilgisini çekebilecek nitelikte bir husus olduğu; bu bakımdan Bakanlar Kurulu Toplantısı, MGK Toplantısı gibi önemli toplantılarda konuşulan ve haber değeri taşıyan konuların bir yorum programı içinde irdelenmesi ve yorumlanmasının doğal karşılanabilir bir durum olduğu düşünülmektedir. Program içinde Fetullah Gülen'e ve Gülen cemaatine yönelik olarak küçültücü, aşağılayıcı ve hakaret edici nitelikte ifadelerin kullanılmadığı fakat bir dönem cemaatin içinde görev almış birisi tarafından bazı eleştiri ve iddialara yer verildiği bunların ise haber değeri taşıdığı ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Ancak, söz konusu programdaki Fetullah Gülen ve Gülen cemaati ile ilgili iddialarının ve eleştirilerinin doğru ya da yanlışlığının tarafımızca tespiti mümkün bulunmamaktadır. Bu bağlamda ilgili yayın içeriğindeki iddia, yorum ve değerlendirmelerin ilgili şikayetçi ve muhataplarının düzeltme ve cevap hakkına açık olduğu; bu suretle kamuoyunun bilgilendirilmesinin sağlanacağı gibi medyanın da kamusal sorumluluğa ve medya etiğine uygun bir yayıncılık sergileyeceği düşünülmektedir.
Bu hususlar göz önüne alındığında; TV NET logosu ile yayın yapan NET Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşun ilgili yayınında, 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus olmadığı ancak ilgilinin cevap ve düzeltme hakkını kullanabileceği kanaatine varılmıştır.”
Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu
Söz konusu programda, 6112 sayılı Kanuna aykırılık olmadığı kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayında; somut olarak Fetullah Gülen'e yönelik küçük düşürücü, aşağılayıcı ve hakaret edici nitelikte ifadelerin ver almadığı; ancak "F Tipi Örgüt" olarak ifade edilen bir yapıya yönelik iddia ve eleştirilerin yer aldığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, kamuoyuna mal olmuş müessese ve kişilere yöneltilecek eleştiri sınırının daha geniş olacağı zira kamuoyunu yakından ilgilendiren kurum ve kişilerin tartışılmasının kitlelerin bilgi alma hakkı ve dolayısı ile demokrasi rejiminin işlerliği ile orantılı olduğu çok kereler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında dile getirilmiştir. 6112 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinde de Kanunun amacı “ifade ve haber alma özgürlüğünün” sağlanması olarak tanımlanmıştır. Kanunun amacı ve mahkeme içtihatları da dikkate alındığında; kamuoyunu ilgilendiren olay, müessese ve kişilerin tartışmaya açılması ve kitlelerin haber alma hakkının gerekliliği yolunda görüş oluşmuş ve yayın kuruluşunun ilgili yayınında 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus olmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, şikayetçinin düzeltme ve cevap hakkını kullanabileceği de açıktır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; TV NET logosuyla yayın yapan NET YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. hakkında, bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA Üst Kurul Üyeleri Esat ÇIPLAK ve Süleyman DEMİRKAN’ın karşı oyu, oy çokluğu ile karar verildi.


