İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 03.11.2014 tarihli ve 2224 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“A Haber logosu ile yayın yapmakta olan Turkuvaz Medya Yayın Hizmetleri A.Ş. yayın kuruluşunda, 19.10.2014 tarihinde saat 20.00'da günün öne çıkan haberlerinin aktarıldığı, stüdyo konukları ile gündemin değerlendirildiği "A Haber" isimli bir haber programı yayınlanmıştır. Sunuculuğunu Hilal Özdemir'in yaptığı programın stüdyo konukları Müfit Yüksel ve Ankara stüdyosunda ise AK Parti MKYK Üyesi Mazhar Bağlı olmuştur. Programda Akil İnsanlar Toplantısı başta olmak üzere çözüm süreci, doğu bölgeleri ve sınır ötesi gelişmeler ile Türkiye'ye etkileri gibi konular ele alınmıştır.
Fetullah Gülen Vekili Avukat Nurullah Albayrak ilgi yazıda belirtilen dilekçede, A Haber televizyonunda 19.10.2014 tarihinde saat 20.00'da yayınlanan "A Haber" adlı programda "Gülenist çetelerin büyük bir kısmı da, çete üyelerinin önemli bir kısmı da, İslam'la ilgili, toplumda var olan temel değerlerle ilgili kavramsal operasyonlar yürütüyorlar. Bu operasyonlar üzerinden toplumun üzerinde derin yaralar açtılar. Türkiye'ye büyük zararlar verdiler. Bu yapının zaman zaman tedbir gibi zaman zaman takiyye gibi bir takım konuları da kendisi için vazgeçilmez birer prensip olarak gördüğüne göre bunlardan uzak duralım. Ben bunlara oldum olası güvenilmemesi gerektiğini söylüyorum. 2010 referandumunda pek çok insanın bunlarla ilgili kuşkusu vardı. 2010 referandumunda o kadar çok çalıştılar ki güven bunalımını bu şekilde restore ettiler kendilerine karşı. 17 Aralık darbe girişimiyle tamamen bu coğrafyaya, bu ülkeye, bu ülkenin siyasetine hasmane bir tutum içerisinde oldukları açık bir biçimde görüldü." şeklinde ifadelerde bulunulduğunu ve program içeriğinde benzer nitelikte mesnetsiz iddialara yer verildiğini; program içeriğinde yer alan iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu belirtmiş ve yapılan bu yayının 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (b), (c), (ç), (e), (ı), (i) ve (k) bentlerine aykırı olduğunu ve talebinin gereğinin yapılmasını ifade etmiştir. Bu iddiaların tekzip edildiği ve mahkeme kararı alındığı belirtilmiştir.
Söz konusu yayında şikayet edilen hususlara ilişkin konuşma öncesinin bağlamını da içeren deşifre metni ve yapılan tespitler aşağıdaki şekildedir:
Sunucu Hilal Özdemir: "Devam edelim, Zaman gazetesinin eski yazarlarından ve kısa süre öncesine kadar Fethullah Gülen'e en yakın isimlerden olan Hüseyin Gülerce, Gülen Cemaatine sert sözlerle yüklendi. Cemaatin CHP'nin bahçesine çadır kurduğunu kaydeden Gülerce 'Hakaret edenin önü açıldı' dedi." şeklindeki sunumunun ardından Beyaz TV'deki bir programda konuşan Gülerce'nin konuşmaları VTR olarak ekrana getirilmiştir.
Hüseyin Gülerce: Menderes çizgisinden, Özal çizgisinden gelen, bu çizgiye destek veren bir hareketin sonunda gidip CHP'nin bahçesinde otağ kurmasıdır, çadır kurmasıdır. Ben buna yanlış diyorum. Şimdi Başbakan'a 'rezil adam' diyen insanlar var içerde. Ya yakışıyor mu? En acısı da, en zoruma giden de böyle diye insanlara hiçbir şey yapılmıyor. Böyle bir camia, ilk defa halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı için hayırlı olsun diyemedi. Böyle bir mesaj yayınlanamadı. Dikkat çekici bir şey değil mi? İlk defa halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı var ve siz hayırlı olsun diyemiyorsunuz. İlk defa halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı için hayırlı olsun diyemedi. Böyle bir mesaj yayınlanamadı. Dikkat çekici bir şey değil mi? İlk defa halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı var ve siz hayırlı olsun diyemiyorsunuz.
Sunucu Hilal Özdemir: Hemen Ankara'ya Mazhar Bey'e dönmek istiyorum. Mazhar Bey, çok kısa bir değerlendirmenizi rica edicem, Cemaat'in içinden gelen bir ismin Cemaat'i böylesine eleştirmesini nasıl değerlendirirsiniz?
Mazhar Bağlı: Yani bu konu benim çok sıklıkla üzerinde durduğum ve dile getirdiğim meselelerden birisi. Konfüçyüs'e atfen söylenen bir söz vardır. Bir kültürü yok etmek istiyorsanız orda kavram kargaşası meydana getirin. Yani bir kavramın içerdiği anlamla kavramın kullandığınız anlamı arasında büyük bir fark olsun. Esasında bu Gülenizm böyle bir operasyondur. Yani bu Gülenist çetelerin büyük bir kısmı da, çete üyelerinin önemli bir kısmı da, İslam'la ilgili, toplumdaki var olan temel değerlerle ilgili böyle bir kavramsal operasyon yürütüyorlar. Bu operasyonlar üzerinden toplumun hafızasında çok derin yaralar açtılar gerçekten. Türkiye'ye büyük zararlar verdiler. İçerden birisinin bunu görmüş olması ne kadar inandırıcı bilmiyorum. Yani kimsenin niyetini sorgulamak şeyinde değilim. Ama bu yapının zaman zaman tedbir gibi zaman zaman takiyye gibi bir takım konuları da kendisi için vazgeçilmez birer prensip olarak gördüğüne göre bunlardan uzak duralım. Bu tür itiraflar zaman zaman dile getiriliyor ama daha sonra tekrar vazgeçiliyor nasıldır onu hakkatten yani bir niyet sorgulamasında bulunmayayım ama ben bunlara oldum olası güvenilmemesi gerektiğini söylüyorum. Sadece Hilal Hanım, 2010 Referandumu'nda aslında Türkiye'deki muhafazakar, mütedeyyin kesimin pek çoğu bunlarla ilgili bu yönde bir endişe ve kuşkusu vardı. Bunu dile getirmiyordu ama 2010 Referandumu'nda o kadar çok çalıştılar ki bu güven bunalımını belli oranda restore ettiler. Fakat 17 Aralık darbe girişimi ile birlikte tamamen bu coğrafyaya bu ülkenin siyasetine hasmane bir tutum içerisinde oldukları açık ve net bir biçimde görüldü. Son bir cümle.
Sunucu: Kendi içlerinden dahi görüldü.
Mazhar Bağlı: Bediüzzaman Hazretlerinin yolunda gittiğini söylüyorlar. Bediüzzaman'ın yolunda gittiğini iddia ediyorlar. Hiçbir biçimde Bediüzzaman'ın Halk Partisi ile ilgili söyledikleri ortadadır. Daha dün, Efendimiz'e İslam'ın temel prensiplerine hakaret eden ve gerçekten de dine karşı düşmanlığını açık bir biçimde ortaya koyan bazı Halk Partililerle aynı partiye oy verdiler, bazı aktörlerle aynı partiye oy verdiler ve bunun için çalıştılar üstelik. Bu bile tek başına yeter onları anlamak açısından.
Sunucu: Peki teşekkürler devam edeceğiz, A Haber'e kısa bir ara verelim...(Klip 1)
Yapılan incelemede 24.10.2014 ve 035953 nolu yazıda verilen deşifre metni ile program deşifre metni arasında farklılıklar olduğu görülmüş ve her iki deşifre metin de yukarıda verilmiştir. Söz konusu yayında; somut nitelikte bir kuruma ya da talepte bulunulan şahsa yönelik küçük düşürücü, aşağılayıcı ve hakaret edici nitelikte ifadeler bulunmamakla birlikte önemli iddialar yer almaktadır. Bir siyasi partinin temsilcisi hüviyetiyle programa katılan Mazhar Bağlı tarafından, Gülerce'nin görüş ve iddialarından hareketle siyasi görüş, eleştiri, analiz ve yorumların yapıldığı; yapılan yayının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olduğu ve herhangi bir hedef gösterme teşebbüsü içerisinde olmadığı tespit edilmiştir. Ancak, Fetullah Gülen ile ilgili iddiaların doğru ya da yanlışlığının tarafımızca tespiti mümkün bulunmamaktadır. Söz konusu kişiye yönelik iddiaların asılsız olup olmadığına ilişkin bir karar ancak bağımsız mahkemelerce verilebilecek niteliktedir. Bu bağlamda, ilgili haber içeriğindeki ifadelerin iddia niteliğinde olması dolayısıyla, bu iddiaların muhataplarının düzeltme ve cevaplamalarına açık olduğu; bu suretle kamuoyunun bilgilendirilmesinin sağlanacağı düşünülmektedir.
Bu hususlar göz önüne alındığında; A Haber logolu ve Turkuvaz Medya Yayın Hizmetleri A.Ş. unvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşun ilgili yayınında, 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a aykırı bir husus olmadığı ancak ilgilinin cevap ve düzeltme hakkını kullanabileceği kanaatine varılmıştır.”
Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayın kuruluşunun söz konusu yayını ile 6112 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmediği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
6112 Sayılı Kanun’un birinci maddesi “Bu kanunun amacı; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi, ifade ve haber alma özgürlüğünün sağlanması, ...” hükmünü ihtiva etmektedir. 6112 Sayılı Kanun’un amaçları arasında ifade hürriyetinin sağlanmasının kabul edilmiş olması ile ifade hürriyeti başlı başına bir değer olarak ele alınmıştır. İfade hürriyetinin başlı başına bir değer olarak ele alınması ile müdahaleci önlemlerin istisnai olarak uygulanması anlayışı benimsenmektedir. Şikayet konusu yayının 6112 sayılı Kanun hükümleri açısından incelenmesi neticesinde kamuoyunu ilgilendiren konularla ilgili yorum ve açıklamalarda bulunularak çeşitli eleştiriler getirildiği, dile getirilen beyanların eleştiri sınırları içerisinde kaldığı ve 6112 sayılı Kanun’un amacı da göz önüne alındığında yayının ifade hürriyeti sınırları içinde mütalaa edilmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. Ayrıca, haber içeriğindeki ifadelerin iddia niteliğinde olması dolayısıyla, bu iddiaların muhataplarının düzeltme ve cevap haklarını kullanabilecekleri de açıktır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; A HABER logosuyla yayın yapan TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, Üst Kurul Üyeleri Esat ÇIPLAK, Süleyman DEMİRKAN ve Ali ÖZTUNÇ’un karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.


