İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 13.11.2014 tarihli ve 2275 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“360 TV Yayın Kuruluşunda, 27/10/2014 Tarihinde, saat 12:00'de "Güneş Vakti" adlı güncel konuların işlendiği bir program yayınlanmıştır. Asena Erkin'in sunuculuğunu yaptığı programa Güneş Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu konuk olarak katılmış ve güncel konularla ilgili değerlendirmelerde bulunmuştur.(klip2- tüm program.)
Program ile ilgili deşifre metin şu şekildedir: (klip1)
Asena Erkin: Pensilvanya neden siyasi kartını ele aldı?
Murat Kelkitlioğlu: Nedenini bilmiyorum ama şu var. Sayın Cumhurbaşkanı her platformda , her görüşmede Türkiye'ye gelen bütün yetkililere MİT ve CIA'da dahil olmak üzere Pensilvanyanın ve öncelikle sınır dışı edilmesi konusunda sürekli uyarılar yaptıklarını Sayın Cumhurbaşkanı söyledi, anlattı.Cumhurbaşkanının söylediği şey önemliydi. Bir Pensilvanyadır gidiyor.Ülke içinde paralel devlet kurma havasında olan paralel bir örgüt var.Bu Türkiye'de değil bu yurt dışında.Kimi çevreler tarafından efsane olarak görülüyor.Siz parti kurarsınız.özellikle kimi çevrelerin çok ciddi çalışmalar yaptıklarını biliyorum..20 Milyon kişi pensilvanyayı destekliyor dediler.. en azından boyunu posunu görürüz dedi Cumhurbaşkanı. Aslında çoktan göründü de.Gezi olayları, arkasından 17-25 Aralık operasyonu, 30 Mart seçimi, 10 Agustos Cumhurbaşkanlığı Seçimi,6-7 Ekim olayları.....Halk desteği bulunamayan. Eee bu kaçıncı yenilgi?...Her seçimden iktidar zaferle çıktı. Pensilvanyanın genel başkan olması lazım.Ona gönül veren milletvekilleride var.En azından partileri olur.Ne yapmak istediklerini görürüz.Bu ismin siyasi boyutunuda görürüz bu şekilde....
Asena Erkin: Kırmızı kitaba girmesi paralelin neyi değiştirir?
Murat Kelkitlioğlu: Çok daha ciddi önlemler alınmasını sağlar.Aşırı dinci gruplur var kitapta.Din kisvesi altında Türkiye'yi bölmeye çalışan guruplar olarak niteleyebiliriz bunu.MGK kararları tavsiye niteliğindedir...Oturacaklar tartışacaklar.Karar alırlarsa kırmızı kitaba girecektir bu....Biliyorsun DHKPC gibi bölücü örgütler var kitapta. Onlarla nasıl mücadele ediliyorsa öyle mücadele edilecektir...
Programda, "Çözüm süreci" olarak adlandırılan süreçte karşılaşılan durum değerlendirilirken çözüm sürecinin sabotaj edilmesi ile ilgili hafta sonu yaşanan Hakkari Yüksek ovadaki 3 askerin şehit edilmesi ve çözüm sürecinin baltalanmasına yönelik olarak içerde ve dışarda yaşatılmaya çalışılan kaos ortamı ve bu ortamın hükümet tarafından kabul edilemez olduğu, konuk Murat Kelkitlioğlu tarafından yorumlanmıştır. Programın devamında MGK toplantısı ve Pensilvanya konusuna değinilmiştir. Programda çözüm sürecinin sabote edilmesi ele alınırken, sürecin karşılaştığı problemlerden biri olarak görülen sivil darbe girişimleri, parelel yapı ve örgüt tanımlamalarının kullanıldığı görülmüştür.
Hakkaniyet Hukuk bürosu tarafından gönderilen sikayet dilekçesinde, yayının kamusal bir sorumluluk anlayışıyla yapılmadığı, kişi ve kurumların suçlu olarak gösterildiği, yayın hizmet ilkelerine aykırı hareket edildiği ve bu nedenlerle yayın kuruluşunun uyarılması ve idari para cezası verilmesi talep edilmiştir. Ayrıca Hukuk bürosu tarafından şikayet dilekçesine ek olarak gönderilen dosyada Güneş Gazetesi’nde yazılan birtakım yazılarla ilgili verilmiş tekzip kararlarının da dilekçeye eklendiği görülmüştür.
Yayında kullanılan paralel yapı ve örgüt tanımlamaları, Pensilvanya ifadesi güncel ve toplumsal ilgi görmüş, değişik mecralarda, yazılı ve görsel basında sıkça kullanılmıştır. Keza siyaset dilinde de hem hükümet kanadında hem muhalefette geniş bir mutabakatla dile getirilmiştir. Programda somut bir olayın aksettirilmesi dışında, güncel siyasi konjonktüre ilişkin düsünce ve değerlendirmelerin açıklanması olanaklarının ve hakkının yayın yoluyla kullanıldığı görülmüştür. Yayın yoluyla eleştiri hakkının kullanılması olarak nitelendirilebilecek bu durum, demokratik yaşamın gelişmesi, ulusal birliğin sağlanması, kamuoyunun sağlıklı biçimde oluşmasında sosyal ve siyasal ilerlemenin bir gereği olarak görülmelidir.
Programda kamu yararına olan ifade özgürlüğünün, kişisel haklarla ilgili meşru genel kabul görmüş ilkelerle dengelendiği anlaşılmaktadır. Yayının niteliğine uygun ve yeterli bir tarafsızlık sergilendiği düşünülmektedir. Öte yandan şikayet evrakına eklenen ,ancak, yayınlanan programla hiçbir ilgisi bulunmayan farklı bir mecrada ve farklı somut ifadelerden verilen tekzip örneklerinde olduğu gibi mahkemeler nezdinde cevap ve düzeltme hakkını kullanabileceği yolunda bir yaklaşım sergilenmesi de mümkün görünmektedir.
Bu hususlar dikkate alındığında, "Güneş Vakti" adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanuna aykırı herhangi bir husus olmadığı ancak istenirse, ilgilinin cevap ve düzeltme hakkını kullanma yoluna gidebileceği düşünülmektedir.”
Şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
Yayın kuruluşunun 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir yayın hizmet ilkesini ihlal etmediği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nınyazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Programda herhangi bir kişi, kurum, kuruluşa yönelik küçük düşürücü, hakaret tarzı ifadeler kullanılmadığı, şikayet sahibinin iddia ettiği gibi somut bir suçlamanın bulunmadığı, yapılan yayının haber verme ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, mahkemeler nezdinde cevap ve düzeltme hakkının kullanılması mümkündür. Bu nedenlerle anılan yayında 6112 sayılı Kanun hükmünü ihlal eder bir hususun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar : Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; 360 TV logosuyla yayın yapan ATLAS YAYINCILIK VE TİCARET A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; bahse konu yayını nedeniyle, 6112 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, Üst Kurul Üyesi Esat ÇIPLAK’ın karşı oyu, oy çokluğu ile karar verildi.


